Erzurum Haber - 23 Eylül 2019, Pazartesi

Sigara ile kanser hücrelerinin hikayesi

31 Ağustos 2019, 14:06

Yaşam var olma mücadelesidir. Vücudumuzu oluşturan her bir hücre oluşturduğu bedenin bütünlüğü ve sağlığı için çabalar. Organizma bu süreçte genetik, fiziksel ,kimyasal, mikrobiyolojik ve ruhsal incitici etkenle karşı karşıyadır. Bu incitici etkenler üzerimizde değişiklikler oluşturur. Bu etkenleri bildiğimiz sürece yaşam mücadelesinde önemli bir adım atarız. Çeşitli zarar verici etkenler canlılarda ve onların organlarında değişikliklere yol açan bir süreç başlatır.

Hikayemiz soluk borusunun akciğerlere girdiği noktada başlıyordu. Bulunduğu ortamda her gün o kadar çok duman soluyordu ki bunun yüzünden akciğerler yer yer kararmaya başlamıştı ve soluk borusunun akciğerlere girdiği yerde bir hareketlilik vardı. Hücreler sürekli çoğalıyor ve sürekli çoğalan bu hücreler korkunç bir kargaşa yaratıyordu. Telaşla oraya yaklaştı ve orada kendisinden oldukça kocaman, çekirdeği çok daha koyu ve çirkin görünen bir hücre gördü ve hemen sordu

-Affedersiniz burada neler oluyor, siz kimsiniz?

-Öhö öhö öhö. Seni üzmek istemem ama ben bir kanser hücresiyim,

-Kanser hücresi?

-Evet

-Neler oluyor burada , bu kalabalık nedir böyle?

-Bu uzun bir hikaye. Aslında her şey birdenbire olmadı.

-Ama ben sizi yeni görüyorum

-Bizler de buraya ait hücreleriz. Çok uzun zamandır maruz kaldığımız duman bizi sürekli tedirgin ediyordu. Başlangıçta çok mücadele ettik dumana karşı. Duman bize zarar verdikçe nükleusumuz ona karşı çıktı , içindeki DNA yı korumaya çalıştı.

–Nasıl yani siz buraya yeni gelmediniz mi?

-Hayır. Biz zaten buranın hücresiyiz. Ve aynen senin gibiydik bizde, güzel, temiz ve sağlıklı….

Ve gözleri dolmuştu kanser hücresinin, o güzel günlerini hatırlayınca.

-‘Evet çok uzun bir hikaye’ dedi ve devam etti kanser hücresi

-Uzun bir mücadelenin hikayesi ve biz sonunda bu mücadeleyi kaybettik

-Ne mücadelesi?

Evet hücrenin kafası çok karışmıştı

-Aslında biz hücreler zekiyiz. Çekirdeğimizde yaşamımız için gereken bütün bilgiler var ve o bizim hayatımızı kontrol ediyor. Nasıl yaşayacağımızı , nasıl besleneceğimizi ve hatta ne zaman öleceğimizi bize söyler ve biz de onun dediklerini yaparız.

Kanser hücresi bir iç geçirdi ve devam etti

– Biz de zaten senin gibiydik

-Ama hiç de öyle görünmüyorsunuz. Çok büyük, düzensiz, açgözlü görünüyorsunuz. Buraları kirletmişsiniz. Buraların normal yapısını hep bozmuşsunuz. Her yer karmakarışık görünüyor.

-Duman etkisi bizi farklı bir hücreye dönüştürdü. Artık normal fonksiyonlarımızı yitirip yeni özellikler kazandık , ama öyle güzel özellikler değil bunlar. Bütün olup bitenler beni ve burada benim geçirdiğim bu değişiklikleri geçiren diğer hücreleri çok üzüyor. Gittikçe kötüleştiğimizi görüyorum. Bizim bu hale gelmemizde sigara dumanındaki kanser yapıcı maddelerin rolü çok büyük. Geri dönüşsüz bir yola girdik ve artık değişen çekirdeğimiz bizi sizin gibi güzel kontrol edemiyor, yavaşlayamıyoruz. Senin için gerekli olan besinleri ,oksijeni , kanı da biz alıyoruz. Çünkü kendimizi kontrol edemiyoruz.

