Erzurum Haber - 22 Ekim 2018, Pazartesi

Erzurumlu olabilmek

9 Nisan 2014, 16:03
Erzurumlu olabilmek

PORTRELER

M. Hanifi AKSAKAL

mu.han.ak@hotmail.com

 

ERZURUMLU OLABİLMEK

Size göre Erzurumlu demek ne anlama geliyor bilmem ama,

Bu şehrin efradı olabilmek nüfus cüzdanında bu şehrin ismini taşıyabilmenin çok büyük sorumluluk getirdiği kanaatindeyim…

Tıpkı şairin dediği gibi;

Erzurumlu olmak; Palandökene benzemektir. Alnı ak, başı dik olmaktır. Yüce dağların binbir çiçeği koruduğu gibi, güzel olan her şeyi bağrına basmaktır. Ayakları yerde başı yücelerde olmaktır.

Erzurumlu olmak; kar olmaktır. Lekesiz bir rahmet gibi yağmaktır geçmişten geleceğe. Güneşin tebessümüyle karın erimesi gibi, dost sıcaklığında suya dönmektir. Ve su kadar aziz olmaktır..

Bu ağırlıktan olsa gerek Erzurumluyum dediğinizde kırk defa düşünüp o ağırlığı kaldırmayı göze almalısınız…

Öylesine bir miras üzerine konmuşuz ki gittiğimiz gördüğümüz her yerde Erzurumluluğun meyvelerinden nasiplendiğinizi görürsünüz…

Çalıştığınız kurumlarda en güvenilir kişi olma şerefine nail olursunuz…

Sizi siz yapan değerlerin aslında Erzurumluluk olgusu ile harmanlandığına şahit olursunuz…

Bu kadar geçmişi parlak bir şehrin ahalisi olup ta şehre ne verdiğimizi düşünün bir kere…

Bir zamanlar doğunun Paris’i, İpek yolunun merkezi ticaret şehri Erzurum şimdilerde ne halde…

İşsizlikte Türkiye ortalamasının bile üstünde,

Ekonomide hep devlet destekleriyle ayakta kalan…

Buna paralel yine bankalarda repoda yatırılmış milyon dolarları olan bir şehir…

Sahi, nedir bu çelişki…

Tek kelime ile güven duygusu…

Bir zamanlar kolektif olabilmenin en güzel örneklerinin sergilendiği bu şehirde…

Şimdilerde ortak olmak bir yana yan yana gezmeye bile korkar oldu bu şehrin ahalisi…

Bizi biz yapan değerlerden uzak kaldığımız sürece…

Küçüldükçe küçüleceğiz…

Bugün altı milletvekiline kadar gerilemiş,

Yarın büyükşehir olmaktan düşecek,

Sonrasında beklide Erzincan vilayetine bağlanmış bir ilçe…

Düşüncesi bile korkunç bu gerçekler…

Ne var ki Erzurum üzerinde dolaşan kara bulutlar kadar gerçek…

 

Deneyimli siyasetçi eski belediye başkanı Turhan Kamberli, belediye başkanlarına çağrıda bulundu. PORTRELER’e konuk olan Kamberli Erzurum’un köklü bir dönüşüme ihtiyacı olduğuna dikkat çekti.

ERZURUM’UN KÖKLÜ DÖNÜŞÜME İHTİYACI VAR

Sevgili Okurlarımız 5 yılı aşkın süredir Erzurum’da görev yaptığım çeşitli yayın organlarında ‘PORTRELER’ başlığı ile sürdürdüğüm söyleşilerime bundan böyle gazeteniz Milletin Sesi’nde devam edeceğim. Sizlerden gelen teveccühle istikrarlı bir şekilde sürdürdüğüm yazı dizisinde bu hafta Erzurum’un öz evladı bu şehrin havasını teneffüs etmiş suyunu içmiş tozlu yollarını arşınlamış birini sütunlarımıza konuk ettik.

Uzun yıllar devletin çeşitli kademelerinde görev yapan, müsteşar yardımcılığı yapmış akabinde Ankara Beypazarı Belediye Başkanlığı yapmış Turhan Kamberli ile enine boyuna Erzurum’u konuştuk. Ankara’da ikamet etmesine rağmen sılai rahim için memleketi Erzurum’a gelen Kamberli’nin özellikle 30 yıl önceki yaşadığı topraklar ile ilgili tespitlerini soluğunuzu tutarak okuyacağınızı düşünüyoruz.

ERZURUMLU HİÇKİMSEYİ GERİ ÇEVİRMEDİM

Sayın Kamberli öncelikle sizi tanımayanlar için biraz kendinizden bahseder misiniz?

