Erzurum Haber

Herkes Sevda Güneş’e konuşuyor…

Herkes Sevda Güneş’e konuşuyor…
500 Kez
28 Ocak 2013 - 16:44

CHP Ankara Milletvekili ve Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan PUSULA Gazetesi Genel Koordinatörü Sevda Güneş’in sorularını yanıtladı. İşte o röportaj…

Türkiye’de yeni bir sivil Anayasa çıkarılması için aylardır çalışan uzlaşma komisyonunda gören alan Tarhan’ la hem yeni Anayasayı, hem de 2014 yılında yapılacak olan yerel seçimleri konuştuk.

Cumhuriyet Halk Partisinin Hukukçu Milletvekili ve Parti Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ile meclisteki odasında bir araya geldik. Kendine has toplu saçları, kısık fakat tane tane konuşmasıyla tanınan Emine Ülkü Tarhan ile hem yeni Anayasa çalışmalarını, hem de CHP’nin seçim politikasını konuştuk. Verdiği her cevapta uzlaştırıcı siyasete vurgu yapan Tarhan, CHP’nin yaptığı siyasette bölge ayrımı gözetmediğini belirtti.

Siz Türkiye’nin tanıdığı hukukçulardansınız. Siyasete girdiniz, CHP’de etkin rol aldınız. Şu sıralarda Yeni Anayasa çalışmalarını yürütüyorsunuz. Ne aşamada çalışmalar?

Türkiye’nin sivil bir Anayasaya ihtiyacı olduğu çok açık. Bu durumu başından beri destekliyoruz. Biz Ana Muhalefet Partisi olarak Türkiye’nin önünü açacak hiçbir projenin dışında olmadık ve tam destek verdik. Anayasa hazırlıkları da bunlardan biridir. Ülkede hukukun üstünlüğüne olan inanç her geçen gün sarsılıyor. Siyaset ile hukuk yürütülemez. Hukuk’un içine siyaset girerse, o ülkede Adalet olamaz. Yeni Anayasa’da demokratik haklara çok önem veriyoruz. Her maddeyi ince eleyip sık dokuyoruz. Henüz ortaya çıkmış net bir tablo yok.

Başbakanın yeni Anayasa söylemlerini nasıl yorumlamak lazım?

( Koltuğuna yaslanıp gözlüğünün altından bir süre bakıyor ) Başbakan çok açık konuştu, ‘kendi Anayasamızı yapıyoruz’ dedi. Bu açıklamada şu gerçek var. Toplumsal bir uzlaşı yok. Elbette böyle bir durumda, biz de durumu benimseyip önümüze dayatılan Anayasayı kabul edelim demeyeceğiz. Hiçbir şekilde tek taraflı bir Anayasaya evet demeyiz.  Tüm toplumu içine alacak bir sivil Anayasa olacaktır. Etnik hassasiyetler, hukuk dengesi, özgürlükler ve demokrasi olmazsa olmaz maddelerdir. Süreci izliyoruz ve çalışmalarımız devam ediyor.

Bu dönem CHP’yi Doğu sorunlarıyla ilgili olarak daha aktif görüyoruz. Eski dönemlerde birkaç il hariç CHP Doğu’da yoktu. Sanki şu sıralar sıcak ilişkiler kurulmaya başlandı.

Siyaset ne için yapılır? Halk için, biz kimiz? Asillerin vekili. Yani halk yoksa, sizde yoksunuz. Biz parti olarak Türkiye’yi bölgelere bölmüyoruz. Antalya ne ise Erzurum da bizim için aynı. Sorunlar ortak çünkü. Geçmiş dönemlerde nasıl bir politika izlendi bilmiyorum ama, CHP varoluşundan bu yana tek kesimin sesi olmamıştır. Belki oy anlamında Doğu’da Güneydoğu’da ciddi bir varlık olmamış olabilir, ama biz, burası bizden, burası değil, ayrımını hiçbir zaman yapmadık yapmayız.

Milletvekili  ve Belediye Başkanı çıkaramadığınız iller var hala. Doğu’da Erzurum, Iğdır, Ağrı ve daha birçok il. Yaklaşan seçimlerde buralara yönelik nasıl bir çalışma yapacaksınız?

Hiçbir il diyemez ki bizim sorunlarımızı Meclis’e taşımadınız. Kesinlikle biz, o ilde oy oranımızı dikkate alıp çalışma yapmayız. Ana Muhalefet olarak bu dönem fahri vekillik uygulaması gibi bir çalışmaya imza attık. Birçok milletvekillerimiz Anadolu’ya dağıldı. İllerde sorun çözüm çalışmalarını yaptı. Mesela Erzurum. Biz,  5 TEDAŞ  işçisinin nasıl bir ihmal sonucu yaşamını kaybettiğini. HES olaylarında Leyla’nın nasıl hedef yapıldığını, Melda Onur’dan öğrendik. Mecliste bu sorunları adeta bir Erzurum Milletvekili gibi haykırdı. Hatta artık Melda hanıma İstanbul değil, Erzurum Milletvekili diyoruz.

