Erzurum Haber

şişli escort beylikdüzü escort fatih escort acıbadem escort anadolu yakası escort aksaray escort bodrum escort bayan

21 Eylül 2013 - 13:33

Pakistan’daki gururumuz PAKTURK

Gün doğarken otelin camından dışarıyı seyrediyorum. Yeşili bol bir şehir İslamabad. Hava kapalı, yağmur çiseliyor otelin camına. Şehrin ortasında, ağaçlar içerisinde modern çok katlı yapıya bakarken, hemen karşıda sokak arasındaki insanlar dikkatimi çekiyor. Yerlerde yatan insan manzaraları ile ilk kez burada karşılaşıyorum.  Birileri sokak ortasında yaktığı ateş üzerinde kazanlar ile bir şeyler ısıtırken, yanında sanki evindeymiş gibi taşlar üzerinde insanlar uyuyor.

Kahvaltının ardından şehri turluyoruz.  Pakistan’ın diğer bölgelerine göre İslamabad daha temiz ve düzenli bir şehir. Geniş cadde ve sokakları ile modern bir kent görünümünde. 1960’lı yıllarda Karaçi’nin yerine başkent olması için inşa edilmiş. Hindistan ile yapılacak bir savaşta etrafı dağlık olması nedeni ile saldırılara karşı daha korunaklı olduğu düşünülmüş. Oysa dönemin Başkenti Karaçi, liman kenti olması münasebetiyle denizden gelebilecek saldırılara karşı zayıf bir noktada imiş. Bir milyondan fazla nüfusa sahip olmasına rağmen sokaklarda fazla bir kalabalık göze çarpmıyor. Çok katlı yapılar yok denecek kadar az, şehir geniş bir alana yayılmış. Bu nedenle motor kullanımı oldukça yaygın. Uzakdoğu’da, özellikle Tayland’da olduğu gibi tuk tuk denilen üç tekerlekli motorlarda mevcut. Ancak yerel yöneticiler şehirde tuk tuk’lara izin vermiyormuş.

Türk okulları göğsümüzü kabartıyor

Pakistan’da Türk okulları oldukça revaçta. Tabi bu seviyeye gelmek için eğitim gönüllüleri, isimsiz kahramanlar, hiçbir menfaat gözetmeksizin var güçleri ile mücadele etmişler. Ülkedeki 20 Türk okuldan biri olan PAKTURK uluslar arası ortaokulunu ziyaret ediyoruz. Ellerinde çiçekler ile öğrenciler bizi kapıda karşılıyor. Oldukça düzgün Türkçe konuşan bu öğrenciler bize yakın ilgi ve alaka gösteriyor. Ana kapıdan girince Pakistan’ın kurucusu Muhammet Ali Cinnah ve Atatürk’ün resimlerinin yanlarında, iki ülkenin istiklal marşları yer alıyor. Okul Müdürü Ebubekir Haspolat faaliyetleri hakkında bilgiler veriyor. Sınıflar Pakistan standartlarının çok üzerinde. Bilgisayarlı tahtalar, laboratuarlar, sosyal alanları görünce gururlanıyoruz. Öğrenciler hep birlikte ‘yeni bir dünya’ şarkısını söylerken yan taraftaki sınıfta birkaç öğrenciye eğitim olimpiyatları için özel ders veriliyor. Pakistan Milli Eğitim Bakanlığı Türk okullarından oldukça memnun. Öyle ki bizim eğitim sistemimizi örnek alıyorlar. Ülkenin 9 ayrı bölgesindeki 20 Türk okulunda 7 bin öğrenciye eğitim veriliyor.

Afganlılar bizden para almadı

Vakit epeyce ilerliyor. Otele gitmeden önce alışveriş mekânlarını görmek istiyoruz. Motosikletlerin arasında güçlükle ilerleyerek yoğunlukla marka ürünlerin satıldığı bir çarşıya geliyoruz. Genelde Çin malı ürünlerin yanı sıra, ülkeye has renkli kumaşlar ekipteki bayanların ilgisini çekiyor. Afganlı bir sokak satıcısı bize yakın alaka göstererek kızarttığı patateslerden ikram ediyor. Fakir olduğu her halinden belli olan satıcı, ücretini vermek istediğimizde almak istemiyor. 25 yıldır Pakistan’da yaşadığını söyleyen Afganlı’nın teklifini kibarca kabul etmiyoruz.

Dönüş yolculuğunda kafiledekiler birbirlerine yaptıkları alışveriş hakkında bilgiler vererek aldıkları ürünleri gösteriyor. 23. dönem AK Parti Samsun Milletvekili Birnur Şahinoğlu’nun, “En büyük zevkim alışveriş yapanların ne aldıklarına bakmak” demesi gülüşmelere neden oluyor. Suudi Arabistan Kralı tarafından yapılan ve kapasitesi ile Guinness Rekorlar Kitabına giren Faysal Camiini ziyaretin ardından otele dönüyoruz.

