Erzurum Haber

Farklı bir Vali

Farklı bir Vali
429 Kez
19 Ağustos 2013 - 18:51

Ülkenin kuruluşundan buyana Anadolu kentlerinde Vali demek her şey demektir. Öyle ki, siyasilerin görev ve misyonlarını bile halk, şehrin mülki amiri olan valilere yükler. Bu düşünce Doğu’da biraz daha yaygındır, ülkenin diğer kentlerine göre. Bir vali gelecek, şehrin kaderi tamamen değişecek sanırlar. Esasında şehrin kaderlerini iyi yönde değiştiren valiler de tarihte yok değil.  Geldiği günden beri farklı yönetim anlayışı ile bir anda dikkatleri üzerine çeken, makamda oturup şehri tanımak yerine vatandaşın ayağına gitmeyi tercih eden, her kesimle irtibat kurmaya özen gösteren Vali Ahmet Altıparmak’a konuk olduk bu hafta. Erzurum hakkındaki düşüncelerini yapacağı çalışmaları konuştuk. 

Lise çağında bir genç yapacağı mesleği iyi kötü kafasında belirler. Valilik hayalinizdeki meslek miydi?

Biz ihtilal öncesinin gençleriyiz, biraz hızlı yaşadık. O dönemde tüm çevrem benim siyasal bilgileri okumamdan yanaydı. Bilemiyorum tabi bende nasıl bir şey görüyorlardı. Belki de o günkü atmosfer onlara böyle düşünmelerini sağlıyordu ama bende bu söylemlerin etkisinde kaldım. Siyasal bilgileri okuyunca ne olacağım ki diye sorduğumda herkes kaymakam, vali olursun diyorlardı. Demek ki nasip de vardı. Bizde Vali olduk.

İyi ki çevremi dinlemişim mi dediniz, yoksa keşke mi dediniz?

Çok şükür hiç keşke dediğim olmadı. Bu mesleği sevmeden yapamazsınız. Eğer kişiliğinizde başkalarının derdini dert edinme yoksa, bir sorunu çözebilme yeteneğiniz yoksa, bu mesleği yapamazsınız. Ben işimi çok seviyorum. Farklı kesimden insanları tanımak, onların sorunlarına çare aramak, artık bir yaşam felsefesi olmuş durumda. Bu nedenle iyi ki bu mesleği seçmişim diyorum.

Anadolu’da vali demek yerinde Başbakan demek, en azından halk böyle görüyor. Bu algı sizde nasıl bir duygu yaratıyor.

Konuşmanın başında da söylediğim gibi bu meslek sevilmeden yapılmaz. Eğer başkasının derdini dert edinmiyorsanız, bu işlerde başarılı da olamıyorsunuz. Görev yaptığımız her ilde çok başarılı çalışmalarımız oldu. Eğer sorunu iyi teşhis edebiliyorsanız, çözümü de bir o kadar başarılı ve iyi oluyor. Her şeyi tabiki birebir ben yapmıyorum. Ben iyi bir orkestra şefiyim. Benimle beraber çalışan devletimizin önemli başka bürokratları da var. Sadece sizin profesyonel olmanız yetmez, diğer çarklarında sizle aynı derecede hareket etmesi lazım. Bugüne kadar gittiğimiz her ilde bunu başardık, umarım Erzurum’da da başarılı oluruz. Ama halkın bizi her şeyi olarak görmesinden rahatsızlık duymam. Siyasilerin konumu başka, bizim konumumuz başka. Erzurum da bize gelen taleplerin zaman zaman görevimiz dışında olduğu doğrudur. Ama biz bir köprü vazifesi görüp bu istekleri siyasilere iletiyoruz, onlarda gereken ilgiyi gösteriyor. Kendilerine teşekkür ediyorum. Esas olan sorunların çözüme kavuşmasıdır, hangi birimin yaptığı değildir. Ben böyle düşünüyorum.

Hepimiz pozitif bir dil kullanmak zorundayız. Bu kentte kimse bu dili kullanmıyor. Basında bile bu dile rastlamadım.

Erzurum’a gelmeden bu kenti elbette biliyordunuz, bilgi edindiniz. Şimdi buradasınız, gelir gelmez ilçelere kadar gidip fikir edindiniz. Nasıl bir Erzurum buldunuz?

