Erzurum Haber

şişli escort beylikdüzü escort fatih escort acıbadem escort anadolu yakası escort aksaray escort bodrum escort bayan

Böyle giderse durum kötü!

Böyle giderse durum kötü!
Sevda GÜNEŞ( sevdagunes@zirve2000.com )
25 Kasım 2025 - 16:47

Türkiye’de doğurganlık oranı hızla düşüyor, genç nüfus yaşlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan durumu “felaket” olarak nitelendiriyor… İşte o “felaket” olarak nitelendirilen vahim tabloyu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Erzincan ziyaretinde net biçimde ortaya koydu.

Doğurganlık oranlarındaki düşüş ve nüfusun yaşlanma eğiliminin uzun vadeli demografik riskleri büyüttüğünü belirten Bakan Göktaş, “Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK verilerine göre önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak” dedi. Oysa mesele yalnızca çocuk sayısını artırmak değil. Türkiye’de doğurganlık oranının düşmesindeki önemli nedenlerden biri de kısırlık. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de kısırlık oranı yüzde 20’ye dayanmış durumda. Çiftlerin yüzde 10–15’i çocuk sahibi olamıyor ya da ciddi zorluk yaşıyor. Ülkede yaklaşık 2 milyon çift, çok arzuladığı halde çocuk sahibi olmakta sıkıntı çekiyor.

Bu sorunun nedenlerine ilişkin kapsamlı bir bilimsel çalışma ne yazık ki yok. Halk arasında elbette çeşitli görüşler var; GDO’lu ürünler, hazır gıdalar ve boyalı içecekler en çok dile getirilenler. Ancak bunları doğrulayacak ciddi bir araştırmaya rastlamadım…

Hükümetin bu alanda yapması gerekenler net. Öncelikle tüp bebek tedavisi, sorunun çözümüne yönelik en önemli başlıklardan. Çiftlerin tüp bebek tedavisine erişimi için verilen desteklerin artırılması, şartların esnetilmesi ve sürecin kolaylaştırılması gerekiyor.

Öte yandan, hiçbir sağlık sorunu olmadığı halde çocuk yapmak istemeyen çiftlerin sayısı da az değil. Şehirleşmenin getirdiği koşullar ve geçim sıkıntısı bu kararları doğrudan etkiliyor. Birçok çift ya tek çocukla yetiniyor ya da hiç çocuk yapmıyor!

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çocuk yardımı kapsamında sunduğu bazı destekler var. Örneğin birinci çocuk için tek seferde 5.000 TL veriliyor ve 5 yaşına kadar yardım devam ediyor. Ancak sosyal destek uygulamaları gelir kriterine bağlı olduğu için her aile bu imkandan faydalanamıyor.

Madem tehlike büyük, o halde yeni tedbirlere, radikal kampanyalara ihtiyaç var. Özellikle çalışan anneler için kreş fiyatları neredeyse bir maaş tutarında. Devletin verdiği 5 bin lira, bu yüksek maliyet karşısında “devede kulak” kalıyor. Bu nedenle birçok anne işini bırakmak zorunda kalıyor. Tek maaşla ise ne çocuğun gideri karşılanıyor ne evin geçimi sağlanabiliyor. Durum böyleyken çiftlerin ikinci, üçüncü çocuk düşünmesi elbette zor…

Bu konuda dünyada iyi örnekler var, Rusya bunların başında geliyor. Doğum yapan annelere verilen destekler oldukça kapsamlı; üç çocuklu bir anneye devlet destekli ev bile alınabiliyor. Her çocukta verilen yardım artıyor, çalışan annelerin kreş ücreti devlet tarafından karşılanıyor. Kısırlık tedavisi ve tüp bebek tamamen ücretsiz. Vergi avantajı, hatta bazı bölgelerde çok çocuklu ailelere toprak tahsisi bile var.

Moskova’da rastlamıştım; 3 çocuklu bir annenin kullandığı aracı polis trafiği durdurarak güvenli park etmesini sağlamıştı. Nedenini sorduğumda aracın önünde üzerinde 3 çocuk annesi olduğu yazılı kartı göstererek, “onlar imtiyazlı, 3 çocuk çok önemli” yanıtını almıştım.

Türkiye’nin de benzer modelleri tekrar gözden geçirip rasyonel ve güçlü tedbirler alması artık kaçınılmaz hale geldi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.