Tortumlu Leyla HES olaylarının simge ismi oldu. Hem siz, hem de bir çok CHP bayan Milletvekilleri Leyla’yı gündeme taşıdınız. Dava halen devam ediyor, değil mi?

Evet, Leyla’nın doğa için verdiği mücadelenin bedeli Adliye koridorları oldu. O güne kadar bağından bahçesinden çıkmamış, toprakla uğraşan bir genç kız, adeta terörist muamelesine maruz kaldı. Hakkında inanılmaz iddialarla davalar açıldı. Onun mücadelesi hepimizin mücadelesidir. Biz bir tek Leyla’nın yanında olmadık. HES Türkiye için, çevre için son derece sakıncalı bir projedir. Biz Karadenizli halka da destek verdik. ‘Türkiye’de doğal hayat son bulmasın, canlılar ölmesin’ diye yollara düştük, birçok HES çalışmasında da başarılı olduk. Dün de bu projenin ve Leyla gibi cesur gençlerin arkasında idik, bundan sonrada olmaya devam edeceğiz. Bunlarla mücadele etmek için illa o kentin Milletvekili ve Belediye Başkanı olmamıza gerek yok. Doğru bir tanedir ve biz doğruları savunmaya devam edeceğiz. Leyla için süreç devam ediyor. Umuyoruz ki Adalet yerini bulacak. Leyla’nın üzerindeki sis bulutları dağılacak.

Sık sık konuşmalarınızda yasaklardan ve özgürlük olmadığından bahsediyorsunuz.

Türkiye’de Başbakan her gün bir şeyleri yasaklıyor. Diziler bitti, şimdi sıra ekmekte. Bize ekmekten tasarruf etmemizi söyleyen ancak, cumaya bile helikopterle giden bir adam var, bu ülkede. Türkiye’de, adalet, merhamet, umut, huzur, vicdan, özgürlük yok; beyaz ekmeğin yasaklaması ne tuhaf bir durum.

Bıyık bırakmak ta yok galiba. Artık onun yerine ölçülmüş biçilmiş bir acayip şey var. ‘Onu da yasaklasa da kurtulsak’ diyorum. Ama bu ülkede artık bol bol biber gazı, demir cop var. İçinde hukuk olmayan kocaman gösterişli adliye sarayları var. Bu dönemde terörün, teröristin ne kadar iyi, ne kadar filozof, ne kadar ahlaklı olduğu anlatılıyor. Bu günlerde sık sık kuvvetler ayrılığının ne kadar kötü, diktatörlüğün ne kadar iyi bir şey olduğunun televizyonlarda anlatılıyor. Aslında herşey, bizi yönetenlerin bağlı oldukları uzak devletleri kızdırmamak üzere kurgulandı. Herşeyi onun eline bıraktığımız takdirde neler olacağını lütfen tahayyül edin. MİT Müsteşarı bir gecede çıkarılan yasayla yargıdan kaçırıldı. Bu ülkede özgürlük yok. Eğer özgürlük yoksa, onu kazanmak gerekir. Buna giden yol nereden geçiyorsa oradan geçmek gerekir.

Sohbet için kendisine teşekkür edip izin istiyoruz. Bizi uğurlarken sekreteri Emine Ülker Tarhan’ın yanına yanaşıyor ve Komisyondan beklendiğini söylüyor. Hızla notlarını alan Bayan Vekil komisyonun yolunu tutarken, biz de Meclis’e veda ediyoruz.

Emine Ülker Tarhan kimdir?

Emine Ülker Tarhan, 29 Kasım 1963’te Mersin Tarsus’ta doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Bir süre serbest avukatlık, daha sonra kamu avukatlığı yaptı. Yurdun çeşitli bölgelerinde Yargıçlık ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nde tetkik hakimliği yaptı. Yargıçlar ve Savcılar Birliği Kurucu Üyeliği, Genel Sekreterliği ve 15 Kasım 2009 ile 10 Mart 2011 tarihleri arası YARSAV Başkanlığı görevlerinde bulundu. “Hakaret ve Tehdit Suçları’ adında bir de kitabı bulunmakta. Evli ve iki çocuk annesi olan Emine Ülker Tarhan, 12 Haziran 2011 Seçimleri’nde TBMM 24. dönem Ankara Milletvekili seçildi. 29 Haziran 2011 tarihi itibariyle CHP Grup Başkanvekili görevini yürütüyor.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.