Erzurum konumu ve geçmişi ile ülkenin önemli kentlerinden biri. Bana göre devlet yatırımlarından da iyi pay alan bir kent. Erzurum butik bir il. Cumhuriyet Caddesi etrafında şekillenmiş bir yapıya sahip. Kenti tanımak için uzun süreye ihtiyaç yok. İlçeleri ile kopukluk var. Öncelikle Erzurum’u geliştirmek için pozitif ruhun diriltilmesi lazım. Her kesimin pozitif bir dil kullanması şart. Sivil toplum kuruluşlarının, bürokratların ve basının aynı dili konuşması, bir kentin kalkınması için çok önemli. Şehrimizde ortak hareket eden müteşebbisler var ama yeterli değil. Ortak hareket kültürünü geliştirmemiz lazım. Büyük bir yatırımcı gelir yatırım yapar ama hiçbir şey değişmez. Bazen de küçük bir işletme kurulur kelebek etkisi yapar ve binlerce insan iş sahibi olur. Bunun bir ölçüsü yoktur. Denemeden bir işin olumlu ya da olumsuz olduğunu bilemeyiz.

Yani bu şehirden bir şey olmaz dememek lazım öyle mi?

O çok yanlış bir düşünce, Erzurum’un gelişmesi için o kadar çok kaynak var ki yeter ki iyi teşhis edilsin ve doğru yol bulunsun. Eğer siz bu şehirden bir şey olmaz düşüncesini kafalara yerleştirirseniz, tabi ki o kentten bir şey olmaz. Ama pozitif düşünür, teşvik edici hareketler atarsanız başarıya ulaşmamanız için hiçbir engel kalmayacaktır. Bu nedenledir ki herkesin pozitif bir dil kullanmasından yanayım.

Erzurum gerçekten devlet yatırımlarından iyi düzeyde pay alan bir il mi?

Kesinlikle öyle,  devlet yatırımlarından pay almak demek kentin cebime nakit para koymak demek değildir elbette. Erzurum’un çevresine milyon dolarlık tüneller inşa ediliyor. Kış Sporları Merkezi adı altında trilyonluk tesisler inşa edilmiş. Ülkenin hiçbir yerinde tek bir örneği olmayan DAP gibi önemli bir kurum kurulmuş bununla da yetinmeyip,  Sosyal Destek Programı (SODES),Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) kurulmuş, KUDAKA’yı  bir çok bölgeye kurdukları için onu hiç saymıyorum bile. Bunun sağlık yatırımı, milli eğitim yatırımı daha birçok kalemi var. Hepsinden iyi oranlarda yaralanmış Erzurum.

Turizm adına yapılacak çok iş var, önce eksikler tamamlanacak, sonra turist niye gelmiyor ona bakılacak.

Siz Turizm kentlerinde görev yaptınız. Erzurum da kış turizminde iddialı bir kent, ama istenilen seviyeye bir türlü ulaşamadık. Sizden bu anlamda beklentiler büyük, farkındasınız değil mi?

