Erzurum Haber

Serbest kıyafet istenmiyor

Serbest kıyafet istenmiyor
654 Kez
24 Mayıs 2013 - 11:03

Emrah AKKAYA/ERZURUM

Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji Program Koordinatörlüğü 5 kişilik bir ekiple eğitim öğretim hayatında uygulamaya koyulan “Kılık Kıyafet Serbestliğini” araştırdı. Grup odak görüşmesi sonucu yapılan araştırmadan çıkan veriler Atatürk Üniversitesi Oditoryum A salonunun da düzenlenen panelde yaklaşık 800 kişiye anlatıldı. Araştırmaya göre bazı öğrencilerin uygulamadan memnun olduğu, bazılarının da tek tip kıyafet sistemini geri istediği ortaya çıktı.
Panelin açılış konuşmasında, eğitim süreçlerinin her aşamasının bireyin gelişiminde önem taşıdığına vurgu yapan Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Üstün Özen sözlerine şunları ekledi: “İlk ve orta öğretim ile lisans ve hatta lisansüstü eğitim planlamalarının birbiriyle uyumlu ve bireyin kariyerini olumlu yönde etkileyecek yönde sistematikleştirilmesi önem taşımaktadır. Değişen dünyaya uyum sağlamak, eğitim süreçlerimizi de sürekli gözden geçirmemiz ve geliştirmemizle mümkün olacaktır. Bu bağlamda toplumumuzu oluşturan birer birey olarak çocuklarımızın yaşamlarında önemli bir yol gösterici olarak üzerimize düşen sorumlulukları gerçekleştirmemiz gerekmektedir. Bugün gerçekleştireceğimiz panel de toplumsal fayda açığa çıkarmak ve eğitim süreçlerine ilişkin beklenti ve değerlendirmeleri bir arada tartışmak açısından önem taşımaktadır. Bu tür çalışmaların toplumsal fayda açığa çıkarmak açısından yürütülmesini dilerim.”

Çalışma Erzurum merkezde yer alan üç farklı orta öğretim kurumunda Mart ve Nisan ayları içerisinde gerçekleştirildi. Çalışmaya her okulda farklı sınıflarda yer alan 7 öğrenci olmak üzere toplamda 20 öğrenci, 10 öğretmen, 5 idareci ve 10 öğrenci velisi katıldı. 7 kişilik gruplarla grup odaklı nitel görüşmelerin sonuçlarının değerlendirildiği panelin başkanlığını yürüten ATA-AÖF Sosyoloji Program Koordinatörü Doç. Dr. Mevlüt Özben, araştırmanın kavramsal çerçevesi, kullanılan yöntem ve teknikler ve kuramsal temelleri üzerinde durdu. Doç. Dr. Nuray Karaca, “Bir Söz Söyleme ya da Kendini İfade Etme Aracı Olarak Giysiler/Üniformalar” ve “ergen kimliği ve üniformalar “başlıklı konuşmasında giyim tarzının bir kimlik göstergesi olmasına değinirken; “Okul Üniformaları ve Disipline Edilen Toplum” başlıklı konuşmasında Yrd. Doç. Dr. Erem Sarıkoca, okullarda giyilen üniformaları sosyolojik açıdan değerlendirdi. “Rekabetçi Tüketim ve Giysiler” başlıklı konuşmasında okullarda öğrencilerin giydiklerinin günümüz tüketim olgusu ile bağlarını kuran Yrd. Doç. Dr. Sevil Demiral’ın ardından Yrd. Doç. Dr. Z. Yonca Odabaş, dünyada okul üniformaları ile ilgili tartışma ve uygulamalar konusunda çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Panelde serbest kıyafet uygulaması ile ilgili şu sonuçlar ön plana çıktı:
1. Kılık Kıyafet Serbestliği korunaksız bir ergen kitleyi rekabetçi tüketim çarkının bir dişlisi yapabilir. Gösterişçi tüketim öğrenciler üzerinde muazzam bir sosyal baskı oluşturabilir.
2. Rekabetçi, gösterişçi tüketim girdabına kapılmak, öğrencilerin önceliklerini değiştirebilir. Eğitimin, öğretmenin alt-sıralara düştüğü bir okul atmosferi ortaya çıkabilir.
3. Üniformaların kaldırılması bireysellikten çok ayrıcalığı besleyebilir.
4. Günümüz modern toplumlarında “iyi görünmek kaygısı” herkesi kuşatmış olduğundan okulda her gün üniforma giymenin günlük stresi daha doğrusu bugün ne giysem problemini ortadan kaldırabileceği söylenebilir.
5. Öğrencilerin bireyselliklerini, farklılıklarını ve kendi tarzlarını oluşturmak için mutlaka serbest kıyafete geçmek gerekmeyebilir. Çeşitli aksesualar, çanta, saat, okul kıyafetlerinde bütünü bozmayan değişiklikler yapmak vd. unsurlar bu bağlamda düşünülebilir.
6. Üniformalar sınıfsal farklılıkları ortadan kaldırmaz, olsa olsa belirli ortamlar için tahammül edilebilir seviyede tutabilir. Başka bir deyişle, okul kıyafeti zorunluluğu moda üzerinden cereyan eden yarışı sonlandırmaz, sadece yaşamın başka alanlarına transfer eder.
7. Kılık Kıyafet serbestliği güvenlik açısından baş edilmesi zor sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Okul içi şiddet veya Batı’dan aşina olduğumuz çeteler okulun bir parçası olabilirler.
8. Kılık Kıyafet Serbestliği idari ve sınıf yönetimi açısından kimi olumsuzlukların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir.
Akademisyenler, okul müdürleri, öğretmenler, üniversite ve lise öğrencilerinin sorularıyla katıldıkları panel Doç. Dr. Mevlüt Özben’in “farklı olmak yerine benzer olmaya cesaret edebilir miyiz” şeklindeki tartışmaya açık cümlesiyle sona erdi.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.