Erzurum Haber

Ben söylem değil, eylem adamıyım…

Ben söylem değil, eylem adamıyım…
562 Kez
04 Şubat 2013 - 11:26

Erçimsan Holding ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Lütfü Yücelik ile geçmiş yıllarda özellikle özelleştirme döneminde yaşananları konuştuk. 3 saat süren görüşmemizde bilinen, bilinmeyen ve merak edilen sorulara cevap aradık. Belki de Yücelik ilk defa yüreğinin kapısını bir gazeteciye açtı ve tüm eleştirilere büyük bir olgunlukla cevap verdi.

Aşkale Çimento Erzurum ‘un ticari hayatında ilk ve tek olarak kaldı. Erçimsan tarzı ortaklıkların arkasını getiremedik. Bazı kesimlerce bu görüş irdelense de Erçimsan başarılı da oldu. Neden başka kollektif çalışmalara imza atamadık?

Erzurum dokusu gereği farklı bir il. Kimse kimseye yeteri kadar güvenmiyor. Çevrenize bakın en yakın akrabalar bile birbiri ile kavgalıdır. Bizim şehrimizde bunlar öteden beri oluyor. Sermayelerin birleşememesinin altında güvenliksiz ve geçimsizlik vardır. Oysa Dünya değişiyor artık. AVM kültürünün her geçen gün çığ gibi büyüdüğü bir gerçek var. İnsanlar, evlerinden hiç çıkmadan teknolojiyi kullanıp, alış veriş yapma imkânına sahip. Tüm bunlar yaşanırken küçük sermayenin ayakta kalması mümkün değildir. Hepimizin yapması gereken küçük bile olsa sermayelerimizi, gücümüzü birleştirip üretim yapabileceğimiz işlere yönelmektir. Bunun örneği Aşkale Çimento Sanayi’dir.  90’lı yıllarda da yapı aynıydı. Biz o kadar insanı bir araya getirebilmek için inanılmaz mücadeleler verdik. Hala veriyoruz. Yaşamda en zor şey yanlış zihniyetlere karşı verilen mücadeledir. Biz başardık. Oysa şimdi imkanlar daha iyi, bizim yaşadığımız sıkıntıların bir çoğunu yeni şirketler yaşamayacak.

Sürecin ne kadarda canlı şahidi olsak da içte yaşananları bilemiyoruz tabii. Erçimsan konusunda hiç pişman oldunuz mu?

Olmadım dersem yalan olur. Elbette zaman zaman o duyguyu yaşadım. Soyunduğumuz iş çok büyük bir işti. Düşünün sizin kuş kadar sermayeniz var, karşınızdaki rakibiniz o yıllarda Türkiye’nin dev şirketlerinden Uzan Holding. Biz olmaz denileni başardık ama iş onunla kalmadı. İklim şartları ve bölgenin ekonomik durumu belli, her açıdan zor bir süreç, pazar payı düşük. O kadar gerilimli anlarım olurdu ki size anlatamam. Gazeteci bir arkadaşımla Aşkale’ye doğru giderken, arabamda tek kaset vardı. Dönüp dönüp aynı şarkı çalıyordu. İbrahim Tatlıses’in “ Allahım neydi günahım, günahım neydi Allahım” diye başlıyor, “ Ben nerde yanlış yaptım” sözleri ile bitiyordu. O şarkı durumumu aynen özetliyordu.

Eğer biz bu dev yatırımı başka bir bölgede yapsaydık, bugün Türkiye’nin en büyük şirketi olurduk. Pişmanlığım keşkelerim bu yüzdendir.

Gelinen nokta çok da kötü değil ama. Doğu’da Karadeniz’de bir çok fabrika kurdunuz, Erzurum fabrikası olmaktan çıktınız artık.