Tabi ki farkındayım. Doğru, benim en son görev yerim Antalya idi. Bir diğer görev yerim Antalya ile turizmde at başı giden Muğla.  Her iki kentte de yapılması gereken çok iş vardı. Öncelikle eksikler belirlendi, sonra çözüme doğru gidildi. Antalya ve Muğla’da turizm adına her şey yapılmış ve bitmiş değildi. Elimizden geldiği kadar sorunları en aza indirmeye çalıştık. Erzurum’da Türkiye’de olmayan kış sporlarına yönelik tesisler var. İki ayrı kayak merkezi var. Turizm adına sadece bunlar değil bir de inanç ve kültür turizmi yapabileceğimiz olanaklar var. Önce bu merkezler cazip hale getirilmeli, sonra turist neden gelmiyor diye araştırma yapılmalı. Erzurum’da yapılacak çok iş var. Tanıtım bu işin olmazsa olmazı. Turizm ayağında rol oynayan iki kurumumuz var. Gençlik Hizmetleri ve Spor il Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü. Öncelikle kurumlarımızdaki çalışan sayısı yeterli değil. Turizm il Müdürlüğümüzde bu işleri yürütecek eleman yok. Yabancı dil bilen elemanımız hiç yok. Şehri tanıtan bir broşür bile yok. Kültür ve Turizm il Müdürlüğü’nün hazırlattığı gayet donanımlı bir kitap var ama onu da herkesin eline veremezsiniz, özünde kalın bir kitap. Otellerde bile, şurada şu lokanta,  burada şu alışveriş merkezini gösteren tek bir tanıtım broşürü yok. Mesela bunlar yapılmalı. Şehirle dağ arasında ortak çalışmalar yürütülmeli. Kayak merkezine gelen bir kafile şehirde de zaman geçirip eğlenebileceği yerler bulmalı. Şimdi bakıyorum kente, Cumhuriyet Caddesi’nden şöyle bir yürümeye başlıyorsunuz. Tam Tebrizkapı Semti’ne geldiğinizde yol bitiyor. Oysa o yol sizi Kale’ye, Taşmağazaları’na, Üç Kümbetler’e yönlendirilmeli ama yok. Bu konuda yürütülen iki ayrı proje var, onlar tamamlandığında turizmin önemli bir ayağı bitmiş olacak. Bu konuda Sayın Büyükşehir Belediye Başkanının çabalarını takdir ediyorum. Kalenin etrafını açma çalışmalarında istiyor ki en iyisi olsun. Bu nedenle projeyi teslim edeceği firmanın profesyonel olması için elinden geleni yapıyor. Yani diyeceğim odur ki, önce eksikliklerimizi gidereceğiz, sonra neden turist gelmiyor sorusuna cevap arayacağız. Eğer bizi tercih eden Rus, İran, İsrail, Ukrayna ise gidip oralarda tanıtım yapacağız.

Tüm bunların yanında Erzurum sağlık turizminde de iddialı. Ancak sağlık kampusunda yüklenici firma ile sorunlar oldu son durum nedir?

Erzurum ‘a geldiğimiz anda ilk sorun olarak karşımıza sağlık kampusu çıktı. İnşaatın ihalesini Erzurum il özel idaresi yapmış. İki firma ortak olup ihaleyi almış. Ama iki firmadan biri iflas edince inşaat yapımında sorunlar çıkmış. Büyükşehir Belediyeler Yasası gereği İl Özel İdareleri kapanacağı için bu inşaatın bizim tarafımızdan yaptırımı mümkün olmadı. Bu nedenle tüm hakları Sağlık Bakanlığı’na devrettik, sorun kalmadı. İnşaat yapımına devam edilecek. Belki ciddi aksamalar oldu ama proje devam edecek. Erzurumlu vatandaşlarımız merak etmesin, kampus tamamlandığında sağlık turizmi de başlamış olacak. Erzurum’un bazı sorunları var ki ülkenin ortak sorunu. Mesela bıçakla yaralama vakaları. Türkiye’nin birçok kentinde aynı oranda yaygın. Daha önceki görev yerlerimde bıçakla yapılan cinayetler bir hayli fazlaydı. Erzurum’da da bu yolla yarama ve cinayetler yaygın. Bıçak taşımanın yasaklanması için bir rapor hazırladım. Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı’na illettim. Geçtiğimiz günlerde tekrar arayıp akıbetini sordum. Mevcut yasanın hiçbir caydırıcılığı yok. Eğer ciddi düzenleme olursa bıçak sorunu tamamen ortadan kalkmasa bile önemli oranda sorun çözülecek diye düşünüyorum. Daha önce İçişleri Bakanlığı nezdinde yapılan toplantılarda da bu soruna dikkat çekmiş, meslektaşlarımın kendi illerinde de bu sorunla mücadele ettiklerini gözlemlemiştim.

Vali Bey ile İl Genel Meclisi binasındaki makam odasında biraya geldik. Ne yalan söyleyeyim bina geçici olarak valilik katına çevrilmiş ama ben pek beğendim, çok ferah ve geniş bir bina. Yeni vali bey ile yeni bir binada cevizli incir ve çay eşliğinde bu sohbeti gerçekleştirdik. Vali Ahmet Altıparmak’ın duruşu tavırları ve yönetim anlayışı ile oldukça farklı biri olduğu kamuoyu tarafından kısa sürede anlaşıldı. Sık sık şehrin sokaklarında tebdili kıyafetle gezen Vali Bey ile her an sokakta karşılaşmanız büyük bir olasılık diyelim ve bu tatlı sohbet için kendisine teşekkür edelim. 

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.