Erzurum Haber

Slide Slide Slide Slide

“Hepimiz bu şehrin evladıyız”

“Hepimiz bu şehrin evladıyız”
06 Ağustos 2013 - 11:38

Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı verdiği ETÜ’nün temelinden su çıkıyor

Furkan NEHRİ / ERZURUM

MİLLİ Emlak Genel Müdürlüğü’nün onayıyla Erzurum Teknik Üniversitesi’ne (ETÜ) tahsis edilen Erzurum Ovası’ndaki 4 bin dönümlük tarım arazisine inşaat yapılmasına, Danıştay 10’uncu Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararı vermesi ziraatcıları sevindirdi. Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Adem Yavuz, üyelerle birlikte ETÜ’nün kampusunda basın toplantısı düzenleyerek, “Ovaya yapılan inşaatın temelleri suyun içinde kalmış. Yürütmeyi durdurma kararına rağmen çalışmalar devam ediyor” dedi.

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) kararıyla 3 yıl önce kurulan ETÜ’ye, Atatürk Üniversitesi’ne bağlı Ziraat Fakültesinin kullandığı yüksek verimli birinci sınıf tarım arazisi tahsis edildi. Havalimanı yolu üzerindeki tarım alanının Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün onayıyla tahsis edilmesine Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi itirazda bulundu. Sonuç alınamayınca devreye giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Ziraat Mühendisleri Odası, ‘yürütmenin durdurulması’ ve kararın ‘iptali’ talebiyle 2011 Kasım ayında Danıştay’a başvurdu. Ancak ETÜ, tarım alanı uyarılarını dikkate almadan tahsis edilen yere eğitim kampusu kurmak için ihale yaptı ve inşaata başladı. Bu süreçte TMMOB ve Ziraat Mühendisleri Odası’nın talebini görüşen Danıştay 10’uncu Dairesi, arazi tahsisinin yürütmesini durdurdu.

Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Adem Yavuz Sönmez, yürütmeyi durdurma kararı üzerine beraberinde 30 kişilik ziraat mühendisi ve öğretim üyesi ile birlikte ETÜ’nün kampus alanına giderek basın açıklaması yaptı. ETÜ’nün tarım alanına yapmak istediği binaların temelinden çıkan suları gösteren Sönmez şöyle konuştu:

“Teknik Üniversitesinin kurulması Erzurum açısından kalkınma hamlesinin en büyük adımı olarak karşılanmış ve bu destek odamız tarafından her platformda ifade edilmiştir. Teknik Üniversitesinin kurulma kararı ne kadar doğru ve doyurucu bir adım olmuşsa, kurulacağı yerin seçim kararı ise bir o kadar isabetsiz, düşüncesiz ve yersiz bir karar olmuştur. Binanın yapıldığı yer tamamen bir doğa katliamı ve tarımsal arazi işgalidir. Alternatif alanlar olmasına karşın, Erzurum Ovası’nın can damarı konumunda olan birinci sınıf tarım arazilerinin ve sulak alanların üniversite yerleşkesi olarak seçilmesi Erzurum’a vurulabilecek darbelerin en ağırı olmuştur. Konuyu önce idari mahkemesine, ardından Danıştay’a götürdük. Danıştay 10’ncu Dairesinin almış olduğu kararla itirazı yerinde görmüş ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Erzurum ve tarım açısından son derece hayırlı olacağına inandığımız bu sevindirici kararın devamında tahsisin iptal edilmesini ve arazinin tarımsal amacın dışına çıkarılmaması kararının da gelmesini ümit ediyoruz. Ancak Danıştay’ın almış olduğu yürütmeyi durdurma kararına rağmen inşaatlardaki çalışma hala devam ediyor. Bu nedenle yetkilileri göreve davet ediyoruz. Tek isteğimiz bu binaların kaldırıp buraların tekrar tarıma el verişli hale getirilmesidir. Çünkü bu alan doğal bir su rezerv alanıdır. İnşaat alanına uygun değildir. Bir doğal afette olası hasarların artmasına davetiye çıkarır.”