Kesinlikle öyle, bu su götürmez bir gerçek. Bizim şirketimiz Türkiye’nin ekonomik krizlerinin yaşandığı dönemde bile ortaklarına kar payı ödemiş bir şirkettir. Fakat bölgenin doğa şartları belli, yılın 4 ayı iş yapabiliyoruz. Geri aylarda satış yok, yatış var. Batı’da öyle değil, bu kısıtlı imkânlarla bu kadar büyüyebildik. 2000 yılına gelindiğinde eğer aynı yerimizde olsaydık, başarıdan söz bile edemezdik. Ama batı da yapılanmış olsak yılın her günü üretim ve satış olurdu. Kış şartları için pahalı sistemler kullanıyoruz. Trabzon limanına gelen kömür, karayolu ile bize ulaşıyor. Makinelerin birçoğunda dışarıdan aparatlı ısıtma sistemi kullanıyoruz. Nakliye araçlarımız yine öyle, ucuza mal etmediğimiz bir malzemeyi batı ile aynı fiyatlara pazarlıyoruz. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Van, Muş, Ağrı, Erzincan, Gümüşhane, Trabzon, Giresun Tirebolu’da Çimento ve hazır beton fabrikaları kurduk. Biz artık Erzurum’a değil tüm bölgeye hitap ediyoruz. Binlerce çalışanı ile Erçimsan Holding A,Ş hedefleri olan bir şirket. Biz yalnızca Doğu değil Türkiye’de çok ortaklı şirketler için rol model olduk. Her ne kadar bazı art niyetli insanlar Erçimsan’ı karalamaya kalksa da halk hep yanımızda oldu. Sokakta karşılaştığım ama tanımadığım bir memur hanım ”Ben sizin ortağınızım, oğlumu sizden aldığım parayla okutuyorum” dedi. Bu bana yetti. Yetimin tek kuruşu ziyan edilmedi. Erçimsan dualarla büyüdü. Büyümeye de devam edecek.

Lütfü Yücelik’in Erçimsan dışında başka bir şirketi, çalışanı var mı ?

1992 yılından önce vardı. Boya işi ile uğraşırdık. Ağabeyim ile işlettiğimiz, işlerimiz de vardı. Ama Aşkale Çimentoyu aldıktan sonra işlerimize bakamadık, hepsini bir bir devrettik. Şu an sadece Erçimsan ile ticaret anlamında uğraşıyorum. Fabrika olağanüstü çalışma gerektiren bir yer. Mesela ben hiç bir holding yönetim kurulu başkanı gibi bir hayat yaşayamadım, zira benim genel müdürüm, müdürlerimde aynı,  biz işçi gibi çalışıyoruz. Başka işlere ayıracak zamanımız hiç yok. Sadece fabrikanın makinesi, çimentonun kalitesi değil, fabrika içi de bizim için önemli. En iyi çevre ödülünü aldık mesela. Düşününki çevre dostu fabrikada biz birinci, meyve fabrikaları ikinci oldu. Gelin fabrikamıza tüm alan ağaçlık ve yeşilliktir. Trabzon fabrikamızı aldığımızda fabrika binasının alanı tam bir çöplük gibiydi. Orayı adeta botanik parka çevirdik.

Çıkalım Aşkale’den yola gelelim, Ticaret ve Sanayi Odasına. Sizin aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ünvanınız var. Eskiden diliniz çok sertti. Ancak son yıllarda artık eskisi gibi sesiniz sorunlar için gür çıkmıyor eleştirileri yapılıyor. Ne oldu. Dilinizi mi törpülediniz yoksa Erzurum’un sorunlarımı bitti?

(Önce gülüyor sonra kafasını kaşıyıp konuşmaya başlıyor)

Doğru, ben hep muhalif ses oldum. Hiçbir hükümetten kendim için bir şey istemedim. Her ortamda bölgenin sorunlarını dile getirdim. Kimi zaman sert, kimi zaman yumuşak üslup kullandım. Ama hiç sesim kesilmedi. Çalıştığım her Başbakan’a her sanayi ve ekonomi bakanına sorunları tek tek anlattım, çözüm istedim. Bunu kimi zaman kapalı kapılar ardında yaptım, kimi zaman basının önünde. Her hükümet benim söylediklerimin gerçeği yansıttığı için bana tavır almadı. Ben sadece Erzurum’un değil, tüm bölgenin sorunlarını dile getiren bir başkan oldum. Eğer bana hükümete hoş görünmek için susuyor, bir şey yapmıyor diyorlarsa ben o insanlarda art niyet ararım. Ben söylem değil eylem adamıyım. Oturduğum koltuğun hakkını hep verdim. Hükümet ile şehrimin arasında denge oldum. Ben denge adamıyım. Her siyasi patiye aynı yakınlıkta ve aynı uzaklıktayım. Benim konumum bunu gerektiriyor. Ama sorunlarımızı bir gün olsun sümen altı etmedim. Ben Allah’tan korkan biriyim ve çok duygusalım. Beni tanıyan bilir.

