Erzurum Haber - 22 Ekim 2018, Pazartesi

Sevda Güneş Erzurum’u yazdı…

26 Mart 2014, 11:52
Sevda Güneş Erzurum’u yazdı…

Türkiye’de kurulan ilk belediyeler arasında yer alan Erzurum Belediyesi’nin tarihi oldukça eskilere dayanır. Belediyenin kurulma tarihinin 1866 yıllarına dayandığı, ancak bugün kabul edilen resmi kayıtlarda kuruluşunun 1923 olduğu, daha sonra 02.09.1993 tarih ve 504 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile büyükşehir statüsüne kavuşarak Erzurum Büyükşehir Belediyesi adını aldığı biliniyor. Erzurum, bu seneye kadar Doğu Anadolu Bölgesinde ilk büyükşehir olan il unvanını taşıyordu.

Adı büyük olan fakat belediyecilik adına bugüne kadar beklenen sıçramayı yapamayan Erzurum, tarihi boyunca devletçi bir geleneğe sahip, milliyetçi muhafazakâr bir il. Ülkede ne zaman bir sıkıntı yaşansa Erzurum her daim can simidi olmuş kentlerin başında geliyor. Uzun yıllar ulusal bütçeden istenilen yardımı alamayan kentte, son yıllarda kamu yatırımları ön plana çıkarken, maalesef yerel yönetimler noktasında hep bir yanı eksik kaldı. Yılın altı ayını kar altında geçiren Erzurum’un sorunları aslında diğer kentlerden pek de farklı değil. Devlete olan bağlılığını her zaman yerine getiren güzel şehrimde artık daha iyi şeyler olsun istiyoruz. Burada doğan burada doysun. Doğu’nun incisi olarak adlandırılan bu kent, hak ettiği yere gelsin istiyoruz. Artık kendimiz söyleyip, kendimiz işitelim istemiyoruz. Peki, nelere acil çözüm bulunmalı? Erzurum’un başlıca sorunları nelerdir? İşte bu yazımızda çözüm bekleyen acil sorunları bir kez daha sıralamak istedik.

Göç…

Kentin en önemli sorunlarının başını hiç şüphe yok ki işsizliğe bağlı olarak göç çekiyor. Her yıl iyi bir hayat için binlerce aile bu kenti ardında bırakıp gidiyor. Sadece işsiz insanlar değil, aynı zamanda beyin ve sermaye göçü veriyoruz. Ürününe iyi pazar bulamayan iş adamları, ekonomik olarak belirli bir seviyeye gelince doğruca batının yolunu tutarken, burada kalanlar ağır vergiler altında eziliyor. Türkiye’nin en önemli ve ilk üniversitelerinden olan Atatürk Üniversitesi’nde yaşanan beyin göçü 90’lı yıllardan buyana önlenemez biçimde devam ediyor. Sadece 2012 yılında bu kentten göç edenlerin sayısı 24 bin 586 olarak belirlendi. Erzurum, 2013 yılında 16 bin 599 kişi azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Erzurum’a 2013 yılında 23 bin 398 kişi gelirken, başta metropol kentler olmak üzere 81 ile giden Erzurumlu sayısı ise 39 bin 997 oldu. Kaliteli göç verip kalitesiz göç alan kentte durum hiç de iç açıcı değil.

İşsizlik

İŞKUR rakamlarına göre 20 bine yakın kayıtlı işsiz olmasına rağmen, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası kayıtsız işsiz sayısının 40 bin civarında olduğunu savunuyor. Kahvehane sayısının her geçen gün arttığı Erzurum’da, kalifiye işsiz yanında okumuş işsiz de binlerle ifade ediliyor. Üniversite mezunu gençler temizlik şirketlerine iş başvurusunda bulunuyor. Gelinen nokta, durumu çok iyi özetliyor. Bir kısım sanayi sektöründe kalifiye eleman sıkıntısı yaşanırken, görevi bu sektörlere yardımcı eleman yetiştirmek olan kurumlar ise sus-pus oturuyor.

