Avrupa 18. Yüzyılda tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sürecini başlatmış… Özellikle 1850 yıllarından sonra üretim ve ulaşım alanında sürekli gelişim sağlamıştır. 19.Y.Y ise teknolojik gelişmelere paralel olarak, üretime konu sanayi makinaları, ulaşıma yönelik olarak; uçak, otomotiv ve raylı sistem de yapılan devrimler batı toplumlarının zenginleşmesine ve ekonomik yönden dünyada söz sahibi olmasına neden olmuştur.
Bu bağlamda Avrupa ülkeleri tarım ürünleri üretimini, insan gücüne ihtiyaç duymadan üretilen makinalarla yapmış… Sanayi sektöründe ki iş gücünü ise tarım toplumunda yaşayan bireylerinin şehirlere göç etmesi ile yada yurt dışı ülkelerden getirdikleri işçilerle sağlamıştır.
Açıkçası Avrupa sanayi devrimini yaparken tarım sektörünü asla ihmal etmemiş, teknolojik değişim ve gelişimler sayesinde, daha fazla tarım ürünü üretmeye başlamıştır.
Ülkemizde ise tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş maalesef yanlış anlaşılmış, öyle ki; köylerin, şehirlere taşınması şeklinde gerçekleşmiştir. Bu süreçte tarım alanları terkedilmiş, köylerden kentlere gereksiz göç yaşanmıştır. Gecekondu ve varoş kültürü bu dönemde oldukça artmış, ülkemizde farklı yaşam tarzları ve özenti en üst düzeye çıkmıştır.
Zengin ile fakir arasındaki sosyal yapı sürekli zengin lehine gelişmiş, Yeşilçam filmleri bile zengin kız fakir oğlan formatında çekilmiştir.
Gariban bir sınıf yaratılmış, işte o gariban sınıfın sesi Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur ve Orhan Gencebay tarafından işlenmiştir. İsyankar, Almanya Treni, gurbet içerikli şarkılar maalesef o dönemlerin popüler kültürü olarak toplumda ki yerini almıştır.
Yani açıkçası ülkemiz sanayi devrimine 1970’li yıllarda başlayan ve 1980 yıllarda daha da artan Köyden kente göçlerle, arabesk müzikle, gecekondu ve varoş kültürü ile geçmiştir.
********
Bu yazıyı yazmamın ana fikri ise “Köyümde Yaşamak İçin Bir “SÜRÜ” nedenim var Projesi” ne atıfta bulunmak içindir.
Geçtiğimiz günlerde Erzurum, Artvin, Erzincan, Ağrı, Ardahan ve Kars Valilikleri tarafından T.C. Ziraat Bankası ile yapılan proje yeniden güncellenmelidir.
Protokolün içeriğinde “Fiilen Koyunculuk Yapan ya da geçtiğimiz yıllarda koyunculuk yapan bireysel çiftçiler “ projeden yararlanabilecektir şeklindedir.
Oysa, 1970’li yıllardan sonra kentlere göç eden halen kentlerde yaşamak zorunda kalan, köyünü, arazisini terk etmiş bir çok vatandaşımız köyüne dönmeyi arzulamaktadır.
Doğal olarak “Köyümde yaşamak için bir “SÜRÜ” nedenim var” projesi yerine “KÖYÜME DÖNMEK ve YAŞAMAK İÇİN BİR ‘SÜRÜ” NEDENİM VAR” şeklinde güncellenmesi gerekmektedir.
Bu proje geçmiş yıllarda yapılan hataların, geçte olsa ilk adımı olabilir.

ERZURUM’DAN MİLLİ TAKIMA DESTEK
ERZURUM’DAN MİLLİ TAKIMA DESTEK
ERZURUM VALİLİĞİ’NDEN DOLANDIRICILIK UYARISI
DAP: EN BÜYÜK SORUNUMUZ GÖÇ
İRAN GERİLİMİ DOĞU’YU VURDU
Erzurum Adliyesi’ne Vefa Dolu Veda
ERZURUM KONGRE BİNASI’NDAKİ ESERLER TAŞINIYOR
Kalktığı koltuğa Erzurumlu Müdürler oturdu