1946 yılında Erzurum Merkez Yakutiye ilçesi Ulucami mahallesinde doğdum. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite eğitimimi Erzurum’da tamamladım. Eğitim gördüğüm Atatürk Üniversitesi’nde daha sonra İdare amirliği yaptım. Vatani görevimi Ankara’da Genel Kurmay Başkanlığında yedek subay olarak tamamladım. Sonrasında Milli Eğitim Bakanlığında Şube Müdürlüğü daire başkanı ve genel müdür muavinliği yaptım. Ankara’nın Beypazarı ilçesinde belediye başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığında bakan müşavir danışmanı olarak hizmet verdikten sonra emekli oldum. Yakın akrabalarımı görmek için şu anda Erzurum’dayım. Ankara’da yaşıyorum. Yıllarca Erzurum sevdalısı olarak yaşadım. Ekmeğini yediğim suyunu içtiğim bu topraklar benim için çok kadimdir. Gurbette olmama rağmen tüm Erzurumluların hizmetinde oldum. Erzurumlu hemşerilerime elimden geldiğimde yardımlar yaptım hiç kimseyi geri çevirmedim.

KAYINPEDERİM’DEN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM

Bürokrasi hayatından siyasete atılma hikayenizi anlatır mısınız? Neden siyaset?

Rahmetli babamız Demokrat Parti’den gelmeydi. Kayınpederim Erzurum’da Adalet partiden iki dönem belediye başkanlığı yaptı. Böyle olunca bende Milli Türk Talebe Birliği Erzurum başkanlığını da yaptım. Siyaseti istemesek de bizi sürükledi. Milletvekilliği için birkaç kez adaylıkta koyduk nasip olmadı. Talebe cemiyetleri beni siyasete itti diyebilirim. Siyasi hayatıma ilk olarak Adalet Partisinde başladım. Demokrat Partiye de geçişim oldu. Bir dönem Beypazarı’nda Belediye Başkanlığı görevini sürdürdüm. Beypazarı benim deneyim ve tecrübelerimden dolayı çok iyi konuma geldi. Erzurum Belediye Başkanlığı görevini iki dönem sürdüren Emekli Albay Hacı Selahattin Ozan yani kayınpederimin belediye başkanı olması bana tecrübe kazandırdı. Bu tecrübeleri aldım çok başarılı olduğumu düşünüyorum. Cumhurbaşkanları başbakanlar ve valiler gibi devlet yöneticilerinden yüzlerce takdirname aldım.

O YILLARDA HER PARTİNİN GÖZDESİYDİM

Beypazarı Belediye Başkanı olmak yerine Erzurum’dan adaylık düşünmediniz mi?

Ankara’da bulunduğum için Erzurum’dan da her partiden milletvekillerinin çok istemelerine rağmen kabul etmedim. Demek ki nasip değilmiş. Şimdiki aklım olsa Erzurum’dan aday olurdum. 1995 senesinde görevimi şimdiki Ankara CHP adayı olan Mansur Yavaş’a devir etmiştim. Benden sonrada Beypazarı’na çok büyük hizmetleri verdi. Beypazarı gelişmemiş haldeydi ben ilerlettim. Alt yapı hizmetleri sanayi sitesi belediye sarayı parklar gibi çok büyük hizmetlere imza attım. Mansur beyde turizm yönünden hizmetler verdi. Yurtdışından her sene binlerce kişi tarihi evleriyle ünlü Beypazarı’nı gezmeye gelirler. Konaklama yerleri yaptırdık. Dünyanın her ülkesinden Uzakdoğu ülkelerinden bile binlerce turist geliyor. Asgari 30-40 bin turist geliyor. Mansur Yavaş’da bunları görünce Ankara’nın tamamını turistik olarak geliştirmek istedi. Bu arada şunu söyleyeyim Ankara turistik bakımdan en geri kalmış vilayettir.

MANSUR YAVAŞ’IN ANKARA ADAYLIĞINDA BEN ETKİLİ OLDUM

Halef selef olduğunuz bir dönem rakibiniz olan Mansur Yavaş’tan sitayişle bahsediyorsunuz. Bu kadar yakınlık nerden geliyor.

Mansur Yavaş’a yıllarca destek verdim. Adaylığında büyük ölçüde etken olduğumu söyleyebilirim. Kıl payı kaçırılmış bir seçim oldu. Mansur Yavaş’ın olmamasından Ankara’nın kaybettiğini düşünüyorum. Ankara’ya daha iyi hizmet edeceğine tüm şehir halkı inanıyordu. Mansur Beyin sözü vardır dünyanın sonu değil. Mücadelemize Mansur beyin başkanlığında devam edeceğiz. Beypazarı’nı çok sevdim. Erzurum halkı gibi dini bütün ananemize çok uyan bir yapısı vardır. Beypazarlılar Erzurumluları çok severler. Türkiye genelinde bir oluşum başlatılırsa ilk defa Erzurum’dan başlangıç yapacaktır. Şu anda bir hazırlık yok ama olmazda demiyorum.

MANSUR YAVAŞ TÜRKİYE İÇİN BİR KAZANÇTIR

Ankara’da çok iyi mücadele ile oylarını yüzde 50’ylere çıkaran bir lider Türkiye için kazançtır., gelecek seçimlerde mücadelemizi sürdüreceğiz. Mansur Başkan’ın 10-15 yıl öncesinde terbiyeli üslupları ile kimseye sataşmadan çirkin şekilde politika yapmadan çalışmalarını gördüm. Beypazarı’nı anlattı sadece. Kaybettik nasip onun dedik. Sonra samimiyet devam etti. Yeğenimin nikah şahitliğini yapmıştı. Dürüstlüğü ile kuracağı yapacağı hizmetlerin oluşumunda katkılarımızı sürdüreceğiz.