-Sizin yüzünüzden biz normal işimizi yapamıyoruz. Buraları çok kirletmişsiniz bizim de huzurumuzu kaçırdınız

-Seni anlıyorum. Normal fonksiyon için, yaşamını sürdürmek için oksijene besine ihtiyacın var, Ama bizi bu dumandaki katran nikotini gibi zararlı maddeler değiştirdi ve artık iyi özelliklerimizi kaybettik, kendimizi kontrol edemeyen açgözlü, bencil, istilacı hücrelere dönüştük. Ve aslında hiç de mutlu değiliz. Çok üzgünüz , Keşke şimdi senin gibi biz de normal hücreler olabilseydik….

Hücre de bunları duyunca çok üzülmüştü. Bu aç gözlü kanser hücresini durdurmalıydı. İlk önce ona kendinden biraz bahsedip nasıl harika bir şey olduğunu anlatmak istiyordu . Kendisi bu kadar mükemmelken bu kanser hücresinin gelip burada onların yerini almasını, buralara böyle zarar vermesini hazmedemiyordu.

-Çekirdeğim beni yöneten merkezdir. Vücudumla ilgili bütün özelliklerim ve kalıtımım çekirdeğimdeki DNA molekülleri denen çok küçük ve oldukça karmaşık olan ’’kromozom’’ denen yapılarda bulunur. Bu DNA’lar çekirdeğimin önemli bir kısmını oluşturur.

-Bizim de çekirdeğimiz var

-Ama çok büyük , koyu ve çirkin görünüyor

-Biliyorum. Biz de ne kadar çirkinleştiğimizin farkındayız ve çok üzgünüz. Üstelikte artık geri dönüşü olmayan bir sürece girdik

-Ve çok istilacı görünüyorsunuz, biz hücreler için her şeyin bir sırası vardır. Çekirdeğimiz bunları bilir ve bize söyler, biz de onun söylediği sırayla yaşamımızı ve fonksiyonlarımızı

yerine getiririz. Ve zamanı gelince de organizmamızın daha güzel işlevler yapması için yeni hücreler gelsin diye ölürüz

-Çok doğru söylüyorsun, biliyorum bunları

-Ama hiç de biliyor gibi davranmıyorsunuz

Kanser hücresi bu sözler karşısında çok üzülüyordu . Ama artık çok geçti, ne kadar üzülse de faydası yoktu.

– Bu dumanı biz hücrelere verdiği zararı düşündükçe keyfim kaçıyor.

Bu sırada soluk borusundan gelen duman hücreyi de etkilemişti

-Aaa bu ne kötü bir şey , bu da nedir, çekirdeğimi acıttı

-İşte dedi kanser hücresi bu duman yıllarca hep bizi de acıttı.

Hücrenin canı bu dumandan biraz yanmıştı ama konuşmasına devam etti

-Tüm vücut hücrelerimiz mitoz yolu ile çoğalır. Biz öyle sizin gibi düzensiz değiliz. Muhteşem bir genetik yazılıma sahibiz. Ve her şeyimiz belli bir düzen içindedir. Yani bölünmemiz gibi büyümemiz, beslenmemiz, yaşamımız ve ölümümüz de hep düzenlidir.

-Bunları bilmiyor muyuz sanıyorsun. Biz aslında senden farklı değildik ki. Ama duman bizi böyle yaptı. Dumana maruz kaldığımızı ilk andan itibaren hastalanmamak için direndik, ama verdiğimiz bütün mücadele dumanın etkisi devam ettikçe boşa çıktı.

-Nasıl yani bu şekle gelmeniz siz istemeden mi oldu?

-Aynen onu demek istiyorum. Dumanın bizi incitmesi çekirdeğimizi bozdu ve büyüttü, sitoplazmamızın şeklini bozdu, hızlı büyümemize neden oldu ve böylece bizler aslında yaşamıyor ,yaşam mücadelesini kaybediyoruz.

