Erzurum Haber

EVRENSEL DÜNYADA KADIN

EVRENSEL DÜNYADA KADIN
Halime BİNGÖL
Halime BİNGÖL( info@zirve2001.com )
3.458 Kez
16 Aralık 2020 - 14:28

Osmanlı döneminde kadın halk ile saray arasındaki yönetim ilişkilerine de bağlı olarak farklılık göstermekteydi. Örneğin, saray kadınları farklı din ve ırk ve kültürel farklılıkların bir sentezi olarak oluşturulurdu.

Kadınların saraya yerleştirilmeleri ile birlikte kendi kültürlerini ve inançlarını, sarayda hakim yönetimin ağır bastığı inanç ve kültür ile pekiştirmesi sonucunda halk kadınının sahip olduğu ve düşüncesinden çok daha farklı bir benimseyişe sahip oluyorlardı.

Osmanlı halkında kadınlar ötekileştirilirken, sarayda hakimiyetini kanıtlamış olan  “Valide Sultan” önemli bir gücün tesiri ile sarayın merkezi konumuna gelebiliyordu ve oldukça bağımsız bir yaşam sürüyordu.

Sarayda hakimiyetini sürdüren kadın vakıflar kurabiliyor, mimarinin şekillenmesinde söz alabiliyordu.  Bunun etkisi ile saray kadınlarının zamanla politikanın içinde yer almalarına ve özellikle 18- 19.ncu yüzyıllarda açıkça görmekteyiz. Sarayda devlet otoritesinde etkili olan ve siyasi iradeye müdahale edebilen saray kadınının karşısında halk kadınının görevi, erkeğinin neslini doğurmak, sağlıklı bir biçimde büyütmek ve soy sürekliliğini sağlamaktan ibaretti. Dolayısı ile saray kadını üretim aşamasında değil,  tam anlamı ile tüketici kitleyi oluşturmaktaydı. Bununla birlikte olabildiğince eğitim alma, öğretim görme imkânına ve engellenemez bağımsızlığa ve diğer haklara sahip olmakla beraber kültürel gelişimlerini sağlayabiliyorlardı.

Köylü kadın ise erkeği ile birlikte çiftçilikten ev ekonomisine kadar geniş bir alanda üretici konumunda bulunan eğitim ve öğretimden mahrum kaldığı gibi kültürel gelişimden mahrum bırakılıyor ve toplumsal algılar tarafından biçimlendirilerek oldukça edilgen bir konuma itiliyordu. Dolayısıyla köylü kadın bir mülk sahibi olmak bir tarafa erkeğin mülkü konumunda yaşamaya mahkumdu.

Sarayda yaşayan kadın ve halk içinde yaşayan kadın olarak farklılaşmasını odağına alarak biçimlenen Osmanlı toplum yapısı, kadınlığın erkeklik tarafından biçimlendirilmesinin en önemli örneklerinden birini oluşturur ve temelini, erkek egemenliğini pekiştiren bir inançtan; Arap ve İran kültürünün etkisinde kalmış olan İslamiyet’ten almıştır.

19.Y.Y.’da Atatürk’ün 1923’te söylediği şu sözü bu konuda yapacaklarının işareti olmuştur: “Bir toplum, cinsinden yalnız birinin asrî gerekleri elde etmesiyle yetinirse o toplum yarıdan fazla zaaf içinde kalır. Bir millet gelişmek isterse bilhassa bu noktayı esas olarak kabul etmek mecburiyetindedir. Binaenaleyh bizim toplumumuz için ilim ve fen lâzım ise bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın elde etmeleri lâzımdır.”

Bu şekilde düşünen Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyette kadınlara  toplum hayatında sağlanan eşitlikler, Türk kadınlarını “şeriat” zincirinden kurtaran Medenî Kanunun ve birçok alanda üstünlükler sağlanmıştır.

Kadınlara bu hakları veren Atatürk’ün ve Cumhuriyetin onlardan beklentileri de vardır. Bu beklentileri Atatürk çeşitli vesilelerle şöyle dile getirmiştir: 31 Temmuz 1932′ de Türkiye güzeli Keriman Halis’ in, Belçika’ da yapılan yarışmada dünya güzeli seçilmesi üzerine Atatürk O’na “Ece” unvanını verir ve Türk kadınına şöyle seslenir: “Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını çok tabi buldum. Fakat Türk gençlerine bu münasebetle şunu hatırlatmayı da lüzumlu görürüm  övünç duyduğumuz tabi güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık olunuz . Bununla beraber, asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek faziletle dünya birinciliğini elde tutmaktır.”

Türk kadını, Atatürk’ün kendilerine olan güvenine lâyık olabilmek için haklarını sonuna kadar kullanmalı ve Atatürk’ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyetini O’nun istediği gibi ilelebet yaşatmak ve geleceğe güvenle bakabilmek için, erkeklerle el ele çalışarak O’nun gösterdiği ışıklı yolda ödün vermeden yürümelidir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.