Son yıllarda ne yaptınız mesela somut olarak. ?

Ben aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yüksek İstişare Kurulu’nun üyesiyim. En son kamu alacaklarında yaptırıma gidilmesi konusunu gündeme getirdim. Yeni tevsik yasası benim girişimlerim sonucu ortaya çıktı. Bunları yaparken reklam boyutlu hiç düşünmedim. Önemli olan sonuç dedim, kimin çabaladığı önemli değil, ‘önemli olan Erzurum’un kazanmasıydı’ diye düşündüm. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan diğer illerin başkanlarının konuşmalarına tepki gösterirken, bana bir gün bile söylediklerimden dolayı karşı tavır almadı. Çünkü doğruları konuştum, art niyetimin olmadığı çok ortada bir durumdu.

5084 Sayılı Kanun’un kalkacağını biliyordunuz, neden son anda kuyruğundan yakalayıp ‘kalkmasın’ diye çabaladınız. Daha önce niye uğraşmadınız?

Bakın bu durumda yanlış biliniyor. Bu kanun çıkarken bir sonu olduğu biliniyordu. Ama biz her şeye rağmen bunun tekrarlanması veya uzatılması için çaba sarf ettik. Hatta bu yasa çıkarken sadece yeni kurulan şirketleri değil, eski şirketlerinde sigortalı sayısını artırıp bu yasaya dahil edilmesi için mücadele ettik. Bu konuda elimizden geleni yaptık. Bunu herkeste biliyor. Ama bazı kesimlerin işine gelmiyor. Biz onları duymuyoruz, işimize bakıyoruz. Son çıkan teşvik yasasında Erzurum yoktu, biz dahil ettirdik.

ETSO’nun  birde üniversite kurma projesi vardı, son durum nedir, bir aşama kaydedile bildi mi?

Evet, bu proje bizim için son derece önemli. YÖK’e başvurumuz vardı zaten. Ancak yer konusunda ikileme düşüldü. ERÇİMSAN Hazır Beton Fabrikası’nın yanında bir yer vardı, önce kiraladık, meclis toplantıları sonunda oranın satın alınmasına karar verildi. Son çalışmalar yapılıyor. Tapu işlemleri tamamlanınca YÖK’e başvurumuzu tamamlamış olacağız. Önümüzdeki yıl bu işte bitmiş olacak. Diğer bir çalışmada ikinci organize sanayi çalışmamız. Yeni çevre yolunun başında yapılan yeni organize sanayi bölgesi çalışmaları tamamlandı. Bahar ayında kazma vurulacak. Burada diğer organize sanayi bölgesinde yapılan yanlışlar yapılmayacak, işi sıkı tutacağız. Birinci organize sanayi bölgesindeki hatalar olmayacak. Gerçek yatırımcı olacak. İş adamları dışında hiç kimse orada yer edinemeyecek.

ETSO seçimleri ertelendi, ancak seçim çalışmaları sırasında rakiplerinizle kol kola fotoğraflar verdiniz, rakiplerinizi dikkate almıyor musunuz, bu durumu nasıl yorumlamalıyız?

Ben konumum gereği çok seçim geçirdim. Birçoğundan galip çıktım. Asla kimseyi küçümsemem ama 1998 yılında başımdan bir acı olay geçti. O günden buyana çok duygusalım, insanları kırmam. Bu işlerde asıl olan vatandaşa hizmettir. İyi olan kazanır hepsi bu.

Çok uzun yıllardır tanırım Lütfü Yücelik’i. Çok önemli başarılarının yanında, çok derin acıları da vardır özel yaşamında. O iyi bir eş, iyi babadır aynı zamanda. ‘İnsan hayatı yaşadıkları ile şekilleniyor’ diyen Lütfü Yücelik’e uzun ve sağlıklı, başarılı bir hayat dileyerek, güzel sohbeti için teşekkür ediyoruz.

 

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.