Erzurum Haber

şişli escort beylikdüzü escort fatih escort acıbadem escort anadolu yakası escort aksaray escort bodrum escort bayan

Sabah…

Sabah…
10 Ekim 2013 - 10:13

Bugün farklı bir gün olsun, olmaz mı?

Farklı bir biçimde nefes alıp nefes verelim… Nefeslenelim farklı bir biçimde şehrimizde. Farklı bir biçimde hissedelim şehrin ta derinliklerini bugün. Bugün böyle yapalım olmaz mı…

Her sabah bu telkinlerle uykusundan uyanan bir şehir düşün kardeşim. Her sabah yeni bir gayretle, yenilenen bir heyecanla cehde gelen bir şehirli düşün veya… Koşan koşuşturan… Çabalayan, çırpınan… İnsanı için, şehri için, memleketi için, vatanı için, milleti için ve zürriyeti için, çocuğu için, akranı için, dostu için, komşusu için, Erzurum’da ise Erzurum için, Van’da ise Van için, Ardahan’da Ardahan için, hülasa tüm yurdu tüm dünyası için dertlenen bir şehirli düşün…

Kuyulara atılmış insanımız ümitsizliğin kıskacında bitap bugün. Kısır bir döngüde muştusundan vazgeçmişliğin esiri olmuş durumda. Başıboşluk ki ne başıboşluk… Çelimsiz bir gençlik ki ne gençlik… Çürümüş hissiyat, fersiz gayret, unutulmuş hamiyet, yönsüzlük içre bir yolculuk bu… Cemiyetin içine düştüğü bu dem, nihayetinde acı bir meyve ile damaklarda hiç bir tat bırakmayacaktır.

‘’Muhit’’ sınırlayan, çevreleyen demektir. ‘’Muhat’’ ise sınırlanan anlamına gelir. İşte dairenin muhiti, zatı; muhatı da sıfatı olur ki, ikisi de birbirine asıldır. İçine bakan dışını, dışına bakan içini görür. Gören de kendisidir görünen de, ortak bir an içinde. Böyle tarif ediyor bir büyüğümüz. Şehir ile şehirli de böyle bir hal ile bir araya gelmiş unsurlardır. Cemiyetin sahipsizliği şehirliyi de şehirleri de fütursuzca hırpalamaktadır ne yazık ki…

Sokaklara bakalım… Dolup taşıyor sahipsiz erkek ve kadınlarla… Sahipsiz gençlerle… Sahip olsun diye babası dediğimiz sahipsiz bir ferdin sahip çıkmanın ne olduğunu bilmediği trajedilerle karşılaşıyoruz. Sahibini bulanlara bakıp avunmak yerine sahipsizlere bakıp miskinlikten kurtulmak gerek. ‘’Emanetine sahip çık kardeşim’’ dediğinde kimin kime emanet edildiğini, emanetin ne olduğunu dahi çözemeyen dimağlarla bazı mevkiler ne yazık ki işgal edilmiş halde bugün.

Küçük bir fidan, büyük bir ikramdır kardeşim. Sahipsiz her fidan ise ayrı ayrı ilahi bir gazaptır oysa. Genç nüfus bu millet için bir ikramdır, bunu göremeyen… Sahipsiz bir gençlik bu millet için bir tehlikedir, bunu ise hissedemeyen… İkramı göremeyen, tehlikeyi hissedemeyen bir cemiyet çürür, parçalanır, yok olup gider…

Servetinden bihaber zenginliktir bu kardeşim. Rahmete şemsiye tutan bir ahmak gibi, ahmakı humaka gibi bu âmâ zihniyetten nasıl olur da beri oluruz bunun derdine düşmemiz lazım ilk olarak. Bu kör, körlüğüne de kör zihniyetten beri olmak kadar onunla baş edebilmenin de reçetesini aramamız, kaybolmuşluğundan kurtarmamız muhakkak gerek. Sözüm ona makamların kraliyetine algı düzeyinde aldanan mevki sahipleri acıyı hissedemeyecek kadar körelmiş hissiyatlarının yada hissizliklerinin bedelini bu millete ödetmeye devam edecekse, bu çağda yepyeni bir gönül iklimi için dua edip, o iklimin koşullarını sağlayarak hissedemeyen mevki sahiplerine başka bir ekolojik ortam sunmak gerek artık. Cemiyetin emanetçisi veya emanetin emin elleri artık yeşermelidir bu topraklarda. Yeşereni budayan budalalar, budalaların da budalaları artık emanetin ne olduğunu ya bilecek, emanetine sahip çıkacak yada emin ellere bu cemiyeti teslim etmek zorunda kalacaklardır.

Bu millet, bu topraklar zurvan bir bestenin nakış nakış işlendiği örgü havzasıdır. Sonsuza dek sürecek olan bir bestedir her sabah dinlemesini bilenler için… Sonsuz bir lezzettir her sabah tatmasını bilenler için… Veyahut sonsuza dek sürecek olan menzili belli kutlu bir yolculuktur bu… Aşk iki kişiliktir, aşığın maşuka yolculuğudur bu… Şehirleri imar eden gönüller, şehri şehir yapan aşıkların, bitmek bilmeyen maşuka yönelmiş gayretinden söz ediyorum.

Bu topraklarda emanetten haberdar her fert göz göze gelmeli artık… Göz göze gelmeden, el ele gelinmez ya hani… Evet bu sabah farklı bir sabah olsun diye, daha başka bir biçimde, daha başka bir heyecanla soluklanmak gerek… Sokaklara, sokaklardaki çocuklara, duvar kenarlarında neyi veya kimi beklediği belli olmayan gençlere, gençleri göremeyen yaşlılara, gençlere bakmayan erkek ve kadınlara farklı bir biçimde bakalım… İçine düştükleri sahipsizliği göreceğiz o vakit… Sahibinden uzak kalmış biri misali kavuşacağı günü bekler gibiler… Cemiyet algısına yabancı kalmış, heyecanını yitirmiş bir şehirli olamaz olmamalı artık. Sokak taşları nasıl ki bir araya gelince yol oluyorsa, fert fert insanımız da bir araya gelince şehri aydınlatan ışıktan yollar açıyor emin olun. Aydınlık şehirler için, emanetimizden haberdar olalım. Bizler kör değiliz, gece bitti, sadece yumduğumuz gözlerimizi açalım.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.

Jojobet Girişmatbetgrandpashabetgrandpashabetyedibahis girişCasibom Girişholiganbet