Sabah erken saatlerde bizim kültürümüze pek uygun olmayan kahvaltımızı yaptıktan sonra Lahor’a gitmek için hareket ediyoruz. Ülkede kahvaltı kültürü bizden çok farklı, peynir gibi besinleri bilmiyorlar. İmdadımıza tadı damak zevkimize uygun olan kekler yetişiyor. Çayı İngiliz usulü sütle içiyorlar. Siyah çay gelen yabancı konuklar için. Çay denince akla Lipton geliyor. 1940’lı yıllarda İngilizler uçaklar ile yüz binlerce paket Lipton marka çayı köylere atmışlar. Daha sonra o köylere ikişer kişi gidip nasıl demleneceğini öğretmişler. Halk çayı acı bulunca önceleri şekerle, daha sonra süt ile denemişler. O tarihlerden itibaren sütlü çay tüketilmeye başlanmış. Pakistan’da çay demek Lipton demek. İngilizler sömürdükleri ülkelere kendi kültürlerini de aşılamışlar.

Lahor yolu otoban gibi geniş ve kaliteli asfalt ile döşenmiş. Ülkede kanunlar standart altı olsa da hız konusunda oldukça hassaslar. Hız kontrolleri tripot üzerine kurulan eski tip kameralar ile yapılıyor, polis bu konuda taviz vermiyor. Bir ara hızımız 20’ye kadar düşüyor. Nedenini sorduğumuzda kaptan rampanın başında polisin saat tuttuğunu ve belli bir sürenin altında inildiğinde ceza yazılacağını söylüyor. Yolculuğumuz yaklaşık beş saat sürüyor. Kırsal kesimde fakirlik ve geri kalmışlık daha da artıyor.

Yolculuk esnasında bir ara dinlenme istasyonunda mola veriyoruz. Hava sıcaklığı Lahor’a yaklaştıkça artıyor. Soğuk bir şeyler içerken Pakistan’a özgü cıvıl cıvıl renkler ile boyanmış bir yolcu otobüsü yanaşıyor. Otobüsten inenlerden bir kısmı tuvalet bölümüne giderken, bir kısmı dinlenme istasyonunun arkasındaki bahçeye doğru ilerliyor. Farklı fotoğraf kareleri yakalarım düşüncesi ile o yöne doğru ilerliyorum. Bahçenin sonlarına doğru ağaçların yanında insanların çömeldiğini görünce şaşkınlığımı gizleyemiyorum. Telefonda konuşacaklar diye düşündüğüm insanlar, modern tuvaletlerin önünden geçerek gözümüzün önünde tuvaletlerini yapıyorlardı. Etraftakilere aldırış etmeden işlerine bakan insanların bu durumunu mihmandarımız Hüseyin’e anlatıyorum. Gülerek, “Onlar Afganlıdır, bırak kırsalda, şehir merkezinde de bu tür manzaralar ile karşılaşabilirsiniz” diyor.

Yorucu bir yolculuğun ardından Lahor’a öğlen vakti varıyoruz. Hava sıcaklığı oldukça fazla, adeta çöl sıcaklarını yaşıyoruz. Güvenlik önlemleri ve kontroller bu bölgede daha da artıyor. Her cadde başında barikatlar ve polisler mevcut. Lahor’da silahlı güvenlik görevlileri konvoya eşlik ediyor. Yol kenarında üzerinde ‘Kadir Topbaş Caddesi’ tabelasını görünce şaşırıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a özellikle metrobüs yatırımında yaptığı yardımlar nedeni vefa gösterildiğini anlatıyorlar. Pakistan’da Recep Tayip Erdoğan gibi siyasetçilerin isimlerinin verildiği, hatta Türkiye’deki şehir isimleri ile anılan caddeler olduğunu öğreniyoruz.  Ankara Caddesi gibi. Kalın duvarlar ile çevrilmiş Türk okullarına geçiyoruz. Burası da kız lisesi olarak hizmet veriyor. Okul bahçesine girdiğimizde kız öğrenciler etrafımızı sararak aksanlı Türkçeleri ile sorular yönetiyorlar. Öğretmenlerinden farklı bir Türk görmenin heyecanını yaşıyorlar. Birazda bizlere ne kadar iyi Türkçe konuştuklarını göstermeye çalışıyorlar. Bu sayede belki pratik yapma imkanı buluyorlar.

Minik bir kız çocuğu bana ‘amca’ diye hitap edince şaşırıyorum. Pakistan’da görev yapan Türkler’de çocuklarını PAKTURK okullarına gönderiyorlar. Konyalı olan minik Müberra birkaç hafta önce Pakistan’a gelmiş. Babası Albayraklar’a ait Türk şirketinde yönetici imiş.  Arkadaşı Nazlı ise daha tecrübeli ona göre. ‘Alışabildin mi?’ diye sorunca, bizim gibi yemeklerden şikâyetçi oluyor. Pakistan’da yemek kültürü biraz zayıf. Aşırı baharat kullandıkları için damak tadımıza hitap etmiyor.

PAKTURK Okulları Genel Müdürü Ünal Tosun, çay kahve ikramı arasında hizmetlerinden bahsediyor. Pakistanlı yönetici ve işadamlarının Türk okullarına karşı sevgisini ifade ederek, çok yakında yeni bir okulun temelini atacaklarını anlatıyor. Ünal Bey, üniversite açmak için geniş bir arazi alındığını, beş yıl içinde inşaatın tamamlanıp eğitime geçmek için anlaşma yapıldığını söylüyor. Kurulacak üniversite Türk okullarından mezun olan gençlerin eğitimlerindeki devamı sağlayacak. Türk okullarının başarılarını gören Pakistanlı iş adamları da ciddi manada kesenin ağzını açmış bu arada.

 

YARIN: Navaz Şerif’in evinde öğlen yemeği

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.

Jojobet Girişmatbetgrandpashabetgrandpashabetgrandsaphirebet girişCasibom Girişholiganbet