Erzurum Haber

Yılmaz Özbek Hoca’ya anlamlı armağan

Yılmaz Özbek Hoca’ya anlamlı armağan
859 Kez
31 Mart 2015 - 16:21

Üniversitelerde saygın bilim adamları için “Armağan” kitapların hazırlanması bir gelenektir.
Doğrusu kuruluşundan günümüze kadar Atatürk Üniversitesi’nden çeşitli vesilelerle ayrılan bilim adamları için armağan kitap hazırlanmış mı, hazırlanmışsa bunların sayısı kaçtır? bilmiyorum.
Gerek aktif gazetecilik yaptığım ve üniversite muhabiri olduğum yıllarda, gerekse basın ve halkla ilişkiler müşavirliğini yürüttüğüm dönemlerde Atatürk Üniversitesi’nde ben böyle bir kitaba rastlamadım.
Kanımca, pek az hoca yaşamı boyunca kendisi hakkında yapılmış böyle bir çalışmaya tanık olur.
Her hocaya kolay kolay nasip olmayacak gururu şimdilerde Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünden bir yıl önce emekli olan Prof. Dr. Yılmaz Özbek yaşıyor.
İnanıyorum ki, bölümünde 40 yılı aşkın çalışmalarının karşılığında Avusturya Cumhuriyeti altın liyakat ödülünü alan Prof. Özbek için bu armağan kitap daha farklı bir anlam taşıyor.
Uzun yıllar birlikte çalıştığım ve sosyal hayatta da ağabey-kardeş çerçevesinde yakın olduğum Prof. Dr. Yılmaz Özbek bu armağanı sonuna kadar hak etmiş aydın bir bilim insanıdır.
Yılmaz Özbek; kendisini ideolojik kalıplara hapsetmeden sonsuz bir yurtseverlik anlayışı ile toplumsal sorumluluk bilinci taşıyan, özgür ve bağımsız duruş sergileyen, cumhuriyetin ve insani değerlerinin yüceliğinden taviz vermeyen bir isimdir.
Yılmaz Özbek; yerleşik görüş ve bilgileri tekrarlamak yerine, bilimsel bilgi üreterek yeni bakış açıları ve yeni kavramlar geliştiren, mensubu olduğu bilim dalına ve eğitim anlayışına önemli katkılarda bulunan bir alimdir.
Yılmaz Özbek; öğrencilerini analitik düşünceye yönlendiren, onların yaratıcı gücünü geliştirmelerine imkân veren, sadece bilgi aktarmayı hocalıktan saymayan iyi bir öğretmendir.
Yılmaz Özbek; üretimi en yüce değer sayan, sıcak ve samimi yaklaşımı ile mesai arkadaşlarına güven veren ve onları moral motivasyon açısından hep diri tutan, öğrencilerinin sevgi ve sempatisini üzerinde toplayan ve çalışma odasının kapısını kimseye kapatmayan iyi bir yöneticidir.
Yılmaz Özbek; okuyan, yazan,araştıran, eleştirel düşünceye sahip, etik değerleriyle çevresine örnek olan müstesna bir şahsiyettir.
Yılmaz Özbek; başarılı bir akademisyen, iyi bir dost, iyi bir eş, yüreği sevgi ile çarpan iyi bir babadır.
Abarttığımı sanmayın. Yukarıdaki cümleler Yılmaz Özbek’i anlatmaya kafi gelmez. Onu tanıyan herkesin aynı kanaatleri paylaştığına adım gibi eminim.
Armağan kitabı okurken, Yılmaz Hoca’nın karakter yapısını ortaya koyan önemli bir olayı hatırladım.
Prof. Dr. Erol Oral’dan sonra rektörlük seçimleri gündemde.Yılmaz Özbek rektör adaylarından biri. Benim odamda Yılmaz ağabey ile sohbet ediyoruz. Bu sırada ünlü bir cemaatin önderlerinden biri olarak kabul gören bir öğretim üyesi içeri girdi. Hal hatır sorduktan sonra Yılmaz Hoca’ya hitaben ”Ağabey seçimlerde seni desteklemeyi düşünüyoruz. Nereden baksan 80-100 oyumuz var. Şayet seçilirsen sen de bizim arkadaşlarımızı yönetim kadrolarında düşünürsün herhalde…”
Duydukları karşısında şaşkına dönen ve yüz hatları gerilen Yılmaz Hoca, muhatabının teklifine hiç düşünmeden şu karşılığı verdi,” Ben hiçbir pazarlığın içinde olmam, hiç kimseye ulufe dağıtır gibi makam mevki sözü de vermem. Böyle bir beklentiyle gelecek oyları da kabul etmem…” Bu olay Yılmaz Özbek’i anlatmaya ve de anlamaya yeter herhalde.
Yılmaz Hoca’nın yaşamı ve eserleri ile değişik üniversitelerden bilim adamlarının makalelerinden oluşan armağan kitap Türkçe ve Almanca olarak yazılmış. Ahmet Sarı, Cemile Akyıldız Ercan, Fatma Öztürk Dağabakan, Dursun Balkaya, Zennube Şahin Yılmaz ve Nalan Saka tarafından kaleme alınan kitabın arka kapağında şu ifadeler yeralıyor:
“Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü olarak değerli hocamız Prof. Dr. Yılmaz Özbek adına armağan kitap çıkarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bize yıllar boyunca verdikleri karşısında kitaba dönük bu hizmetimiz elbette ki mütevazı kalacaktır. Ama kitabın çıkmasıyla bir iç doygunluk, bir iç huzur da içimizi kaplamadı değil. Hocamızın sadece akademisyenlik yönünün değil, bölümde üstlendiği baba rolünün de boşluğunu duymaktayız. Anlamlı bir yaşam peşinde olmamızı, bunu da ancak üreterek başarabileceğimizi öğretti bizlere. Beraber düşündük, beraber sorguladık. Beraber hazzına ulaştık paylaşmanın, üretmenin. Hep yüreklendirdi bizleri. Özgüven aşıladı. En değerli varlıklarıydık biz ve bütün öğrencileri. Yüreğimizle düşünmeyi belletti bize. ‘İnsan Paylaştıkça insandır’derdi hep. Değerli hocamızı çok seviyoruz, onu hiç ama hiç unutmayacağız. Şimdi emeklilik yaşamını İstanbul’da sürdüren hocamız aramızda olmadığından kendisinden yararlanma olanağından da mahrumuz. Bu armağan kitap hissettiğimiz boşluğu biraz da olsa dolduracaktır diye düşünüyoruz.”
Saygıdeğer Yılmaz Ağabeyimi yürekten kutluyorum. Bugüne kadar ertelediği şeyleri yapabileceği, kendisine ve sevdiklerine vakit ayırabileceği, sağlıklı, huzurlu, keyifli ve verimli bir emeklilik yaşamı diliyorum.
Bu kitabı hazırlayarak üstün bir vefa örneği sergileyen Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerini tebrik ediyorum. Armağan kitap yayımının diğer bölümlere de örnek olmasını diliyorum.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.