Teşvik ve 2. Organize Sanayi Bölgesi

Kentin iklimi, öz kaynakları sanayileşme yolunda en büyük engel. Bugüne kadar hükümetlerin çıkardığı hiçbir teşvik yasası Erzurum’un sorunlarına çare olamadı. Sanayinin kalkınabilmesi için pozitif ayrımcılık isteyen iş dünyası, son çıkan teşvikten de yeteri kadar memnun kalmadı. Tüm Doğu illeri 6. Bölge kapsamına alınırken, Erzurum 5. Bölge kapsamında kaldı ve cazibe alanından çıktı. 1. Organize Sanayi Bölgesi istenilen seviyede hiçbir zaman olamadı. Umutlar 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne bağlandı ama oda zaman aşımına uğradı ve hala ihalesi yapılamadığı için son teşvik trenini kaçırdı.

Doğalgaz sorunu ve enerji maliyeti

Şehrin en büyük sorunlarında biri de ısınma ve enerji maliyetlerinin fazlalığı. Enerji giderleri nedeni ile iş adamları rakiplerine oranla yarışa bir adım geriden başlıyorlar. Doğalgaz faturaları iklim şartları göz önüne alındığında vatandaşın ciddi oranda belini büküyor. Ortalama bir ailenin aylık doğalgaz gideri minimum 500 lira civarında seyrediyor. Bu rakam Ocak -Şubat aylarında 1000 liraya kadar çıkıyor.

Palandöken belirsizliği

1993 yılında Dedeman Otel’in Erzurum’a gelmesi ile Palandöken’in yıldızı parladı. Dünya’nın ikinci uzun pistlerine sahip kayak merkezinde sorunlar hiç bitmedi. 2011 yılında yapılan Üniversitelerarası Kış Oyunları çerçevesinde altyapı çalışmaları tamamlanan Palandöken’de suni kar sistemine milyonlar yatırıldı ancak gölet yanlış yapıldığı için suni kar sitemi hiçbir zaman çalışamadı. Aynı kapsamda Erzurum’a Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımı yapılmasına rağmen 2011 oyunlarından sonra uluslararası boyutta organizasyonlara ev sahipliği yapılamadı. Konaklı Kayak Merkezi’nde de durum farklı değil. Yılın başlarında özelleştirme kapsamına alınan kayak merkezlerinde belirsizlik hala devam ederken, Türkiye’nin tek atlama kulelerinde başka bir sıkıntı baş gösterdi. Eksiklerinin yanı sıra kulelerin hemen yanı başına yapılan ve sporcuların kullanması gereken otel özelleştirme kapsamına alındı. Oysa dünyanın her yerinde tesisler ile konaklama aynı yerde olma zorunluluğu bulunuyor. Bizde ise durum tam tersi. Palandöken Kayak Merkezi’nde mekanik tesislerin işletilmesi, sporcu ve antrenörlere yönelik uygulamalar kış sporları merkezi iddiasında olan bir şehre hiç yakışmıyor. Sayın Başbakan’ın haklı olarak sürekli açıklamalarına konu olan kış sporları merkezinde Erzurum’un geldiği noktadır budur.

Trafik arapsaçı

Ülkemizde rakım olarak en yüksekte kurulan il unvanı olan Erzurum’da trafik sorunu her geçen gün içinden çıkılamaz bir hal aldı. Her ay yüzlerce aracın trafiğe çıktığı kentte hala tam bir otopark uygulamasına geçilemedi. Trafiğin en fazla yükü şehrin Cumhuriyet Caddesi üzerinde yoğunlaşıyor. Büyük tartışmalarla hizmete sokulan yer altı otoparkı da derdimize çare olamadı. Şehrin hemen hemen her yerine konulan ücretli parkomatlar trafik sorununa bırakın çözüm olmayı, bir sıkıntıda bu uygulama oldu. Sadece belediyenin kasasına para koyan bir sistem haline geldi. Koskoca kentte hala adam akıllı bir meydan ve alternatif bir cadde yok. Cumhuriyet Caddesine alternatif olarak açıldığı söylenen hiçbir cadde beklenen çözümü sunamadı.

