Erzurum Haber

Slide Slide Slide Slide

Zulmün Acziyeti

Zulmün Acziyeti
18 Şubat 2013 - 11:10

 

Medeniyet Şarkıları / Mavi Şehir

Zulmün Acziyeti

 

Hep aynı hikaye…
Hayvanat bahçesini masraftan kısarak işletmek isteyen yönetici en az masrafla fil almanın yolunu ararken bir plan yapar. Gerçek boyutlarına uygun hava ile  şişirilmiş balondan bir fil maketini parmaklıkların ardına yerleştirmeyi akıl eder.” Zaten miskin hayvan, hareket etmemiş olsa da hayvanat bahçesini gezenlerin maket olduğunu anlaması imkansız” diye düşünür. Bu uyanık yönetici adamlarıyla birlikte gerçeğine uygun boyanmış, hava ile şişirilmiş plastik bir fil yaptırır. Devasa vücudu, koca bacakları, büyük kulakları ve tabi ki gözden kaçması imkansız hortumuyla gerçek gibi gözükmektedir. Ertesi gün bir grup ilkokul öğrencisi hayvanat bahçesine fil görmeye gelir. Çocuklar hayran hayran file bakarken öğretmenleri filin etobur olduğunu, nesli tükenen mamut soyundan geldiğini, yetişkin bir filin dört ile altı ton çektiğini anlatmaktadır. Tam da o sırada aniden bir rüzgar çıkar. Şişme fil sallanmaya başlar ve havalanır. Hayvanat bahçesine filleri görmeye gelen çocuklar, o günden sonra fil hakkında anlatılanların bir yalandan ibaret olduğuna inanmaya başlar. Bir çocuğun hakikati inkâr etmesi için hakikat ile gördüklerinin çelişmesi yeterlidir. Göz, hakikati gizleyen bir örtü olur bazen.

Selam ve hürmetle kıymetli kardeşim

Hiç seni birileri kovaladı mı sen ölüm korkusuyla kaçarken ? Hiç seni yok etmek veya parçalara ayırmak için, hatta dilim dilim edip karnını doyurmak için kovalayan birileri oldu mu ? Ölüm çeşit çeşittir kıymetli kardeşim, kovalamaca çeşit çeşit, dilimlere ayrılmak, diri diri gömülmek çeşit çeşit…

Bugün seninle bir saraydan Benclüs Dağına kaçıp sığınan bir kaç yiğitten söz edeceğiz. Bu yiğitlerin ardından ordusuyla gelen bir kralın acziyetinden söz edeceğiz. Acziyet ki kendini putlaştıran ve halkını putlara alıştıran bir acziyet. Acziyet ki yaratılanları görüp yaratanı görmeyen gözün acziyeti. Ve zulüm… Zalimin acziyetini zulmederek inkâr edişi hiç değişmedi kıymetli kardeşim. Bugünün zalimleri gibi o günün zalimleri de kendilerini tapılası bir put sanmışlardı. Ve kendilerinden daha yüce bir yaratıcının inkarını kolaylaştırmak için İbrahim’in devirdiği putlardan yaptırıp acziyetinin inkarcısı bir zalim olmaktan öteye gidememişlerdi.

Roma krallarından Dakyanus Roma’yı dolaşıp putperestliği kabul etmeyen İsevileri öldürüyordu. Nihayet Ashab-ı Kehf’in şehri olan “Dakinos”a geldi. Gelir gelmez iman ehlinin takip edilmesini ve yakalanmasını emretti. İman edenler, şuraya buraya kaçıp gizleniyorlardı. Kıymetli kardeşim o günlerde de güç kimde ise ona tapan yine birileri vardı ve onlar şehirde  iman edenleri takip ediyor, gizlendikleri yerlerden çıkarıp Dakyanus’a getiriyorlardı. O da putlara kurban kesilen mezbahalara sevk edip putperestlikle öldürülme arasında seçim yapmalarını öneriyordu. Dünya hayatına rağbet edip ölümden korkanlar, acziyetini zulmederek ifşa eden kralın dediğini yapıyordu. Ebedî hayatı tercih edenler ise öldürülüp, parçalanıp şehrin giriş kapılarına asılıyordu.

