زُهْدْ : Rağbet etmemek, soğuk davranmak, alakadar olmamak gibi anlamların temelini oluşturur bu kelime. Allah’ın Resulü Hz. Peygamberin hayatını yakinen incelediğimizde zühd olabilmeyi hatmetmiş olacağız.
Zühd, İslâmı tam manasıyla yaşamayı, maneviyatına nail olmayı hedefine almıştır. Günümüzde mütevazı yaşamak dediğimiz Peygamber efendimizin de yaşam tarzı haline getirdiği değerler olarak karşımıza çıkmaktadır. İslâm’ın emirleriyle ve Hz. Peygamberin uygulamalarıyla (sünnetleriyle ),can bulmuş naturel olarak var olmuştur. Türkçe mealini okuyanlar bilir Kur’ân-ı Kerim’de ve hadislerde manevî değerlerin ön plana çıkması gerektiği vurgulanmaktadır. Allah’ı görüyormuş gibi ibadet eden takva (zühd) sahibi müminler Allah’a çok şükreden bir kul olabilmek için uykularından feragat ederek gecenin bir bölümünü ibadetle geçirmeye gayret gösterirler. Allah’ın Resulünü ve sahabeyi örnek alır, hayatlarını bu şekilde yaşamaya gayret gösterirler. Sonsuz saadetin tövbe etmekten geçtiğini, sabır ve tevekkülle beslendiğini, manevi dünyanın kapılarını açan sonsuz kudrete bu basamaklarla ulaşıldığını yaşayarak tecrübe ederiz.
Kur’ân-ı Kerim’de sadeliğin, fani alemin geçici olduğunu ifade eden hadislerden örnek verecek olursam; Bir gün ashab; Peygamber Efendimizin (SAV) yanında dünyadan bahsederler Resulullah ‘da “İşitmiyor musunuz? Sade yaşamak imandandır” ve yine aynı şekilde Hz. Peygamber’in yaşantısından örnek vererek yazımı taçlandırmak istiyorum. İbn Mesud’un rivayeti Rasulullah bir hasırın üzerinde uyumuş ve hasır onun vücudunda izler bırakmıştı. Kendisine bir yatak temin edilmesi teklif edilince, “Benim dünya ile ne işim var? Ben dünyada, seferi esnasında bir ağaç altında gölgelenen sonra da oradan çekip giden bir yolcu gibiyim.” cevabını vermişti.
Söylentiyi hidayetle okumanızı, idrakini ve akıllara nakşı için çaba diliyorum. Evet dünyada mekan deriz hep yinede lüksü bile sade yaşamaya gayret göstermeliyiz. Modern çağın lütuflarından faydalanarak internette araştırma yaptığımızda Hz. Peygamber’in sade yaşamı gözler önüne serilmektedir. O dönemin maneviyatı beynimize, ruhumuza işler ve bir o kadarda duygulanırız. Öfkemiz arş-ı alaya sıçrar doyumsuz, ruhsuz oluşumuza. Tabi ki o dönemin şartları ile bu dönemi kıyasladığımızda demiyorum ki bizde hasırda yatalım dikkat etmemiz gereken husus sadelik gösterişsiz kaliteli yaşamaktır.
Dünya zevklerine düşkünlük, elbette ki toplumun duyarlı Müslümanlarının tepki göstermeleriyle önüne geçilmez bir tavır sergilemelerine neden olacaktır ki Allah muhafaza derim ben, yazımda genişçe sadelikten örneklemelerimle bahsetmeye gayret gösterdim kalemim oldukça sade ve akıcı olması okurlarıma okurken zevk vermesi içindir. Herkese minimalist yaşam diliyorum.

ERZURUM’DA YARGILANACAK
ERZURUM’DA YARGILANACAK
Eğitimin Unuttuğumuz Kalkanı: Şiddetle Mücadelede Aile, Okul ve Toplum
DADAŞIN KOZLARI EREN VE ERKAN
BAŞKAN YILMAZ YENİ YÖNETİMİ TANITTI
SEKMEN YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ
İhmal mi, operasyon mu?
ERZURUM TEYAKKUZDA
