Trendyol 1. Lig’in 2. haftasında Diyarbakır Stadyumu’nda oynanan Amed Sportif Faaliyetler – Erzurumspor FK karşılaşması, ne yazık ki futbolun dışına taşan olaylarla gündeme geldi.
Aslında bu iki takım arasında yaşananlar yeni değil, 2017 yılında da benzer çirkinliklere şahit olmuştuk…
Önceki akşam yaşananları yalnızca futbolculara ya da holigan taraftarlara bağlamak mümkün değil. Türkiye’nin mevcut atmosferinde bu olayları daha geniş bir çerçevede değerlendirmek gerekiyor.
***
Terörsüz Türkiye sürecinin en kritik illerindendir, Erzurum ve Diyarbakır. İstihbarat raporlarında her zaman özel başlık açılan bu iki şehir, sürecin gidişatını bozabilecek provokasyonlara açık bölgeler olarak bilinir.
Biri PKK’nın arka bahçesi gibi kullanılan Diyarbakır, diğeri milliyetçi yapısıyla öne çıkan Erzurum… İkisi de kaygan zemin. Allah korusun, buralarda çıkacak bir fitne çok büyük sonuçlara yol açabilir!
***
Türkiye’nin başına bela edilen terör illetini bitirmek kolay değil. Onu maşa olarak kullanan ülkeler, bu enstrümanı kaybetmek istemez. Bugüne kadar ki süreçte Habur rezaleti gibi büyük bir yol kazası yaşanmadı, devlet temkinli davrandı. Ancak Diyarbakır’daki karşılaşmada yaşananlar, tedbirsizliğin mi yoksa bilinçli bir provokasyona göz yummanın mı ürünü, belirsiz…
Maçtan önce umut vardı…
Karşılaşma öncesi tablo umut vericiydi. İstiklal Marşı okundu, iki takım kaptanı birbirine sarılıp birlik mesajı verdi. Ancak maç ilerledikçe tribünlerden sahaya yabancı maddeler atılmaya başlandı. Küfürler ve kötü tezahüratların havada uçuştuğu bir atmosferde futbolcular, neye uğradığını şaşırdı.
İddialara göre sahaya taş, jilet, bıçak gibi yabancı maddeler de atıldı. Sonuç, sahada kızılca kıyamet koptu!
Bir futbol maçı bu kadar provoke edilebilirdi, edildi… Erzurum ayağa kalktı, iki ilin taraftarları sosyal medyada karşı karşıya geldi. Erzurumspor’un otobüsü Erzurum’a geniş güvenlik önlemleri eşliğinde dönebildi.
***
Siyasilerin sessizliği
Erzurumspor FK Başkanı çok temkinli açıklamalar yaptı. Çünkü bu sadece bir futbol karşılaşması değildi. Ağızdan çıkacak her söz, süreci sıkıntıya sokabilirdi. Siyasiler de aynı yolu seçti, halkı galeyana getirecek söylemlerden uzak durdu. Olay yalnızca kınama mesajlarıyla geçiştirildi. Yazımı kaleme alırken Erzurum’un hiçbir milletvekili bireysel bir kınama yayınlamamıştı. Oysa yapılması gereken, en üst perdeden tepki göstermekti.
Eğer bu işleri başka mecralara çekmek isteyenler varsa, onların da ayağını denk alması gerekirdi. Mesela Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş…
Siz neden sessiz kaldınız?
Her iki kent adına iki satır laf etmek bu kadar mı zordu?
Bu olay bir ‘sarı öküz meselesi’dir. Bugün futbol üzerinden çıkarılmak istenen kargaşanın yarın başka alanlarda devam etmeyeceğini kim garanti edebilir? Ayrıca kimse sormadı mı; O sahaya taş, bıçak, jilet nasıl girdi? Diyarbakır Emniyet Müdürü’ne bu konuda hesap sorulmalı…
***
Susmak katkı değil, boyun eğmektir
Amacım olayları köpürtmek değil. Ama bu mesele basit bir saha olayı değildir, önemli bir geçittir. Madem birlik beraberlikten bahsediyoruz, o zaman önce yetkililer gereğini yapmalı ki millet arkasında dursun. Susmak sürece katkı değil, olsa olsa boyun eğmek olur.
Bakın MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, olayın hemen ardından gece yarısı gayet net bir açıklama yaptı. Hem futbol adına hem de provokasyonu yapanlara karşı durdu. Bu açıklama ne süreci baltaladı ne de liderinin yolundan döndü. Aksine, durduğu yeri netleştirdi.
Şimdi bekleyip göreceğiz; muhataplara nasıl cezalar verilecek, hangi adımlar atılacak?

ÖZBALTA İMZA İÇİN ERZURUM’A GELDİ
ÖZBALTA İMZA İÇİN ERZURUM’A GELDİ
AVRUPA’NIN EN GÖZDE TESİSİ
Tarih Mühendisi’nin harika armağanı
Kongre binasının emanetine Rektör Hacımüftüoğlu sahip çıktı
ACUN’DAN ERZURUMSPOR’A DESTEK SÖZÜ
ARAS NEHRİ’NDE KAYBOLAN ÇOBAN BULUNAMIYOR
SANAYİ OLMADI ORMAN KURULUYOR
