Erzurum Haber

Tinercilerin mekanı haline gelmiş

Tinercilerin mekanı haline gelmiş
410 Kez
01 Şubat 2013 - 10:56

Şehrin sosyal, kültürel ve iktisadi sorunlarına çözüm arayaşında bulunan ESAM, bu kez rotayı İstanbulkapı’ya çevirdi. Tinerci ve alkoliklerin mekanı olan harabe yeri turizme kazandırmayı amaçlayan üniversiteli gençler, tarihi mekanın kütüphane olması için kolları sıvadı.

Cengiz DURULAR / ERZURUM

Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Erzurum Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Derneği, bu kez hedef büyüttü. Bürokrasiyi harekete geçirmeye çalışan ESAM üyeleri, devlet kurumlarının yapamadığını gerçekleştirmek istiyor. Daha önce “Atatürk Üniversitesi Gençlik Araştırması” ile kamuoyunda geniş bir yankı uyandıran çalışmaya imza atan ESAM üyeleri, tarihi eserlerin korunup değerlendirilmesi noktasında girişimlerde bulundu. ESAM, zaman zaman tinercilerin bulunduğu mekanın kütüphane olması için konuyu Başkent’e taşıyacak. Şimdiden araştırma çalışmalarına hız veren ESAM, hazırlayacağı raporu Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’e sunacak. İstanbulkapı’nın kütüphane ya da müze olması için girişimlerde bulunan üniversiteli gençler, tarihi yerin içler acısı durumuna son vermek için Avrupa Birliği projelerine bile müracaat etmeyi planlıyor. ESAM’ın kurucuları Aydın Perktaş ve Sait Yıldırım, konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, Erzurum’un tarihi ve kültürel yapılarını gündeme getirmeyi amaç edindiklerini söyledi. Perktaş, “Erzurum’da farklı kapılar var. Bu kapılar şehrin sınır güvenliğini sağlıyor. Kentin giriş ve çıkışını kontrol eden bir nevi karakol konumunda yerlerdir bu kapılar… İstanbulkapı’da bu mekanlar arasında yer almaktadır. Burası içki içenlerin mekanı haline gelmiş.  Son derece kötü bir durumda tarihi yer. Burası çürümeye terk edilmiş bir yapı haline gelmiş. Buranın kütüphane ya da müze olmasını istiyoruz” dedi.

“Kültür Bakanı Çelik ile görüşeceğiz”

Aydın Perktaş, medeniyetlere ev sahipliği yapan kentte tarihi eserlerin korunması gerektiğini bildirdi. Perktaş, “Betonarme yapılardan medet ummak yerine tarihi eserleri korumamız gerekir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gidip bu mekanla ilgili hazırladığımız raporu Bakan Ömer Çelik’e aktaracağız. Burayı alkol mekanı olmaktan kurtaracağız.  Bu konuyla ilgili önemli bir sloganımız var; ‘Şişe değil, kitap bulunsun’ Tarihi yapılarımıza sahip çıkalım. Gelin tarihi eğitimle buluşturalım. Yarınlarımıza güzel eserler bırakalım” diye konuştu.

“İstanbulkapı, bir eğitim yuvası olmalı” 

ESAM’ın kurucularından Sait Yıldırım da, ‘Aralık vermeyen bir geçit’ olarak tanımlanan mekanın bir eğitim yuvası olması gerektiğini ifade etti. Yıldırım, “Tarihin yıkamadığı yerler günümüzde ilgisizlik ve vurdumduymazlık sonucu adeta kaderine terk edilerek yıkılmaya yüz tutmuş yerlere döndü. Burada içki şişeleri var. Çevre sakinleri bu yerden son derece rahatsız. İstanbulkapı temizlenmiyor ve mekan pis kokuyor. Burası restore edilip bir kütüphane olmalı tıpkı yoncalık semtinde yapıldığı gibi. Orada askeri hamam vardı şimdi kütüphane oldu. İstanbulkapı da kütüphane olmalıdır” şeklinde konuştu.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.