Erzurum Haber

Yavilioğlu,“Olaylar ülkemiz için bir kayıptır”

Yavilioğlu,“Olaylar ülkemiz için bir kayıptır”
459 Kez
17 Haziran 2013 - 16:21

Dr. Cengiz Yavilioğlu, 28 Şubat döneminde bir yıllık faize giden paranın şu anki değerinin hemen hemen 21 mega projenin maliyetine eş değer olduğunu söyledi.

Dr. Cengiz Yavilioğlu, “Olaylar ülkemiz için bir kayıptır”

AK Parti Erzurum Milletvekili ve AK Parti Ekonomi İşler Başkan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu, katıldığı bir televizyon programında gündem ile ilgiliaçıklamalarda bulundu. Taksim Gezi Olaylarının ekonomik kayıplarını ve perde arkasını değerlendiren Dr. Yavilioğlu, 28 Şubat döneminde faiz lobisinin elde ettiği kârın Türkiye Ortalamasının 6 katı olduğunu, şimdi de aynı senaryonun hayata geçirilmeye çalışıldığına dikkat çekerek; “28 Şubat döneminin özelliği kamu açıklarının, iç borçların, yüksek enflasyonun ve faizlerin bilerek yükseltildiği bir ekonomik yapı oluşturmak ve bunu uygulamaya sokmaktı.O dönemde kamu sektörünün borçlanma ihtiyacı hasıl olduğunda kamuya borç veren finansal yapı o gün devreye girerek ekonomiyi kıskaca alma oyunları oynanmaya başlamıştır” dedi.

“GSMH’DAN ALINAN PAY ARTTI”

Dünyada ekonomik açıdan gelişmiş ülkelerin gittikçe daraldığı, büyümelerinin zayıfladığını belirten Dr. Yavilioğlu;“Gelişmiş Ülkelerin dünyadaki Gayri Safi Milli Hasıla’dan almış oldukları pay büyük oranda daralmaya başladığını bu da dünyadaki faiz lobilerini rahatsız ettiğini gözlemlemekteyiz. Mesela; Gelişmekte olan ülkelerin 1989 yılında dünyada ki Gayri Safi Milli Hasıla’dan %83; gelişmekte olan ülkeler ise %17 pay aldığını görmekteyiz. Yine o dönemde gelişmiş ülkeler %4,1 gelişmekte olan ülkeler ise %3.41 büyüdüğünü istatistiki verilerle analiz etmekteyiz.2011 yılındaki tabloya baktığımızda ise gelişmiş ülkelerin dünyadaki Gayri Safi Milli Hasıla’dan almış oldukları payın %64’e gerilediğini, bunun aksine gelişmekte olan ülkelerin dünyada ki Gayri Safi Milli Hasıla’dan aldıkları payın %36’ya yükseldiğini müşahede etmekteyiz. Yine 2011 yılı içerisinde gelişmiş ülkelerdeki büyüme oranlarının ortalama % 1,58’e gerilediği; gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme oranları ortalamalarının 6,23 olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Ak Parti Hükümeti ile birlikte tarihinin en yüksek büyüme oranını 8,46 gerçekleştirdiğini görmekteyiz. Bu tablo 2017 yılı öngörüsü ile dünyadaki gayri safi milli hasıla oranının gelişmiş-gelişmekte olan ülke profilinde %58-%42,büyüme oranlarının ise gelişmiş ülkelerde 2,66, gelişmekte olan ülkelerde 4,60 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Dünyada oluşan bu yeni ekonomik yapı tabi ki birilerini rahatsız edecektir ”dedi.

“21 MEGA PROJEYE DENK!”

Ak Parti Erzurum Milletvekili, Ekonomi İşler Başkan Yardımcısı ve Darbeleri Araştırma Komisyon Üyesi Dr. Cengiz Yavilioğlu, 28 Şubat döneminde bir yıllık faize giden paranın şu anki değerinin hemen hemen 21 mega projenin maliyetine eş değer olduğunu, dünyada yükselen bir güç olan Türkiye’nin önünün kesilmek istendiğine belirtti. Dr. Yavilioğlu şunları söyledi:

“Ak Parti hükümeti olarak şu an bir kısmını hayata geçirdiğimiz bir kısmının bitirilmesi için çaba sarf ettiğimiz bir kısmı üzerinde ise çalıştığımız 21 mega projemiz mevcut olduğunu bütün kamuoyu gözlemlemektedir.  Bu mega projeler içerisinde Sinopve Ak Kuyu Nükleer Santralleri, İstanbul-İzmir Otoyol Projesi, 3. İstanbul Hava Limanı, Haydar Paşa Limanı, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi, Sivas-Kars Hızlı TrenProjesi, Ankara İzmir Hızlı Tren Projesi, İstanbul’a yapılacak olan 3. Köprü Projesi, Atak Helikopteri, Yeni Tip Denizaltı, Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi gibi birçok projelerimiz hayata geçti ve geçirilmeye devam etmektedir. Bu projelerin şu an ki toplam maliyeti 138 milyar dolardır. Bizim ülke olarak sadece 28 Şubat döneminde bir yılda faiz ödemelerinden dolayı kaybımız 90 milyar dolardır.Başka bir tabloyu değerli okuyucularıma sunmak isterim.2002 yılında Gayri Safi Milli Hasıla’nın % 14,8’i faiz harcamaları için ayrılmış ve faize gitmiştir. 2012 yılı oranları ile bu hesaplamayı yaptığımızda Gayri Safi Milli Hasıla’nın % 14,8’ni faiz gideri olarak ödemiş olsaydık, bu rakam 115 milyar dolar olacaktı. Kısaca yukarıda bahsettiğimiz projelerin toplam maliyetine yakın bir rakamı faiz olarak ödemiş olacaktık.Ama bugün bu korkunç faiz belasını 2012’de yüzde 3,4’e düşürdük. Bu gün Gayri Safi Milli Hasıla’dan 26 milyar doları faiz gideri olarak ödemesi yapıldı.Şunu belirtmek isterim ki bu gün bu faiz oranı % 14,8 olarak kalsaydı 115 milyar dolar ödeyecektik ve bu bugün bizim 21 mega projemizin neredeyse bedeli olacaktı. Aklı,vicdanı, mantığı olan buna itiraz eder mi? Şunu bu ülkede yaşayan herkes bilmelidir ki bu kayıp bütün ülkenin kaybıdır. 2002-2013 yılları arasında Ak Parti bu ülke insanını IMF belasından kurtararak zengin bir ülke profiline yelken açtırmıştır.”

“ŞİDDETİ ÇOĞALTIYORSANIZ, TERÖR AĞIRLIĞINA GEÇERSİNİZ”

Gezi Parkı olaylarına da değinen Dr. Yavilioğlu, Türkiye’nin hak ve özgürlüklerde birçok ülkeyi geride bıraktığına değinerek bu konuda çok ciddi işler yaptıklarını ifade eden Dr. Yavilioğlu, “Biraz önce bahsettim. Özgürlükler ve Demokratik haklar konusunda çok ciddi işler yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Sivil itaatsizliğe biz saygı duyuyoruz. Demokratik bir haktır. Şiddetin oluşmadığı demokratik talepler her zaman değerlendirilmeli ve kardeşlerimizin şiddetle terör arasındaki ince çizgiyi ayırt etmeleri ve bu değerleri önemsemeleri gerektiğini düşünüyorum. Haklı taleplerini terörize etmeden ortaya koyarlar ise hükümetimiz tarafından değerlendirileceği zaten ifade edildi. Aksi takdirde şiddeti çoğaltırsanız, terör ağırlığına geçmiş olursunuz. Eğer demokratik hak kullanımı ise bu açık olmalı şeffaf olmalı, hesaplanabilir olmalı ki, demokratik bir itaatsizlik örneği olabilsin. Ama bu oradan çıkarıldı. Şimdi biz çevre gibi meşru gerçeklerle itiraz edenleri dinliyoruz. Bugünde açıklandı, sayın başbakanda kabul ediyor, dinleyeceğini ifade etmiştir. Gerçekten de dinlemek lazım diye düşünüyorum. Çünkü bizim kararlarımızdan halkın memnuniyet duyması gerekir ve her zaman öyle de olmuştur.Budan sonra da halkın memnuniyetini ön plana çıkaran bir anlayış içerisinde ülke olarak halkımızla birlikte bu sıkıntıyı aşacağımızı düşünüyorum. Lakin haklı talepler marjinal grupların isteklerine göre şekillendirilmeye kalkınırsanız ve bu rızayı siz şiddete dönüştürürseniz, o halde bizim iktidarın zor kullanma hakkı doğar” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL”

Türkiye’nin hem dünyada hem de ülkemiz içerisinde artık kontrol edilebilir olduğunu söyleyen ülkemizin egemen güçlerin kontrolünden çıktığını ifade eden Yavilioğlu; “Türkiye hem dünyada hem de Türkiye içerisindeki egemenler açısından kontrolden çıkmıştır. Halkın iktidarı bu ülkeyi yönetmektedir. Türkiye eski Türkiye değil.. Ekonomik gelişmişlik ile Hak ve Özgürlükler açısından eski Türkiye değildir. Artık ülkemizi bulunduğu yerden geriye kimsenin geriye götürmesi mümkün olmayacaktır.2023 vizyonu bunun en açık örneğidir.”

“BU ÜLKEYİ SEVENLER ÜZÜLDÜ. AMA SEVİNENLER DE  VAR!”