YEREL SEÇİMLERDE ÖN SEÇİM UYGULAMASI OLMALI

Uzun yıllar deneyim kazanmış bir siyasetçi olarak Erzurum ve Türkiye’de ki siyasi atmosferi nasıl görüyorsunuz?

Eskide de seçim hileleri falan oluyordu ama bu kadar ki kadar değil. Vatandaş değil Ankara Türkiye’nin birçok yerinde rahat değil. Birçok illerde seçimlere hile karıştığını duyuyoruz.  Bu durumlar bizi üzüyor. Gönül istiyor ki dürüstçe namusluca olsun vatandaşın istediği adaylar kazansın. Bu şaibeler vatandaşı da huzursuz ediyor. Eskiden ön seçimler yapılırdı. Buradan her vilayetin kendine has delegeleri vardı. Bu delegeler ön seçim yapar adayları belirlerdi. Dolayısıyla genel başkanları onaylardı. Şimdi öyle değil tabi ki emrivaki adaylar konuluyor. Eski düzen olsa daha şeffaf olur vatandaşlar mutlu ve huzur olur.

BAŞBAKANA SEMPATİ VE GÜVEN AK PARTİYİ UÇURUYOR

Türkiye’de 12 yıldır süregelen AK Parti rüzgarını nasıl buluyorsunuz?

Başbakana Türkiye genelinde büyük bir güven ve sempati duyuluyor. Birçok ağır eleştiriye rağmen vatandaş kafasındaki sevdiği beğendiği kişiyi destekler. Oyların yüzde 85’i Tayyip Erdoğan için verilmiştir. Şahısların katkısı vardır ama Başbakan desteği olmasa bu kadar oy alamazlar elbette. Vatandaş her zaman mağdurların destekleyicisi olmuştur. Erzurum’da da bu durumu görebiliyoruz. Mevcut başkanın İstanbul’da yaşaması Erzurum’da olmamasına rağmen yüzde 60’larda oy alındı. Şüphesiz başbakan faktörünü inkar edemeyiz. İnşallah Erzurum’a büyük hizmetleri dokunur.

CUMHURİYET CADDESİNE KRAVATSIZ ÇIKMAZDIK

Yıllar önce bırakıp gittiğinizden farklı nasıl bir Erzurum buldunuz?

Erzurum’u çok ilerlemiş göremiyorum. Bizim zamanımızda Cumhuriyet Caddesi’nde kravatsız elbiseler ütüsüz çıkmaya utanırdık. İktidar partisini desteklemiş bir Erzurum’un gerektiği gelişimi göremediğini fark ediyoruz. Bir Kayseri ve Konya’yı gidin görün eski dönem ile şimdiki arasında büyük fark görürsünüz. Erzurum buralardan daha ileri bir şehirdi. Erzurum’da dağ mahallesini gördüm. Ankara’da da vardı böyle mahalleler. Ama güzel kentleşme ile kötü görüntüler aşıldı. Erzurum’un en yüksek tepelerinden biri dağ mahallesi. Sayın başkana çağrıda bulunuyorum oraları yıkıp TOKİ’ler gibi büyük bloklarla vatandaşı oralarda yaşamaya teşvik edebilirsiniz.

GÖÇÜN ÖNLENMESİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇOK ÖNEMLİ

Sizce Erzurum’un en büyük sorunu nedir bu sorunlar nasıl aşılır?

Erzurum öğrenci şehri. Eski terminal eğitim kurumlarına daha yakındı. İnşallah Başbakanımızda burayı çok sevdiği için ona da bu konular iletilir de Erzurum modern bir şehir haline gelir. Hak ettiği konuma gelir. Diyarbakır, Gaziantep, ve Kayseri Erzurum’un yanında köy gibiydi. 30 yıl içinde bu kadar iktidar desteğine rağmen maalesef gereken nemayı alamadığını düşünüyorum.

Erzurum’da sosyal tesis eksikliği görüyorum. Tanıtımlara rağmen turist yoğunluğu göremiyoruz. Palandökenimiz dünyada en uzun pisti olan bir kayak merkezi konumunda. Fakat akşam 8-9’dan sonra şehirde kimse görülmüyor. Palandöken yeterince değerlendirilemiyor. Restoranlar falan var ama daha da fazlası yapılabilir. Tüm bunlarla birlikte şehirde kangren haline gelmiş göç sorununu görüyoruz. Erzurum’da her yıl nüfus düşüyor. Nüfus bir milyon iken 700 binlere düşmüş. Her türlü imkanlar olsa kimse şehri terk etmez yatırımları da buraya yaparlar. Özel sektör yatırımları da göremiyoruz. Erzurum’un esnafı kış oyunlarını değerlendiremedi. Dışarıdan gelenler daha çok nemalandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


*