Evet hücrenin kafası karışmıştı ama neler olduğunu da anlıyordu sanırım

Kanser hücresi devam etti

-Hücre bazında incinmenin nasıl olduğunu bilirsek yaşam savaşını kazanma yolunda daha iyi adımlar atabiliriz.

Dedi kanser hücresi. Hücre anlamıştı bu kanser hücrelerinin de bu hale gelmekten mutlu olmadıklarını. Kendi dokularına zarar vermek onlar için de çok üzücüydü.

Kanser hücresi düşünceli ve üzgün bir şekilde devam etti

-Biz hücreler doku yada organların fonksiyonlarını belirlenmiş sınırlarda sürdürürüz, ancak duman bize hasar verdikçe yapımız bozuluyor

Diye tekrar etti yine kanser hücresi, dumanın kendilerini bu hale getirmesini bir kez daha kınayarak.

-Biz hücreler kendimizi bu incinmelerden korumaya çalışırız, bizi inciten etken devam ettikçe ilk önce şeklimiz değişir, boyutumuz artar sonra sayımız artar ve normalde belli bir sürede yok olup yerimizi yeni hücrelere bırakmamız gerekirken kendimizi kontrol edemeden çoğalırız. Yani sürekli mitoz evresinde çoğalırız, buraları böyle tıka basa doldurup düzensiz şekiller, kocaman kitleler oluşturmamız ve buraları kirletmemiz de bundandır işte.

Hücre üzülmüştü kanser hücresinin bu haline

Kanser hücresi devam etti,

– Bizi inciten bu dumanın derecesine ve içindeki zararlı maddelerin miktarına göre hasar görüp değişir ölüme gideriz ve her zaman bu kadar çoğalmayız. Ama dumanın verdiği bu zarar sonucunda bazen de ölmeyiz ve böyle değişerek çok ileriye gidip kontrol edilemeyen bir şekilde çoğalırız.

-‘ ama herkes kanser olmuyor’ dedi hücre

-Bu sürecin meydana getirdiği hastalıklar herkesde aynı oran ve şiddette olmuyor.

Diye devam etti kanser hücresi

-Peki niye böyle? diye sordu hücre

-Dumana maruz kalındığı ilk andan itibaren hücre hastalanmamak için direnir, ama verdiği bütün mücadeleye ve savunma mekanizmalarına rağmen hücre hastalanır. Ancak bu dumana maruz kalan tüm kişilerde hastalığın mutlaka aynı sürede ve şiddette gelişeceği söylenemez. Genetik özelliklerimiz ve çevre bu hastalıkların oluşumunda ve gidişatında etkilidir.

Bu arada hala devam eden duman hücreyi iyice rahatsız etmeye başlamıştı. Oksijeninin azaldığını hissediyordu. Çekirdeği de çok rahatsız olmuştu

-Peki bu duman artık gelmese siz düzelir eski güzel halinize yeniden dönebilir misiniz?

Kanser hücresi üzgündü ve böyle bir şeyin artık mümkün olmadığını bu sağlıklı, güzel ve temiz hücreye söylemeliydi

-Bizi değiştiren uyarı ortadan kalksa bile büyümeye devam ederiz. Vücudun normal hücrelerinden daha hızlı ve düzensiz büyüyüp, daha çok enerji harcar, kişinin besinini tüketiriz. Biz artık kontrolü imkansız, anormal bir doku kitlesi olduk dedi.

Bu bilgiler karşısında hücre ümitsizliğe kapılmıştı. Ve anlıyordu ki geri dönüşü olmayan bir yola girmişti artık bu kanser hücreleri. Karşısında gördüğü bu çirkin hücrelerin oluşturduğu kocaman yığın ve bu kirli ortamı, artık DNA da ki geri dönüşsüz bozulmalarla normal çizgiden

sapmalar sonucu oluyordu. Artık bu geri dönüşsüz bir süreçti. Hücre, kanser hücresinin verdiği bu bilgileri üzüntüyle dinlemeye devam ediyordu.

