Erzurum Haber - 22 Eylül 2018, Cumartesi

Önerilerde bulundu

4 Nisan 2014, 15:36
Önerilerde bulundu

Sayın Başkanlar;

Hizmet için şehri yönetmeye talip oldunuz. Aile bütçenizden sarf ettiğinizparalar ile seçim yarışına katıldınız. Gece-gündüz demeden enerji sarf ettiniz. Erzurum’u çağdaş uygarlık düzeyine getireceğinize, Erzurumluyu rahat, mesut ve mutlu kılacağınıza söz verdiniz, yemin ettiniz.

Bu güzel duygularınıza hemşerilerimiz inandı, güvendi ve sizleri reyleriyle iş başına getirdi. Sizleri coşkuyla kutlarım.

Sayın Belediye Başkanları;

Bugüne gelinceye kadar şehir düzenine alışamayan, o düzeni yozlaştıran Erzurum halkı değil, Erzurum’un günlük hayatını mekanında ve sokağında zehir eden, yaşadığı ortamda huzursuz, mutsuz kılan bir kısım belediyelerin sorumsuz icraatı olmuştur.

Erzurumlu, Erzurum’un olan her şeyine hasret kalmıştır.

Sayın Başkanlar;

Erzurumlulara lütfen uygarlığın ürünlerini veriniz. Erzurumluları mutlu ediniz. Mutlu olmak kısaca sevmek, memnun olmak demektir.

İnsanoğlu hayata, insan gibi yaşamak için gelir. O halde; teneffüs ettiğimiz hava, içtiğimiz su, odamızı aydınlatan ışıktan, Erzurumlu memnun ve mutlu mudur? Değilse; bu şehrin sakinlerini insan gibi yaşatmak en önde gelen görevimiz olmalıdır.

Sayın Belde Başkanları;            

Halkın çoğunluğunun şehir kültürüne ayak uydurması, gün geçtikçe güçleşmektedir. Köyden şehre göç, şehir kültürünü silip götürmüştür. Bu göç nedeniyle ilimizde okur-yazar nispeti de azalmaktadır.

Bir tarafta; işsizlikten kaynaklanan ve her geçen gün artan seyyar satıcıların ana caddelere kadar inmeleri, ekmek parası için körpecik çocuklarına kağıt-mendil sattırmaları, ayakkabı boyacılığı hatta dilencilik yaptıran ailelerin geçim sıkıntısı araştırılmalı ve yüzeye çıkarılmalıdır. Ezilen bu öfkeli yığınlara yapısal, sosyal eğitim düzenlemeleri yapılmadıkça istikrarın sağlanmasının da netice vermeyeceği bir hakikattir.

Sayın Başkanlar; bugüne kadar şehrin alt yapı hizmetlerine hiç bir sorumlu el atmamıştır.

Şartlara uygun olmayan çukurlara, lağım suyu/temiz su boraları döşenmiş, daha sonra doğalgaz boruları ile PTT kabloları ilave edilmiştir. Şehrin birçok semtinde bu sıkıntı büyük bir problem olarak devam etmektedir. 1938 yılında Erzurum Valisi rahmetli Haşim İşcan, Erzurum’u, Lambert planına göre donatmış, Cumhuriyet, Paşalar ve Hastaneler caddelerine ilaveten devlet konutları-parklar vs. hizmetleri ile şehri Doğu’nun Paris’i yapmıştı. 76 yıl öncesine göre şehrin trafik sorunu bu gün yüzde yüz artmıştır.

Cadde ve sokaklara bir ilave yapılmamıştır

Tıpta; bir yanlış uygulama insan hayatını; amme hizmetindeki yanlışlıklar bir toplumu tehlikeye düşürür. Bu anlayışı ile şehirde trafiği rahatlatacak çareler aramak zorunluluğu doğmaktadır. Yıllar süren bu kemikleşmiş sorunu sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın rayına oturtacağına yürekten inanıyoruz. Erzurumlu, dengesiz yaşamanın içinde; bocalanmasını sürdürmektedir. Bir ilim adamı, ‘Bir yılık planı uygulamak istiyorsan pirinç ek, on yıllık bir plan için ağaç dik, yüzyıllık bir plan tasarlıyorsanız halkı eğit’ demektedir.  O halde ayaküstü tedbirlerden vazgeçip, kalıcı hizmetlerle “Doğu’nun Paris’i Erzurum”dur dedirtiniz.

Sayın Başkanlar;

Şehrimize tedirginlik yaratan bir hususta varlıklıyla varlıksız insanlar arasındaki uçurumun hızla büyümesidir. Trafik kaidelerini hiçe sayarak yarış yaparcasına en işlek caddelerde son model arabalarıyla volta atanlar, caddelerin her iki tarafına araba park edenler, trafik akışını engelleyen at arabaları, yük boşaltan kamyonetler, cadde ortasında yolcu alıp yolcu bindiren, egzozlarından zehir saçan otobüs ve minibüsler, tretuvarlarda vasıtalarını yayalara kapatan, yayalara geçit hakkı tanımayanlar, gündüzleri tozu dumana katan temizlik işçileri Erzurum’u bir çile diyarına çevirmiştir. Böyle bir toplumda mutluluktan söz edilir mi?

Bu nedenle toplumun hayatı, sıhhati ve huzuruyla oynayanların cüretlerini kırmazsanız, insan haklarından bahsedemez, demokratta olamazsınız. Avrupa Birliği’nin bu başıboşluk içinde yüzen bir ülkeyi bünyesine alması hayal bile edilemez. İnsanoğlu temiz, güzel şeyleri, insanca yaşama zevkini göremediği, tadamadığı zaman, ruhu tam tersi olaylarla karşılaşır ve o olaylar insanı bahtsız yapa yapa sonunda zelilleştirir. O insanda artık anormal hadiselerden zevk almaya başlar ve sevinç duyar. Artık bu duruma gelmiş ve bu havaya girmiş insandan insan hakları ve sevgi de bekleyemezsiniz.

Sayın Başkanlar;

Toplumu bu mecraya sokmamak, şehrin kültürünü, sosyal düzenini bozanlara karşı kanun ve nizamlarını uygulamak, ıslah için sosyal ve kültürel faaliyetlere hız vermek zorunluluğundasınız.

Üstlendiğiniz görevin zorluk ve sıkıntılarını göğüslemeye mecbursunuz.

Rey sahibini hoş tutmak, memnun etmek için taviz vermek gibi, küçük müsamahalara göz yumarsanız eşitlik prensibini ihlale yol açmış olursunuz. Bu tavırda toplumda zorbaların türemesine sebep olur.

Sayın Başkanlar;

Hedefiniz güzel duygular olsun. Problemleriniz reçete bulamamak değil, reçetelerin yazdığı ilaçları kullanmak temennisiyle; saygılar sunarım. Başarılar dilerim.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


*