Murakabe sözlük anlamı denetlemek, gözetlemek demek daha çok, kontrol etmek. Kişinin yaratıcısından gelecek sezgiyi beklemesini ifade eder. Yüce Rabbimiz bir çok ayette gördüğünü vurgulamaktadır.’’ Vallâhu basîrun bimâ ta’melûn(ta’melûne)’’. ALLAH yaptıklarınızı görendir. Sıfatlarında da keza öyle. İlim, Semi, Basar görendir, işitendir, bilendir. Bir yerin altında, üstünde neresinde olursanız olun ondan bir şeyi gizleyemezsiniz. Hemde içinizdekini dışarı çıkarmasanız bile iç fısıltılarınızı bile duyan bir RAB olduğunu Cenabı Hak olduğunu ayetlerle bize haber vermektedir.
Bunların yanı sıra Cenabı Hak, üzerimize gözetleyici, yazıcı, kollayıcı ve şerefli melekler koymuştur. Her sözü, ağzımızdan çıkan her cümleyi kayda alan melekler bunlar. Bunları da kenara koyduk dışarıda şahit aramaya da gerek yok. Her uzvumuz kaydediyor, gün gelecek ayaklarımız, ellerimiz, gözlerimiz, kulaklarımız şahitlik edecek, konuşacak. Cenabı Hak murakabeyi derinleştirerek anlatıyor bize… Lokman süresinde Hz. Lokman’ın oğluna öğütlerini anlatıyor. “Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu senin karşına getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri dahi görüp bilendir ve her şeyden haberdardır. ALLAH her şeyi görüp bilendir.
Yüce Rabbimizin bizden beklediği, merkezinde ALLAH olan bir hayat tarzıdır. Kimimizin merkezinde kendisi var (ego) en tehlikelisi, kimimizin merkezinde ihtiyaçları var, kimimizin merkezinde mal, mülk sahibi olmak var. Cenabı Hak bunlar yanlış diyor. Hiçbir faninin merkezine geçici şeyleri oturtmasını istemiyor. “Beni anın sürekli” (Bakara Süresi 152.) ayeti ve sayamayacağım bir çok ayette de konu edilmiştir. Nerede olursak olalım Rabbimiz bizimle beraberdir. Bir insanda ihsan duygusu yerleşmişse ALLAH’ın iradesinin yerine nefsi irade yer alamaz. İhsan; dinde samimiyet, içten ibadet etmek manalarında kullanılır. (Allah’ın seni her an gördüğünü bilerek ibadet etmek anlamında kullanılmıştır.) Okuduğum bir alıntıyı aktarmak isterim.
“Dönemin önemli zatlarından biri bir sohbetinde “insanda irade yoktur” der. Birkaç sohbetinde de tekrar eder. Bunun üzerine bu iddiası Padişahın kulağına gider. Padişahta “saraydaki huzur derslerine davet edin bakalım” der. Ders zamanı gelir önemli zata sıra gelince de “insanda irade yoktur der” ve açıklamasını yapar. Benim de daha önceki derslerinde de dediğim gibi kulda irade yoktur, sözüm farklı yöne çekildi sanırım der. Sorarım size Padişahın huzurundayız istediğimiz gibi konuşabiliyor muyuz? Kulağımızı karıştırabiliyor muyuz? İstediğimizi söyleyebiliyor muyuz? İstediğimiz gibi oturabiliyor muyuz? Tabi ki hayır. Dışarıdaki hayvanlar bizden özgür, benim sözüm huzurda irade yoktur, dışarıda irade vardır. Yani özetle öyle teslim olmalı ki insan kalple tasdik edilmeli irade ile kabul edilmeli. ALLAH’ı anmak tam manasıyla Allah’a teslim olmaktan geçer. Teslimiyette irade olmamalıdır. Öyle bir teslimiyet hali olmalı ki içerde (gönülde) bile itiraz edilmemeli. Tam manasıyla Kabul etme, razı olma hali olmalı .Teslim olma hali her türlü olay karşısında gönül itiraz etmez , kıpırdamaz . İçimizdeki ağaya (nefse) baş kaldırmaz. Rabbim tam manasıyla teslim olmuş kalplerden eylesin, tam manasıyla ihsan ve murakabe duygusunu yaşamayı nasip etsin.
“Reşahat” adlı bir eserde okumuştum. Beytullah’ın zikirleri arasında murakabe hali yoksa normal kalbi zikrin fısıltısı bile rahatsızlık oluşturur. Murakabe hali huzur hali olduğunda sessiz, sözsüz haldeki zikirde bile uçsuz tat vardır. Tarikatlarda bile ilk aşama sesli zikirdir. Bu zamanla tercih meselesi olmuştur ama sessiz, sözsüz zikirde dehşet haz vardır. Kişinin tercihinde sessiz içten yapılan ALLAH isminin kalp ile tekrarı hayali; tefekkürle taçlandırılır. Rabbim algısıyla tam bir murakabe halini yaşantıya dönüştürmeyi, ruhumuza tat vermesini bu yüce murakabe makamına ulaşmayı nasip etsin. Yunus’un bir ben vardır benden içeri dediği de budur işte.

ERZURUM’DAN MİLLİ TAKIMA DESTEK
ERZURUM’DAN MİLLİ TAKIMA DESTEK
ERZURUM VALİLİĞİ’NDEN DOLANDIRICILIK UYARISI
DAP: EN BÜYÜK SORUNUMUZ GÖÇ
İRAN GERİLİMİ DOĞU’YU VURDU
Erzurum Adliyesi’ne Vefa Dolu Veda
Kalktığı koltuğa Erzurumlu Müdürler oturdu
ERZURUM 2. OSB İÇİN İşte seçilen o yeni yer!