Çıkan olaylar sonrasında faizlerin artması bazı kesimleri üzdüğü gibi bazı kesimleri de sevindirdiğine dikkat çeken Dr. Yavilioğlu,“Biz halkın sesine kulak verdik. Bu durumdan kimlerin sevindiğini kimlerin üzüldüğünü gördük. Bu olaylar Dünyadaki tüm mazlum insanları rahatsız ettiğini biliyoruz. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ak Parti Hükümeti İktidarında dünyadaki sesiz çoğunluğun sesi olmuştur. Birçok mazlum ülkeye yardım ediyor katkı sağlıyoruz. Bütün topluluklara vicdanını açmış durumdadır. Bu imkânlardan fayda gören mazlum ülkeler bir üzüntü ve rahatsızlık içerisindedir. Bundan birde kendine pay çıkaran ve sevinen egemen güçler var. En çok üzüntü veren ve kabul edilemez gördüğümüz; haklı taleplerinin başkaları tarafından bu ülke insanı arasına nifak tohumları olarak eken ve bir kin haline dönüştüren güçlerin oyununa gelen kardeşlerimiz varlığıdır. Suriye’de yüzbinlerce insanın ölümüne sebep olan rejimin haberini sıradan bir olay olarak dünyaya duyuran aktörler maalesef ülkemizde haklı talepleri olan insanları dünyaya savaş çığırtkanlığı yapak izlettirmeye devam ettiğini görmekteyiz. Dünyadaki egemen günlerin açıklamalarını izliyorsunuz. Sanki bu gibi sivil itaatsizlik ABD’de veya Almanya’da olmadı! Bu olanların dünyaya yansıtılmasında kazanç sağlayanlar olduğu kanaatini taşıyorum. Bu olaylarla Türkiye gelmiş olduğu noktadan, 3. Sınıf ülkelerin seviyesine indirilmek isteniyor. Geçmişte olduğu gibi bu günde oluşturulacak kaos ortamından ve istikrarsızlıktan zengin olan ve olmayı düşünen lobiler mevcuttur. 28 Şubat’ta faiz lobisinin nasıl oluştuğunu ve neler yaptıklarını hepimiz biliyoruz.Bu ülkede 468 şirket faizlerle kazandı. Türkiye yılda yüzde 3 büyürken, faiz lobisi yüzde 18 büyüdü” dedi.

“AYNI TABLOYU GÖRMÜŞTÜK”

Egemen güçlerin istedikleri yapılmadığı için Menderes için kullanılan kavramın diktatör olduğuna dikkat çeken Dr. Yavilioğlu, şunları söyledi: “1980’de hükümetler kurdurulamadığı için istikrarsızlık kavramı ön plana çıkarıldı. Hükümet kurulamadı ve Meclis toplanamadı. Bu nedenle piyasalarda istikrarsızlık arttı. Sonrası hepimiz tarafından izlemeye devam edildi. Süreç bu ülkeyi 28 Şubat’a kadar getirdi.Bu senaryo bir kavram üzerine kurgulandı ve onun üzerinden bütün kıyametler koparıldı, İRTİCA..Bu gün ise o günün senaristlerinin istemediği insanlar iktidarda! ”Bunların iktidar olması bizim alanlarımıza ve özgürlüğümüze müdahaledir.” yaygaraları ile toplum içerisinde bir hava oluşturma çabaları önceden olduğu gibi yine başarıya ulaşamayacak ve halkın iktidarı devam edecektir.1960’la şuan olanlar arasında bir benzerlik olduğunu izlemekteyiz. 1960 dönemi Tek Parti döneminden çıkmış bir ülkede, iktidar halkın tercihlerini olduğu gibi yönetime yansıtıyor, halkı iktidara taşıyordu. Bu süreç egemenliğin halka geçtiği bir süreçtir. Lakin egemen güçlerin kurgulaştırdığı“DİKTARÖRLÜK KAVRAMI” 1960’larda olduğu gibi bu günde dillendirilmeye başlandığını görüyoruz.Son zamanlarda gelişen olayların analizini yaptığımızda, gördüğümüz tablo o günden farklı değildir.Fakat unutulmamalıdır ki ülke halkının en çok özgür alanlarına kavuştuğu dönem bizim hükümetimiz dönemidir. Amaç sivilleşmedir, özgürleşmedir. İlk defa Ak Parti döneminde darbeler soruşturuldu, araştırıldı ve darbeciler yargılandı. Müdahalenin hangi eksende olduğunun kaydı düşüldü, kaydı yapıldı ve bunlar müdahale edilemez hale dönüştürüldü. Ve hükümet sivilleştirildi, özgürlükler olabildiğince arttı. Devlet kamu kurum kuruluşları sivilleşti ve hükümetin iradesiyle yönetilebilir bir hale dönüştü, dıştan faktörler azaltıldı. Ayrıca diğer taraftan baktığımızda hak ve özgürlüklere yönelik azınlıklar haklarının iadesi ve Kürt meselesi ile ilgili çalışmalar bu ülkede düne kadar konuşulamayan, ama hükümet olarak hayata geçirdiğimiz en önemli demokratik çalışmalardır. Amacı ne olursan şu ana kadar devam eden haklı taleplerin Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından dinleneceği ve değerlendirileceği bizatihi hükümet sözümüz tarafından ifade edilmiştir. Artık bu eylemlerin ülkemize daha fazla zarar vermeden bitirilme zamanını geldiğini, iletişim yollarının açıldığı, demokratik anlayışla problemlerin uzlaşılarak çözüleceğine inanıyorum. Ülkemiz demokrasisinin bu olgun içerisinde olduğuna artık herkes inanmalıdır.”dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.