“İkinci üniversiteye tam destek verdik”

Sönmez yaptığı açıklamada Odanın kesinlikle üniversite kurulmasına karşı olmadığını ifade ederek Erzurum’un üniversite şehri olması gerektiğini söyledi. Sönmez, “En başta vurgulanması gereken husus şudur ki Oda’mız Erzurum’a ikinci bir Üniversite kurulma kararını sonuna kadar desteklemiş hatta Erzurum’un tam bir Üniversite şehri olması gerektiğini her platformda vurgulamıştır. Bu konu ile ilgili olarak Oda’mızın zaman zaman hazırladığı stratejik raporlarda ve toplantılarda Özel Üniversitelerin kurulmasına daha fazla ön ayak olunması gerekliliği belirtilmiştir. Bu doğrultuda daha önceki, birçok beyanatımızda söylediğimiz gibi Erzurum Teknik Üniversitesinin kurulması adımı ne kadar doğru ise kuruluş yeri seçimi bir o kadar yanlış ve isabetsiz bir karar olmuştur” dedi.

“Sadece mesleki mücadele değil”

Ziraat Odası’nın verdiği mücadelenin sadece mesleki sorumluluk olmadığını Erzurum halkının da bu yönde isteklerinin olduğunu söyleyen Sönmez, tarım alanlarının ülke için ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Sönmez, yaptığı konuşmadı, “Dünyanın gelişmiş bütün ülkelerinde artık şehirleşme dikey şekilde olmaktadır. Bir metrekare tarım toprağı bile gözden çıkarılmadan bütün planlama bu yönlü yapılmaktadır. Bugün ilimizin kurulumuna bakıldığında da durum aynıdır. Bulunduğumuz ilde düzlük alan oldukça fazla olmasına karşın şehirleşme dağ eteklerine kurulmuştur. Burada en büyük iki sebepten birisi ova alanlarının tarımsal üretim amaçlı kullanılmasıdır. Bu nedenle bu alanların korunması esasen ecdadın sadece ziraatçılara değil tüm insanlığa yüklemiş olduğu bir kutsal görevdir. Zaten Oda olarak bu sürecin içinde vermiş olduğumuz bu hukuki mücadelenin ana kaynağı sadece mesleki sorumluklar olmamış Erzurum halkının genel temayülünün bu yönlü düşüncesi de olmuştur” dedi.

“Halk üniversiteyi doğu tarafında istemişti”

ETÜ’nün kampus alanı ile ilgili geçen hukuki süreci anlatan Yrd.Doç.Dr. Adem Yavuz Sönmez, Erzurumluların yeni üniversiteyi şehrin doğusunda görmek istediklerini söyledi. Sönmez şöyle konuştu; “Danıştay geçtiğimiz ay vermiş olduğu kararda yürütmeyi durdurmuş ve gerekçe olarak ise kampus alanı olarak alternatif alan olup olmadığı, burasının tarımsal alan olmasına karşın hangi gerekçeye dayanılarak kampus alanı olarak tahsis edildiği, bu alan ile ilgili olarak toprak koruma kurulu kararı alınıp alınmadığı gibi konuların açıklığa kavuşturulmasını İstemiştir. Tarımsal anlamda Danıştay’ın bozma gerekçesi olan bu hususları Oda’mız dava süreci başlamadan önce yine bu alanda yapılan basın toplantısında dile getirmişti. Bu durumun bu noktaya gelmemesi adına alternatif alanlar ile İlgili olarak detaylı çalışmalar yapılmış ve ilgili mercilere sunulmuştu. Kaldı ki Erzurum kamuoyunun geneli de yeni Üniversite alanı olarak şehrin doğu yakasının hem sosyal hem de demografik açıdan daha uygun olacağı kanaatini taşıyordu. Fakat tüm bunlara karşın Erzurum kamuoyu göz ardı edilerek, teknik ve bilimsel anlamda uygun olmayan bu alanda ısrar edilmesi hadiseleri bu boyutlara taşımıştır.”

