Erzurum Haber

Sevda Güneş röportajı…

Sevda Güneş röportajı…
348 Kez
03 Haziran 2014 - 11:31

Erzurumlular olarak hep gidenleri eleştiririz. Bu kentte doğup bu kentte büyüdüler ama parayı bulunca kenti terk edip gittiler diye. Gidenler hemşehri sohbetlerinde ‘keşke birkaç yıl önce gelseymişim’ diyerek verdikleri kararın ne kadar doğru olduğunu tasdik ettiler. Kimi işsizlikten gurbete çıktı kimi malım para etsin dedi, kimi de çocuklarına iyi bir eğitim için yollara düştü. Kent sürekli göç verdi. Doğup büyüdüğü şehri terk edip gurbette çıtasını yükseltenler neden geriye dönüp bakmadı? Ülke ekonomisinde söz sahibi olan isimler neden memleketlerine yatırım için geri dönmedi? Bu hafta rotamızı Türkiye’nin kalbi dünya şehri İstanbul’a çevirdik. Maltepe Erzurumlular Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Süha Dengizek ile İstanbul’dan Erzurum a baktık.

Süha Bey kaç yıldır İstanbul’da yaşıyorsunuz?
Ben işadamı olduğum için İstanbul ile sürekli ticaretim vardı zaten. Çok uzun yıllar bir ayağım İstanbul’da diğer bir ayağım Erzurum’da idi. Ancak yerleşik olarak 2003 yılında İstanbul’a geldim. Aile üyelerim zaten bu kentte yaşıyordu.

Neden göç ettiniz?
Beni tanıyan bilir, ben iyi bir Erzurum milliyetçisiyim. Bir şehre faydalı olmak için sadece o kentte yaşamak ölçü değildir. Ben babamı kaybettim, kardeşlerim zaten İstanbul’da yaşıyordu. Bu kaybın ardından onlar üzerimde ciddi baskı oluşturdular. Onları yalnız bırakmamak için İstanbul’a geldim yani bir nevi babamın yokluğunu onlara hissettirmemek için geldim.

Kaç yıldır vakıfta başkansınız?
Bu benim üçüncü yılım. Daha önce yönetim kurulu üyeliği yapıyordum. Aslında İstanbul’a geldiğim ilk günden beri vakıfta aktif olarak yer almaya başladım.

Neler yapıyorsunuz vakıfta, kaç üyeniz var?
6 bin kayıtlı üyemiz var. Çok eski bir vakıf burası. Bir vakfın yapması gereken her şey yapılıyor vakfımızda. Mülkiyeti vakfa ait 4 katlı binamızda çeşitli kurslar tertip ediyoruz. Spor, eğitim, kültür – sanat ve yabancı dil kursları düzenliyoruz. Erzurum’un resmi ve özel günlerinde programlarımız oluyor. Belki Erzurum’da unutulmuş birçok geleneği biz bu vakıf aracılığı ile İstanbul’da Erzurumlulara yaşatıyoruz. Herfene günleri, kurtuluş törenleri, tandır başı sohbetleri bunlardan bazıları.

Erzurum adı altında İstanbul’da çok dernek, vakıf var. Niye bu kadar fazla, bir çatı altında toplanma imkânı yok mu?
Yok, olmuyor olamıyor. Ben İstanbul’a gelince bazı kötü özelliklerin burada son bulacağını sanıyordum. Çekememezlik, dedikodu ve ben olgusu maalesef bizim en temel özelliklerimiz, buraya gelince daha iyi anladım. Biz gittiğimiz her yere bu yapımızı götürüyoruz, asla değişmiyoruz. Sizde bahsettiniz bu şehirde irili ufaklı dernek, vakıf hatta konfederasyon var. Ama hiçbir organizasyonda güç birliği yapamıyoruz. Herkeste bir ben düşüncesi var, biz diyemediğimiz için bir birleşme ve güçte olamıyoruz maalesef.

İstanbul genelinde ne kadar Erzurumlu var, elinizde bir rakam var mı?
Elbette var, resmi rakamlara göre 70 binin üzerinde Erzurumlu yaşıyor İstanbul’da. Bunların yaklaşık 20 bini sanayici ve işadamı. Ödedikleri vergiler ve yanlarında çalıştırdıkları işçilere baktığınızda milyon dolarlık servete sahip binlerce hemşerimiz var bu kette.

Madem bu kadar iddialı ve paralı işadamımız var, neden Erzurum’a yatırım yok?
İşte burası sözün bittiği yer. Bazı işadamları memleketi ile her türlü ilişkisini kesmiş. Daha Erzurum’dan İstanbul’a göçerken tasını tabağını, tarlasını satmış. Kimliği dışında Erzurum ile hiçbir alakası kalmamış, burada kimse ile görüşmüyor zaten. Bunların yanında çok işadamı var ki burada Erzurum’u yaşıyor, yaşatıyor. Mesela benim tüm arkadaş çevrem Erzurumlu, zamanımın çoğunu onlarla geçiriyorum. Benim gibi hayat tarzı olan insan sayısı çok fazla. Ancak Erzurum’a yatırım gelmemesinin tek suçlusu göçen işadamları değil elbette. Şehri yönetenlerin de hatası bir hayli fazla. Defalarca kendilerini buraya davet ettik. Ama teklifimize olumlu yanıt alamadık. Yani kapımızı çalan olmadı. Bir kez Ahmet Küçükler geldi oda bir konuşma yaptı, hiçbir şey anlatmadan gitti. Diyeceksiniz ki iyide illaki birilerimi gelip sizi ikna edecek. Evet birileri gelip bu işleri anlatmalı ve hangi alanda yatırım yapılabilir bunun ip uçlarını vermeli. Eğer bunu yapmazsak hiç kimse gelip şehrimize yatırım yapmayacak. Biz vakıf olarak bu işlere öncü olmak istiyoruz. Şuan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen vakfımızın mütevelli heyetinde, bu vakıftan ve Erzurum’dan hiç kopmamış bir isim. İstanbul’da yaşayan Erzurumluları tanır, sanayici iş adamı kimdir bilir. Elbette bunları tek tek gezip şehrin durumunu anlatması zaman alır. Bize bir takvim verir ise bu insanları Mehmet Bey ve şehrin vekilleri ile bir araya getirebiliriz. Birlikten kuvvet doğar, zararın neresinden dönersek kardır.

