Allah hükümetimize de, cemaatimize de zeval vermesin
Hepimizde biliyoruz ki hükümet-cemaat kavgası dershanelerin kapatılacağının açıklanmasıyla başladı.
Fethullah Gülen cemaati yani hizmet üyeleri kurulduğundan beri AK Parti’ye oy verir. AK Parti ile cemaate bağlı kişiler adeta et ve tırnak gibiler. Aynı iklimin insanı, aynı havayı teneffüs eden insanlardır. Şu an bir cemaat üyesine deseniz ki ‘ya gel bu seçimde MHP’ye oy ver’ asla vermez. Bunu niye söylüyorum; AK Parti ile cemaatin bağının ne kadar sağlam olduğunu göstermek için. Her şey buraya kadar sizin de bildiğiniz gibi. Ama bundan sonra zor olan eylemler var.
AK Partililer ne Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan geçebiliyor, ne de yıllardır sempati duydukları, gönül bağları olan Fethullah Gülen Hocaefendi’den. Cemaat ehli abilerde aynı sıkıntıda. Ne hizmet hareketinin lideri, canları kadar sevdikleri Fethullah Gülen Hocaefendi’den geçebiliyorlar, ne de siyasi olarak gönül verdikleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan.
Şimdi seçim yaklaşıyor. Cemaatin mensubu vatandaşlarımız kime oy verecek? Eğer hizmetten ‘vermeyin’ talimatı gelmezse, yine gidip istemeye istemeye AK Parti’ye oylarını kullanacaklar. Eğer ‘vermeyin’ talimatı gelse dahi, şuna eminim ki, cemaat mensubu kişiler yine AK Parti’ye oy kullanacaklar. Konuştuğumuz cemaat mensubu kişiler sağda MHP ve BBP ilgi durmuyorlar. Saadet Partisi’ne ise oy oranı çok düşük olduğu için oy vermek istemiyorlar. Yine oylar kendi ekseninde kullanılacak.
Yani bu kavgadan başka partiye oy çıkmaz. AK Partili dediğimiz kişilerin yüzde 50’sinden fazlası zaten cemaate sempati duyan, Fethullah Gülen Hocaefendi’yi seven, cemaat oluşumlarına yakın kişilerdir.
Zaten Başbakan Erdoğan cemaati oy kaybı olarak görseydi, seçim üzeri böyle bir tartışmanın içine girmezdi. AK Parti’nin 31 milyon oyu var. AK Parti’ye göre cemaatin oy oranı ise 2 milyon. Bu kavgaya rağmen 2 milyonun yarısı yine AK Parti’ye oy vereceği için Başbakan asla cemaati oy tehlikesi olarak, seçim tehlikesi olarak görmüyor.
Fethullah Gülen cemaatinin yurt içi ve yurt dışındaki hizmetleri bir devletin bile yapamayacağı kadar büyük. Bunda çoğunluğumuz hemfikiriz. İnsanların taraf olmasını da yadırgamıyoruz. Bir siyasi partiye üye olmak, o uğrunda para harcamak ne kadar doğalsa, bir cemaat için, hizmet için çalışmak ve harcamakta o kadar doğaldır.
Burada Türkiye’nin istikrar açısından hem AK Parti’ye, hem de milyonlarca insanın sevgi ve özlem beslediği cemaatine ihtiyacı vardır. Yani bize ‘Allah hükümetimize de, cemaatimize de zeval vermesin’ demekten başka bir şey düşmüyor…

YÜCELİK’TEN ERZURUMSPOR’A 50 MİLYON LİRA
YÜCELİK’TEN ERZURUMSPOR’A 50 MİLYON LİRA
Erzurum’a Ağabeyi Olmak
ERZURUM’DA HUBUBAT REKORU
VALİ BARUŞ OLTU’DA
TARAFTAR GRUPLARINDAN UÇAR’A ZİYARET
Bir annenin feryadı!
BAŞKAN SEKMEN’DEN BİR VİZYON PROJESİ DAHA