-Akciğerlerdeki hücrelere kanser yapıcı maddelerin etkisi ile oluşan mutasyonlar ve diğer genlerimizi değiştiren zedelenmelerin, aslında biz tüm hücrelerde var olan kanser yapıcı genleri uyardığı ve kanseri baskılayıcı genleri işlevsiz bıraktığı açıktır.

Hücre içinden geçirdi ”kanser hücresi de ne çok şey biliyor” diye

-Uzun süre sigara içenlerde akciğer hücrelerindeki DNA onarımı yeteneği sağlıklı kişilere göre çok daha büyük oranda azalıyor. Genlerimizin sağlığının korunmasında bekçi olan 17. kromozomun kısa kolunda yer alan P53 kanser baskılayıcı genin mutasyonları da akciğer kanserinde sıkça görülüyor

Hücre hemen kanser hücresinin sözünü kesip devam etti

-Bütün bunlara duman neden oluyor öyle mi?

-Maalesef

Dedi kanser hücresi

Ve artık anlıyordu hücre ‘’ Canlı vücuttaki en küçük birim olan biz hücreler sürekli olarak uyarılır, bu uyarılara uygun karşılıklar vermeye çalışırız, ama bu ilişkiyi bozan tüm etkenler genetik kodlarımızı bozarsa kanser hücresine dönüşüm kaçınılmaz bir hale gelir. Evet bu da organizmanın ölümü demektir.’ Hücre bütün bunları düşünürken içi sıkılmıştı. Artık bu ortamdan uzaklaşmak istiyordu, tam o sırada kendisine yaklaşan güzel, temiz, sağlıklı bir hücre görmüştü ve onu görünce çok mutlu oldu.

-Merhaba oksijen dolu, aydınlık, güzel hücre,

-Merhaba, ama siz de kimsiniz. Neden bu kadar çirkin ve koyu görünüyorsunuz?

Aydınlık Geleceğimizin pırıl pırıl gençlerine sigarasız ve sağlıklı bir yaşam dileğiyle…

Yazarın Son Yazıları

Yorumlar

  1. Berkay Akalp diyor ki:

    Güzel bir bakış açısıyla düşünülüp iyi diyaloglarla hikayeleştirilmiş. Konunun üzerine düşünüp önemli çıkarımlarda bulunmaya itiyor okuyucuyu. Kalemine sağlık

  2. Aytül Hançerler diyor ki:

    Dr Hanıma çok teşekkür ederim. Okuyan her insanın anlayabileceği bir dille sigara kanser ilişkisini anlatmış. Bu tarz yazıların devamını dilerim.

  3. Tuncay Gezer diyor ki:

    Güzel bir yazı. Hekimlerin sigara zararlıdır yazılarından bıkmıştık. Tüm gençlere tavsiye ve ebebeyinlere tavsiye ederim…

  4. Baki Çelikdağ diyor ki:

    Demekki bu illet başka şekilde de anlatılabılırmuş. Tebrikler…

  5. Soner Üstün Yer diyor ki:

    Güzek bir anlatım. Tebrik ederim. Bir kitapcık halinde okullara dağıtılmalıdır…

  6. Derya Turbil diyor ki:

    Üslubunuzu takdir ediyorum.sigaranın hücrelerde yol açtığı tahribat daha güzel anlatılamazdı

  7. Leyla Özmen diyor ki:

    Sigaranın zararları ancak bu kadar güzel anlatılır inşallah sigara içenler okuyup biraz etkilenirler.

  8. Neşe TASLAK diyor ki:

    Canım arkadaşım ;güzel bir konu ile başlangıç yaptın.eline emeğine sağlık.sigara _ kanser ilişkisini çok güzel bir anlatım ile sundun bizlere.teşekkür ederiz

  9. levent diyor ki:

    Sigara sağlığa zararlıdır ama nasıl zararlıdır bu olayın hikayelestirilerek anlatılması çok iyi bir fikir

  10. Tuna diyor ki:

    Güzel anlatım. Kaleminize sağlık

  11. Onur Ceylan diyor ki:

    Çok güzel anlatmışsın abla tebrik ederim

Yorum Yaz


*