Erzurum Haber

Slide Slide Slide Slide

Tek gündem Mısır mı olmalı?

Tek gündem Mısır mı olmalı?
21 Ağustos 2013 - 13:46

İklimini Balkanlardan gelen sıcak/soğuk hava dalgaları belirlerdi, oysa son dönemde Orta Doğu’nun sıcak iklimiyle kavrulan bir Türkiye var.

Ütopik bir dış politika ve orantısız güçle Orta Doğu’nun balans ayarına yeni ayar çekme girişimleri, küresel anlamda da ısınmalara sebebiyet vermeye başladı.

Bir tarafta Suriye’nin çöl sıcakları diğer tarafta Nil Nehri’nin nem dalgası, Balkanlardan gelen her türlü hava akımını özletir oldu.

Atlantik ve Avrupa’dan Türkiye teğetli esen soğuk rüzgarlar, Orta Doğu’daki sıcak havayla karşılaştığında bir tusunami yaratma riskini de beraberinde taşıyor.

Küresel ısınma, ılımlı hava akımlarına meydan okur bir tavır içerisinde. Bütün bunlar Orta Doğu ikliminde önemli değişiklikler olacağının önemli sinyallerini veriyor. Görünen o ki, Orta Doğu’da “Arap Baharı” sonbahara, kışa doğru iz sürüyor.

Bölge, böylesi önemli iklim değişimleri içerisinde seyrederken, Türkiye, sanki sonbaharda ağacın dalında rüzgara karşı kopmamak için inatla direnen yaprağın görüntüsünü sergilemeye çalışıyor.

Türkiye’nin Gezi Parkı Olayları gündemine pabuç çıkartacak yeni gündemi, son bir aydır Nil Nehri kenarlarında boy gösteren Mısır üzerine konumlandırılmış.

Tekelleşmiş medyada sanki Türkiye’nin başka hiçbir sorunu yokmuş gibi tek gündem maddesi Mısır olmuş durumda.

Gündem maddeleri: Mısır ve Türkiye karşılaştırmaları, Mısır’da demokrasi, Mısır’da Mursi ve elbette ki Mısır’da Sisi.

Öncelikle:
Mısır konusunda Türkiye’de ısrarla sanki İslamcı bir hükümete karşı seküler bir ordu darbe gerçekleştirmiş gibi bir hava yaratılıyor. Yok böyle bir şey çünkü darbeyi yapan da darbe karşıtları da İslamcı.

Türkiye’de darbeyi protesto edenler nedense Sisi’nin İslamcı kimliğini sürekli gizleme eğilimindeler. Oysa, Sisi’nin yanında İhvan daha çok ılımlı Müslüman görünümünde kalır. Yani Sisi daha radikal düzeyde İslamcı. Öyle ki, Sisi’nin  “Bekaret Testi” uygulamasını bütün basın yazdı…

Ancak, Mısır olayları başladığı günden beri Türkiye’de Mursi mazlum, Sisi gaddar olarak resmedilmeye çalışıldı, hala da bu nitelendirme devam ediyor. Oysa son tahlilde temelde ordunun ve Batı’nın desteği, görünürde ise, ‘Arap Baharı’ adıyla halkın isteği ile yapılan darbe sonucunda Hüsnü Mübarek devrilerek işbaşına geçen bir Mursi gerçeği var.

Mübarek’ten sonra ilk defa seçimlerle iktidara gelen Mursi, seçimle geldiğini unutarak, hemen her şeyi kendi anlayışına göre dizayn etme çabası içerisine girdi. Bu defa da aynı Mübarek olayına benzer şekilde, halkın isteği, Batı’nın ve ordunun desteği ile Mursi indirildi.

Mısır’daki olaylar şu anda Mısır’da yeni yönetimi elinde bulunduranlar için ‘Terör’, bundan rant bekleyenler için ise, ‘katliam’. Bunun bilimsel adı ‘Algıda seçicilik’.

Pekala Türkiye ile Mısır karşılaştırılabilir mi?

Mısır’la Türkiye’yi karşılaştırmak Zeytinyağlı Enginarla, Tereyağlı İskender’i birbirine benzetmeye benzer.

1876 Kanun-i Esasi’den beri ‘Demokrasi’ için doğum sancıları çeken ve hala o doğumu bile gerçekleştiremeyen Türkiye ile Mısır’ı karşılaştırmak yaklaşık 140 yıllık bu doğum sancısını görmezlikten gelmek demektir. Demokrasi’ye henüz gebe dahi kalamayan Mısır’ın önünde daha çok uzun ve sancılı yıllar var. İşte sadece bu yüzden bile Mısır’la Türkiye karşılaştırılamaz.

Buna rağmen son dönemde Türkiye’nin sanki en önemli tek gündem maddesi Mısır’mış gibi tartışılmakta, Mısır da Mısır denmektedir. Mısır’da Müslüman Müslüman’a zulmetmekte ve bu da elbette ki, hepimizi üzmekte…

Ancak, birileri Diyarbakır’da Kürtçe afişler asıp, özerklik naraları atarken, açılım adıyla Türkiye bölünme noktasına doğru sürüklenirken, Doğu Türkistan’da, Kerkük’te binlerce Müslüman Türk katledilirken, yine Türkiye’de birileri anlaşılmaz bir şekilde ‘sadece’ Mısır hayranlığı görüntüsü içerisinde, semboller tasarımlayarak patlamış mısır, haşlanmış mısır hezeyanları sergiliyorlar… Anlamak zor… zor… zor…

 

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.