Erzurum Haber

Üstad Erzurum’da anıldı

Üstad Erzurum’da anıldı
364 Kez
25 Mart 2013 - 11:13

Said Nursi, vefatının 53.yıldönümünde düzenlenen panel ile anıldı.

Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapılan panel Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Said Nursi’nin hayatını ve mücadelesini anlatan Gazeteci Yazar Eşref İnan, “Böyle büyük bir alimi anlatmak gerçekten çok zor” dedi. Said Nursi’nin hayatı boyunca çok cefalar çektiğini söyleyen İnan, “ Kendisine selam vereni yargıladılar. Dava arkadaşlarını suçsuz yere hapislere attılar. Ama günümüze baktığımızda aradan geçen 53 yılda kendisini her toplum aradı. Risaleleri en çok okunanlar arasında oldu. Dünyada en çok çevirisi yapılan yazar oldu. Bizler için o insanlar çile çekti. Tüm zulümlere rağmen talebeleri ile birlikte davanın peşinden gittiler. O’nun tek rehberi Kur’an-ı Kerim’di. Hayatında 19 kez zehirlendi, 27 kez hapis yattı. Dünyanın hiçbir zevkinden zerre tatmadan göçüp gitti. Bunun için Üstad’ı çok iyi anlamamız lazım. Onun risalelerini çok iyi bilmemiz lazım” diye konuştu.

Araştırmacı Muhammet Kaynun da, Said Nursi’nin medeniyetlere bakışını anlattı. Kaynun, “ Bediüzzaman Said Nursi medeniyeti ikiye ayırırdı. Biri İslam medeniyeti, diğeri ise Avrupa medeniyetidir. Avrupa medeniyetini içinde 5 ayağa, İslam medeniyetini de kendi içinde 5 esasa ayırırdı. Bu esasları ve ayakları kitaplarında uzun uzun anlatmıştır” dedi. Avrupa’nın bu kadar gelişmesindeki esas sebebin Müslümanlar olduğunu ifade eden Kaynun, “Avrupa’nın sanatı, fenni, teknolojisi kendi malı değildir. O bizim Müslümanların malıdır. Ama Müslümanlar maalesef tembellik yapıyorlar. Dolayısıyla Kur’anı tam anlamadılar. Sadece ibadetleri aldılar. Bu yüzden Avrupa, fen, sanat ve teknolojide bizi eziyor. Üstad her Müslümanın Allahın dinini yayması gerektiğini söyler. Bu zamanda bunu yapmanın en büyük faktörü işin teknoloji, sanayi, fen boyutudur. Nasıl ki Avrupa bizi sanayide, teknolojide ezdiyse bizde kendimizi geliştirerek cehalet ile mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Panelde son konuşmayı Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Bedir Başuğuy yaptı. Kur’andaki millet kelimesiyle günümüzde kullanılan millet kelimesinin aynı anlamda olmadığını söyleyen Başuğuy “Kur’anda millet kelimesi 14 yerde geçer. Millet kelimesi Kur’anda din anlamında kullanılır. Hadislerde fıtrat anlamında da kullanılmıştır. Said Nursi, milleti günümüz anlamıyla kullanıyor. Milliyetçilik kavramı ise Avrupa’da 19. Yüzyılda insanların hayatlarında din kavramını çıkardıktan sonra başlamıştır. Artık insanlar için milletleri yeni din olmuştur. Millet din olarak kabul edildikten sonra insanlar ırklarını üstün kılmak için savaşlar yapmıştır. Irkçılık nedeniyle insanlıkta çok kez vahşetler yaşanmıştır” diye konuştu. Said Nursi’nin millet ile ilgili bir benzetmesini katılımcılara anlatan Başuğuy, “ Üstad İslam toplumlarını çarkları olan bir fabrikaya benzetir. Ve bu çarkların her biri ayrı bir ırktır. Eğer bir çark görevini yapmaz. Diğer çarkı yok sayarsa fabrikanın düzeni bozulur. Maalesef bu günkü durumumuzun böyle olmasını üstad çok güzel şekilde anlatmıştır.  Sonuç olarak ırkçılık, gaflettir, delalettir, zulmettir, riyadır” şeklinde konuştu.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.