“Odamız vicdanen müsterihtir”

Erzurum Ziraat Mühendisleri Odası olarak vicdanen müsterih olduklarını söyleyen Başkan Sönmez, süreçte yeterli ilerlemenin sağlanmadığını aktardı. Sönmez, “Bu gün gelinen noktada ortada önemli bir süreç geçirmiş olmasına karşın henüz yeterli ilerlemeyi sağlayamamış bir Üniversite ve ne olacağı belli olmayan bir süreç ve bu sürecin getirişi olan ekonomik hebalar söz konusudur. Tabii bu süreçte Oda’mız kamuoyunun düşüncelerini dile getirdiği için vicdanen müsterihtir” diye konuştu.

“Vurgu toprak alanın işgali”

İnşaat alanının tahsisinde hiçbir tarım kuruluşunun yer almadığını bildiren Adem Yavuz Sönmez, kampus alanının inşaat için elverişli olmadığını söyledi. Sönmez, “Bu alanın tahsisi yapılırken tarım alanı olmasına karşın ne komisyonda ne de çalışmaları yapan heyet içerisinde hiçbir ziraat mühendisi veya bir tarım kuruluşu yer almamıştır. Bu alanın yıllardır işlenmiyor olması 1. Sınıf tarım arazisi olmasına engel değildir. Burada vurgu toprak alanının işgalidir. Nitekim tahsisi yapılan bu arazi yıllardır işlenen araştırma sahalarıdır. Bu alan taban suyu seviyesi bakımından yüksek ve inşaat yapımına uygun olamayan bir alan olmasına  karşın  buralarda  bina yapılması  hem fazladan  kaynak İsrafı  olurken  hem  de olabilecek bir doğal afette olası hasarların artmasına davetiye çıkarmaktır. Mücadelemizin bir kısmı da bu vicdani sorumluluğu yerine getirmektir” dedi.

“Kamuoyunda anlaşılamadık”

Erzurum’un birkaç yıl evveliyatına kadar ETÜ inşaat alanından su ihtiyacı karşılandığını hatırlatan Sönmez, üniversite alanının daha uygun bir alana yapılmasını istedi, Sönmez şöyle konuştu; “Bu alan doğal bir su rezerv alanıdır. Yani stratejik bir öneme sahiptir. Nitekim Erzurum içme suyu dahi bundan birkaç yıl öncesine kadar bu alandan karşılanıyordu. Öte yandan şehrin doğru ve güney kısmında tarımsal alan olmayan, alt yapısı ve jeolojik yapısı daha uygun olan alanların olmasına karşın ısrarla bu alanın istenmesinin makul gerekçesi halen gerek Oda’mız, gerekse kamuoyu tarafından anlaşılamamıştır. Nitekim bu süreçte tüm basın ve köşe yazarları aynı kanaati taşımış ve dile getirmiş olmasına karşın.”

“Hepimiz bu şehrin evladıyız”

Erzurum Ziraat Mühendisleri Odası mensuplarının, şehrin geleceği için adımlar attığını dile getiren Adem Yavuz Sönmez, şu ifadeleri kullandı; “Sonuç olarak bu Oda mensuplarının hepsi bu şehrin evladı olup bu şehrin geleceği adına olumlu her adımın yanında, olumsuz her adımında her platformda karşısında olacaktır. Bunu bir mesleki sorumluluktan ziyade tarihten bize kalan kutsal miras ve geleceğin üzerimize yüklemiş olduğu ağır vebalin gereği olarak algılıyor ve mücadelemizin takipçisi olacağımızın altını bir defa daha çizerek, sorumluları tekrar düşünmeye davet eder ve tüm halkımızın Ramazan Bayramını tebrik ederiz.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.