Erzurum/zirve2000 Dulkadiroğulları Federasyonu Genel Başkanı, araştırmacı, tarihçi ve yazar Ümit Topal, Erzurum Kongre Binası’nın kapatılacağı ya da yıkılacağı yönündeki iddialara sert tepki gösterdi. Topal, Erzurum’un yontma ve kesme taştan inşa edilen tarihi yapılarının asırlara meydan okuduğunu vurgulayarak, “Bu tür söylentiler Erzurum’un milli hafızasını hedef alan bir algı operasyonudur” dedi.
Erzurum’un, Milli Mücadele’nin kalbinin attığı şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Ümit Topal, kongre sürecinin yalnızca tek bir bina ile sınırlı olmadığını, şehir genelinde birçok tarihi mekânda hazırlık ve kritik toplantıların yapıldığını ifade etti.
Milli Mücadele’nin Sessiz Tanıkları
Topal, Erzurum’da Milli Mücadele’nin temellerinin atıldığı başlıca mekânları şöyle sıraladı:
Esat Paşa Mahallesi – Asâr-ı Terakkî Okulu (Cemiyet Binası):
Erzurum Kongresi’nin ilk teşebbüs ve hazırlık sürecinin başladığı yer.
Mekteb-i İnâs (Kız Okulu):
17-21 Haziran 1919 tarihleri arasında yapılan Vilayet Kongresi’ne ev sahipliği yaptı.
Cinisliler Konağı (Müfettişlik Karargâhı):
Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a 3 Temmuz 1919’da geldikten sonra kongre öncesi çalışmalarını yürüttüğü, askerlikten istifa ederek “sine-i millete dönüş” kararını aldığı tarihi mekân.
Erzurum Atatürk Evi (Eski Alman Konsolosluğu):
Atatürk’ün Erzurum’da kaldığı ve özel görüşmelerini yaptığı, 1890 yılında inşa edilmiş tarihi konak.
Sanasaryan Koleji ve Erzurum Kongre Binası
Erzurum Kongresi’nin yapıldığı Sanasaryan Koleji binasının, mimar Hovsep Aznavur tarafından neo-klasik tarzda, yığma taş tekniğiyle inşa edildiğini belirten Topal, binanın “U” planlı, iki katlı ve geniş toplantı salonuna sahip olduğunu hatırlattı.
Bu yapının hem Ermeniler hem de Türkler için sembolik öneme sahip olduğunu dile getiren Topal, “Ancak Türk milleti açısından burası, ‘Vatan bir bütündür, parçalanamaz’ kararının alındığı, Cumhuriyetin hukuki ve siyasi temelinin atıldığı kutsal bir mekândır” dedi.
“Yıkım İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor”
Kongre binasının yıkılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Ümit Topal, şu değerlendirmede bulundu:
“Erzurum’un siyah bazalt ve tüf taşları, -30 derecelik kışlara ve asırlara meydan okumuştur. 1924 yangınını atlatan bir yapıdan söz ediyoruz. Yıkılacak olsaydı, o gün yıkılırdı. Bu binalar yıkılmaz, ancak restore edilir.”
Topal, bu tür söylentilerin üç temel amaca hizmet ettiğini belirterek şunları söyledi:
Algı Operasyonu: Halkın devlete ve kurumlara olan güvenini sarsmak.
İkilik Çıkarma: Erzurum gibi milli hassasiyeti yüksek bir şehirde toplumsal gerilim oluşturmak.
Tarihi Değersizleştirme: Kültürel mirası tartışmalı hale getirerek sahiplenme bilincini zayıflatmak.
“Bu Taşlar Erzurum’un Hafızasıdır”
Açıklamasının sonunda Ümit Topal, Erzurum Kongre Binası’nın yalnızca bir yapı değil, milletin ortak hafızası olduğunu vurgulayarak,
“Bu taşlara dokunmak, Erzurum’un tarihine dokunmaktır. Buna ne Erzurum halkı ne de hukuk izin verir” ifadelerini kullandı.

PROF. ŞAHİN’İN UNUTAMADIĞI ERZURUM ANISI
PROF. ŞAHİN’İN UNUTAMADIĞI ERZURUM ANISI
MADIRLI MAZBATASINI ALDI
ERZURUM’DA KADIN DAYANIŞMASI
600 BİLİM İNSANI ERZURUM’DA BULUŞTU
ÖNCE TEDBİR, SONRA TAKDİR
ERZURUM’DA YARGILANACAK
Eğitimin Unuttuğumuz Kalkanı: Şiddetle Mücadelede Aile, Okul ve Toplum
