Erzurum Haber

MANEVİ ŞEHRİMİZİN İNTİHARLA İMTİHANI…

MANEVİ ŞEHRİMİZİN İNTİHARLA İMTİHANI…
662 Kez
07 Ocak 2013 - 11:38

MANEVİ ŞEHRİMİZİN İNTİHARLA İMTİHANI…

 

Dindar toplumlarda intihar olaylarının yaşanması şaşırtıcı geliyor insana ilk bakışta. Niçin insanlar sahip oldukları en değerli şey olan hayatlarına kıyıp intihar ederler? Buna dikkat çekmek gerekiyor.

Son dönemlerde şehrimizde artan intihar olaylarına bakarsak; son üç yılda 4 doktorun intiharı, polis memuru eşinin kızı yanındaki intiharı, güvenlik görevlisinin geçim sıkıntılarından dolayı intiharı, birikmiş borçları yüzünden bir esnafımızın intiharı, bir polisin eski sevgilisini öldürdükten sonra kendi intiharı, ve en son Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Gökan Budak’ın intiharı…

Düşünüldüğünde; manevi şehrimizde yaşanan ve ilk akla gelen intiharlar maalesef ki bunlar…

2011 yılı TUİK Türkiye İntihar İstatistiklerine bakıldığında 2002 yılından 2011 yılına kadar yaşanan intihar olaylarını sayıca belirtirsek; 13,22,24,24,23,23,24,32’dir. 2011 yılı içinde Türkiye’deki toplam intihar sayısı 2.677 kişi, bu kişilerden 273’ ü Doğu Anadolu Bölgesi’ne 32’si Erzurum’a ait …

Peki Erzurum’a bakıldığında ‘bizi yaşama bağlı tutan sebepler sadece ekonomik, sosyal ya da fiziksel koşullar mı?’ diye düşünmeden edemiyor insan.

Dinlerde intihar yasaklanmış ve intihar edenin Âhiret’te devamlı azap göreceği bildirilmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V)  bu hususta şöyle buyurmuştur. “Kim ki, kendini bir demir parçası ile öldürürse (intihar ederse) Cehennem’de o demir parçası elinde olup onu devamlı olarak karnına saplayıp duracaktır. Kim ki, zehir içerek intihar ederse o kimse, Cehennem’de devamlı zehir içecektir. Kim ki, kendini yüksek bir yerden atıp intihar ederse, Cehennem’de hep yükseklerden aşağılara atılacaktır.” (Buhari, “Tıbb”, 56; Müslim, “İman”, 175)

Başta söylediğimiz gibi; niçin insanlar sahip oldukları en değerli şey olan hayatlarına kıyıp intihar ederler? İnsanları buna iten sebepler nelerdir? Kendi canlarına kıymanın acaba neyi çözeceğini düşünüyorlar? Bunun gibi bir sürü sorular sorulabilir. Bunlara cevap olarak şunlar söylenebilir: İman eksikliği, para ya da maddi sorunlar, alkol, kimyevî madde ve aile ve çevresinden kazanılmama sevgisizlik…

Bunlara can sıkıntısı, sarsıntı gerginlik, korku, engel, ümitsizlik, aşağılık duygusu ve suçluluk duygusunu da eklemek gerekmektedir. Bundan dolayıdır ki, inançsız toplumlarda intiharın günden güne artmakta olduğu görülmektedir.

İntiharı önlemenin en önemli ve etkili yolu, sağlam bir iman ve dinî hayattır. Zira Allah’a ve Âhiret Günü’ne inanan insan, hayatın sıkıntı ve meşakkatlerine karşı sabırlı ve dayanıklı olur. Din, ferdin ahlâkî yönden yetişmesini ve güçlü bir kişilik sahibi olmasını sağlar. Önemli olan kişinin, sadece sosyal normlara uyumu değil, kendi özel hayatı ve iç dünyasında da dinî ve ahlâkî emirlere uyumlu olmasıdır.

Erzurum da bu konuya önem veren yegane manevi şehirlerimizden biri. Hal böyle iken, bağrımızda nice manevi şahsiyetleri yetiştiren bu şehrin üzerinde acaba neler oluyor da manevi koruma kalkıyor diye düşünmek lazım? Neler değişti de insanımız yaşamın sıkıntılarına yenik düşüyor, maneviyatından beslenemiyor. Bu konuları din alimlerimizin, sosyal psikologların, uzman kişilerin tespit ve önerileriyle derhal halkı bilinçlendirme çalışmalarına, İRADE EĞİTİMLERİNE dönüştürmek gerekiyor. En küçüğünden başlayarak ve hiç zaman kaybetmeden. 2011 yılı 32 vatandaşını kaybeden bu manevi şehrin insanları üzerinde hakları var onların. İnşallah kaybettiğimiz CAN’larla olan imtihanımız intihar istatistiklerinde bir son bulur.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.