Su sorunu

Doksanlı yıllarda temeli atılan ve 5 yıl önce şehre su verilmeye başlanan Çat Barajı bu kentin hep tartışmalı konularının başında yer aldı. Gerekli çalışmalar yapılmadan gölette su tutulması nedeniyle Erzurumlu kaliteli su ile tanışamadı. Her he kadar belediye arıtma tesislerine ciddi bütçeler ayırıp ozonlama sistemine geçtiyse bile, şehir şebekesi tamamen yenilenmediği için vatandaş tam anlamı ile temiz bir su içemedi. Beş yıldır bu sorun hala aşılamadı.

Kentsel dönüşüm ağır aksak

Van depreminin ardından hükümet düğmeye bastı ve tüm Türkiye’de kentsel dönüşüm başlattı. Şehirler adeta şantiyeye döndü, eski binalar yıkıldı, yerine daha sağlam ve modern binalar inşa edildi. Aynı kapsamda Erzurum’da da çalışmalar yapıldı. Şehrin birçok noktasını yıktık ama yapamadık. Eski binaların yerine ise TOKİ tek tip binalar inşa etti. Yalnızca İmar İskan Blokları farklı bir mimariye imza attı. Ancak oranında bürokrasi işleri yılları aldı. Yakutiye Belediyesi en fazla kentsel dönüşüm uygulayan belediye oldu. Halen bu bölgede 25 bine yakın yıkılmış ama yapılamamış bina bulunuyor. Kentsel dönüşüm uygulanması gereken şehir merkezindeki alanlar metruk binalar ile dolu. Asayiş sorunu yaratan bu binaların bir an önce yıkılması gerekiyor.

Sosyal yaşam yok

Büyükşehir olmasına rağmen maalesef kentte sosyal yaşantı hiç yok denecek kadar az. Birkaç kafe ve restoran dışında hiçbir aktivitenin olmadığı kent, aynı zamanda bir üniversite şehri. İki üniversitenin yer aldığı şehirde 100 bine yakın öğrenci eğitim görüyor. Ne gençlere nede ailelere yönelik hiç bir çalışma yapılmamış. Belediyelerin kendi bünyelerinde bulundurdukları bir kaç meslek edindirme kursundan öteye geçilememiş. Sadece Palandöken Belediyesi bu konuda bir adım attı ve hanımlar çarşısı, engelliler parkı, kültür merkezi gibi projelere imza attı ama onlarda yetersiz ve sınırlı. Kent merkezinde tek bir yeşil alanın olmadığı şehirde var olan ağaçlık alanlarda beton yapılaşmaya kurban edildi. Palandöken Kayak Merkezi üzerinde bulunan yeşil alanlar spor tesisleri yapılacak diye yok edildi.

Elektrik borcunda birinci sıradayız

Doğu’nun Paris’i olan Erzurum’da belki güzel şeyler olmuştur. 50 yılda devrim geçiren, hep geri giden şehirde icra dairelerinin son hızla açılmasında rekortmeniz diyebiliriz. Geçtiğimiz ay hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, hem de İl Genel Meclisi’nde bu konu gündeme getirildi. Erzurum’da 47 bin abone elektrik borcu nedeniyle icralık halde. 10 yıl öncesine kadar icra dairesi sayısı 2 iken, bugün bu sayı 5’e kadar çıkmış durumda. Sadece buradan bakınca bile kentte bırakın ileri gitmeyi yerimizi koruyamayıp aksine çok geriye gittiğimizi anlamak güç değil.

Gözler 30 Mart’ta

Kentin sorunları yalnızca yerelde çözülemeyecek kadar fazla, merkezi hükümetin desteği şart. 30 Mart akşamı sandıktan hangi parti çıkarsa çıksın şehrin yeniden yapılanması, kemikleşen sorunların çözümü elbette bir zaman alacaktır. Ülkede yaşanan işsizlik bölge illerinin de en başlıca sorunu.Pozitif ayrımcılık isteyen işadamları vergi yükü altında daha fazla ezilmek istemiyor. Batıya göre geri kalmış olan Doğu’ya özel teşvik kanunları çıkarılmalı, Doğu-Batı arasındaki gelişmişlik farkı azaltılmalı. Daha temiz bir kent isteyen vatandaşların talepleri ise hep aynı; iyi bir kent, daha az stresli bir yaşam.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


*