Siyasi alternatif var mı..?
Türkiye’de;
On yıllardır süregelen bir gelenek vardır.
Bu gelenek özellikle 1983’den sonra oluştu.
Bir parti halkın büyük çoğunluğunun oyunu alarak iktidara gelir.
Her ne hikmetse,
İktidara gelen parti hep alternatifsizdir.
Muhalefet hiç dikkate alınmaz.
Yıllar geçer,
Her iktidarın kaçınılmaz sonu ‘yıpranma’ başlar.
İşte bu anlarda,
Toplum mühendisleri ortaya çıkar.
HALKIN KAFASINI karıştırmaya başlarlar.
İktidarda olan partinin ve liderinin ALTERNATİFSİZLİĞİNİ gündeme getirirler.
Etkili bir PROPAGANDA ile beyinler yıkanır.
ALGI yaratılır.
Bu ALGI yaratma belli bir zaman sonra başarılı olur ve,
Halkımız “İYİ DE KİME OY VERELİM.?” demeye başlar…
Oysa ki,
İktidarlar yada liderler alternatifsiz olsaydı,
A.Menderes.
İ.İnönü.
S.Demirel.
F.Bozbeyli.
B.Ecevit.
N.Erbakan.
A.Türkeş.
D.Bahçeli.
D.Baykal.
M.Yılmaz.
E.İnönü.
M.Yazıcıoğlu.
T.Çiller.
K.Kılıçdaroğlu.
T.Erdoğan.
Gibi liderler olabilir miydi.?
Milletin karşısına çıkıp oy alabilir miydi.?
Bu liderleri beğenirsiniz yada beğenmezsiniz.
Seversiniz veya sevmezsiniz.
Hepimiz,
Geçmişte bu saydığım isimlerden bir yada ikisine mutlaka oy vermişizdir.
Hepsi bu Milletten oy almış,
Ülkeyi yönetmiş insanlardır.
Sonuç itibarıyla
Bu ülkede hiç bir lider VAZGEÇİLMEZ değildir.
Hiç bir liderin,
Ülke yönetiminde ki hatasını ve yanlışını görmezden gelemeyiz.
Hatası varsa,yanlışı varsa gitmelidir.
Çünkü;
Biri gider biri gelir.
Bu hep böyle olagelmiştir.
Mevcut liderler içinden biri gelemezse,
Bu halk bir LİDER daha bulur.
Çıkarır.
Oy verir.
İktidar yapar..!
Beğenmezse başka bir lider daha bulur.
Bu anlamda,
‘KİME OY VERELİM..?!’ söylemi tehlikeli bir söylemdir.
Neyse ki bu söylem,
Belli bir zaman sonra etkisini hep kaybetmiştir.
Halk bu söylemden kendini kurtarıp,
Yeni parti yada liderlere yönelmesini daima başarmıştır.
Yeni liderler hep olmuştur.
OLACAKTIRDA.!
Önemli olan şu ki;
İktidarda olan Lider yada partinin “Alternatifi” yoksa,
Demokrasiden nasıl bahsedebiliriz.?
Alternatif yoksa;
Bir lider iktidara gelir,
Ülkeyi tek başına 15-20 yıl yada ömrü yettiğince yönetir.
Sonra görevini oğluna yada en yakınına bırakır.
Tek parti yönetimi devam eder gider.
Oysa ki;
ALTERNATİF her zaman olacaktır.
Olmalıdır da.
Zaten,
Demokrasinin güzelliği de bu değil mi.?
Alternatiflerin daima var olabilmesidir ‘Çoğulcu Demokrasi’
Millet olarak,
Demokrasiyi sevmemizin sebebi de bu değil mi.?
Son Söz;
Kimse vazgeçilmez değildir..!

BİR BEBEĞİN YERİ ANNESİNİN YANIDIR
BİR BEBEĞİN YERİ ANNESİNİN YANIDIR
Erzurum, Erzurum olalı…
Erzurumspor’un Köşe Taşları
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ VE ERZURUM’UN GELECEĞİNE DÜŞEN İMZA
HERKES HADDİNİ BİLMELİ!
Erzurum yol geçen hanı değildir!
Tarih Mühendisi’nin harika armağanı

Demokratik ulke’lerde boyle yolsuzluklar olmaz, es-kaza olsa bile, bakanlar yolsuzluk yapmissa Hukûmet istifa eder. Ustelik çozumu boyle degildir. Yolsuzlugu yapan hem Savci, hem Hakim, hemde yonetici olamaz. Ama bu yolsuzlugu yapanlar arasinda bunlarin uçu de olmustur. Olursa da asla cesasiz kalmaz, halk tepkisini koyar, seçimle gider. Halkin bilinçli ve ilgili olmasi sarttir! Sorgulayici olmayan halk biat etmeye meyillidir!
Padisahlik donemi degil ki gorev babadan ogula geçsin. Demokratik ulke’lerde bundan sozedilemez, lâtifesi bile yapilmaz!
Turkiye’ye geldigimde es-dost muhabbetinde hep duydugum cumledir bu, İYİ DE KİME OY VERELİM.? evet çok tehlikeli. Denize dusen yilana sarilir misali… bu bir aldatmaca, psikolojik bir muhendislik propagandasidir ve sadece iktidardakilere yarar.
Siradan insanlar gibi parti liderlerinin, basbakan’in Cumhurbaskani’nin da alternatifi vardir ve kimse vazgeçilmez degildir!
Medeniyet’in ilk sarti ADALET’tir!
tesekkurler…
Serap Durmazpinar Kuruhasanoglu / France