Binlerce Erzurumlu İstanbul’da yaşamasına rağmen ciddi bir lobi yok. Örneğin seçimlerde bile tek ses olamıyorsunuz, bu durumu nasıl açıklarsınız?
Doğru maalesef biz bir Karadenizliler kadar dışarıda söz sahibi değiliz. Nicelik var ama nitelik yok. Sözlerimin başında dedim ya memlekette sorun ne ise burada da durum aynı. Bizde hala ben kavgası var. Bu memurumuzda da aynı sanayicimizde de. Ben bu gidişata isyan ediyorum. Değişebiliriz, zaten değişmez isek bir dönem sonra memleketimiz için yapacak hiçbir şeyimiz olmayacak. Çok göç veriyor Erzurum, nitelikli inanlar gidince yerleri niteliksiz insanlar tarafından dolduruluyor. Bu nedenle belki yarın o çok övündüğümüz kentimiz olmayacak. Herkes çok iyi düşünmeli, elinden gelenin fazlasını yapmalı. Ben Erzurum’da bu kadar Erzurum’u yaşamıyordum, burada işim biter bitmez vakfa geliyorum. İstanbullular olarak gerçekten Erzurum’un geleneklerini biz burada yaşatıyoruz. Ama yetmiyor, asıl olan yer kan kaybederken İstanbul’da o şehri yaşamanın da bir anlamı kalmıyor. Yani özetle sadece iş adamaları suçlu değil o şehrin bu hale gelmesinde sıradan vatandaştan tutunda şehre gelen yöneticinin bile payı büyük.

Vakıf binasına girdiğimizde seminer türü bir toplantı vardı. Binanın altında da sanki mini bir spor salonu var…
Binamızın alt katı spor salonu, burada çeşitli spor branşlarında kurslar veriyoruz. Tecrübeli hocalarımız var, onlar sağ olsun gelip gençlerimizi eğitiyorlar. Üst katta ise özellikle bayanların bir araya gelmesi için salonlarımız mevcut. Zaman zaman seminer tarzı organizasyonlar da yapıyoruz. Bu tarz toplantılarımıza yalnızca Erzurumlular katılmıyor, burada yaşayan insanlar da faydalanıyor. Örneğin bugün ‘doğal afetler esnasında neler yapılmalı’ konusunda uzman bir arkadaşımız seminer düzenledi. Çokta faydalı oldu, afet esnasında bilmediğimiz veya yanlış bildiğimiz birçok konuya temas edildi. Yanı sıra burada okuyan öğrencilerimiz var, onlara burslar verip eğitimlerinde yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Dernekler partiler üstüdür, siyasiler ile aranız nasıl?
Kesinlikle haklısınız, benim şahsım olarak belli bir siyasi görüşüm var. Vakıftaki yönetici arkadaşlarımızın da hepsinin farklı siyasi görüşleri var. Ancak bu durum hizmetlerimize ve siyasilere bakış açımıza kesinlikle yansımaz. Binlerce üyemiz var ve bunların hepsinin farklı siyasi görüşleri olabilir, biz hepsine aynı yakınlıkta aynı uzaklıktayız. Vakfımıza gelen her partiye üye siyasetçilerimize de bakış açımız aynıdır. Gereği gibi ağırlar onure ederiz, bu bizim ev sahibi olarak geleneğimizde var.

İstanbul’dan Erzurum’a bakınca kara bulutlar gördük, bir türlü kabuğunu kıramayan bir kent. Çok âlim çok zengin yetiştirmiş amma hep üvey evlat muamelesi görmüş. En yakın örnektir Karadeniz. Trabzon’dan, Rize’den metropole gidenler ne evlerini ne tarlasını satmış, geri dönecek bir ocağım olsun istemiş. Hatta çok zorda kalıp bir gün evimi satmayayım diye veya çocukları ileriki yıllarda satmasın diye aile büyüklerinin mezarını evinin bahçesine yapmış. Bu nedenle memleketi ile bağını hiç koparmamış. Yüzünü Batı’ya dönmüş ama bir ayağı da doğduğu şehirde olmuş. Başkan Dengizek anlattıkları ile aslında hiç birimizi şaşırtmadı zira hepimiz bu sorunun cevabını biliyoruz. Hepimiz suçu hep başkalarına atıyoruz oysa eğer bir değişim istiyorsak önce kendimizden başlamalıyız. Dünyanın gözdesi İstanbul’da gelenek ve göreneklerimizi yeni

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.