Kıymetli kardeşim her zulüm kendi yiğitlerini doğurur. Ve bir zulme başkaldırış, putları deviren bir dokunuştur. O gün zulme direnenler,  Dakyanus’un müşâvere (danışma) heyetindeki 6 genç, 1 çoban ve Kıtmir adlı köpekti. Sayıları sadece 7 olan bu yiğitler ve Kıtmir, Benclüs dağında sarp kayalıkların arasında orta büyüklükte bir mağaraya sığınmış ve günlerce dua edip beklemişti kendileri için yazılmış kaderi. Ve Dakyanus zulüm için gittiği Ninova’dan dönüşü bu gençlerin bir mağarada saklanıp Allah’a sığındığını öğrenince, mağaranın çıkışını aklınca kapattırıp acziyetinin üstünü örtmek için bir plan yapmıştı. Lakin hiç bir zulüm bu şekilde galip gelmemişti ve gelmeyecekti. Olayın üzerinden 300 yıldan fazla bir zaman geçti. 7 yiğitten biri olan Yemliha sanki bir günden daha az uyumuş dinlenmiş gibi uyanınca şehre inip olup bitenleri anlamaya çalıştı. 7 yiğiti bir mağarada çürümeye bırakan “zulmün aklı”, kendisini yaratan Allah’ın hem zulme hem de akla galip geldiğine şahitlik etti. Ve mağara yârânları (Ashabı Kehf) zulmün bittiğini dünya gözüyle görüp, göz yaşlarıyla mağarada ettikleri duaların kabul edildiğine şahitlik ederek zalimin acziyetini apaçık ortaya koyan Allah’a bir kez daha iman ettiler.

Kıymetli kardeşim şimdi sana bir şey söyleyeceğim. Söyleyince akşamlarım değişecek biliyorum. Sessizce yanı başımızdan bir tren geçecek. Kelime kelime bir araya gelmiş, upuzun bir cümle, sessizce yanı başımızdan, aramıza döşeli rayların üzerinden akıp gidecek. Bak şimdi etrafına. Dikkatli bak. Parlak örümcekler siyah bir ağ ile örüyor senin dört bir yanını. Kıymetli kardeşim, ben bu ışıklı dünyayı anlayamadım. Lakin güneşi senin avuçlarında gördüm. Artık sen kaldın geriye, sana söylüyorum. Sana, yavrusuz kalmış bir yuvanın kaybolmuş kokusuyla, zil zurna bir uykusuzun uykusuyla söylüyorum. Uyanmayı bekleyen 7 yiğitten biri gibi yalvarırcasına ağlarken, dua dua düşerken kaynayan göz yaşlarımla söylüyorum. Bir sağa bir sola dönerken uykumda, yüzlerce yılı devirirken her dönüşte bir söz söylüyorum sana. Söyleyince akşamlarım değişecek biliyorum. Cennet bahçesine çevirdikleri mağaranın girişinde yiğitçe bir şuura bekçilik eden Kıtmir kadar köpek olsaydım da, uyanınca bu sabah bir günden az olsaydı da geride kalmış bir zalim olmasaydı dünyada. Senden kalplerimize inşaa edilmiş tapınaklara girmeni istesem, tapınaklarda şeker kadar tatlı putları şuurlu bir dokunuşla devirmeni istesem çok mu olur. Hakikati örtmeye çalışanlar senin gözlerini örtü olarak kullanıyor, aklınla hakikati aramaya kalkışma asla. Hokkabazlar seni çocuklaştırıp sana bir şey gösterirler, gördüklerine inanırsın ve görüntüye inandırırlar hakikati inkar ettirirken. Kıymetli kardeşim, Dünya, Dakinoz gibi şehirlerle… Şehirler, Dakyanus gibi zalimlerle… Zalimler, putlaştırılmış acziyetlerle… Her put ve her acziyet, karşısına dikilmiş yiğitlerle… Yiğitler dualarla yatıp dualarla uyanır her sabah…

Senin de her gecen, o yedi yiğitin uykusu kadar bereketli olur inşaallah…

 

 

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.