Erzurum Haber

Erzurum modern hayata alışıyor

Erzurum modern hayata alışıyor
526 Kez
11 Eylül 2012 - 17:04

Bir şehir var yaylada, tey yücelerde

Karlı dağlara sırtını, gönlünü bir garip sevdaya vermiş.

Esen rüzgârları hudutsuz, uçan kuşları hürriyet dermiş.

Sırrı AKATAY

 

Şairin yücelerde gördüğü, meşakkatli yaşantısını vurguladığı Erzurum, bugün acaba hak ettiği noktaya gelebilmiş midir? 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları ile gelişme ivmesini yeterince yakalayabilmiş ve kalkınma hamlesine, gelişimini katarak sağlıklı bir modernleşme sürecine geçebilmiş midir?

Özellikle 2011 Universiade ‘de görüldü ki; Erzurum bir olimpiyat şehri olabilecek teknik, beşeri, sosyal altyapıya sahiptir. Erzurum insanı kendisine sunulacak fırsatları mutlaka etkin bir şekilde kullanabilir, karşılığında da beklenen tepkiyi verebilir. 1970’li yıllarda eşleriyle birlikte sinemaya, aile gazinosuna giden Erzurumlu şimdi kendi şehrinde bulunan lüks otellerin, restoranlarında, lobilerinde dostlarıyla yemek yiyip, kahve sohbetlerine karışabiliyor. Bir üniversite şehri olan Erzurum’da, 40 bin öğrencinin şehrin sosyal ve kültürel hayatına, modern hayata geçişinde etkili olduğu aşikardır. Ancak yıllar önceki sosyal hayatın akışına baktığımızda, Erzurum’da musiki cemiyetlerinin, kadın kuruluşlarının, halkevlerinin varlığı önemli rol oynamış, bugünkü gelişmenin temel taşlarını oluşturmuştur.

Artık Erzurum insanı büyük alışveriş merkezleri (AVM) ve çağdaş yaşam merkezlerinde zamanını geçiriyor, marka mağazalarda alışverişini yapıyor, aile toplantılarını, sohbetlerini bu merkezlerde bulunan kafeler de gerçekleştiriyorlar. Bundan 40 yıl önce Taşmağazalar Caddesinde Türkiye’nin en ünlü marka mağazalarında alışveriş yapan Erzurum insanı geleneğini bozmadan, modern hayatın gelişmesine paralel olarak bugün AVM’leri tercih ediyor. Yaşlısı, genci ile Erzurum halkı artık diğer modern şehirlerde gördükleri modern yaşam alanlarını Erzurum’da da bekliyor ve bu alanlarda yapılan yatırımlara büyük ilgi gösteriyor. Küreselleşen dünyada diğer şehirlerde sunulan imkanları kolaylıkla izleyebilen Erzurum halkı, şairin deyimiyle tey yücelerde olan bu şehrin de çoktan hak ettiğini düşünüyor. Yenileşen, yenileştikçe güzelleşen, halkına yaşam alanı oluşturan, halkının mutlu yaşamasını sağlayan fırsatları değerlendiriyor, katılım sağlıyor.

Erzurum’da bu beklentilere cevap veren iş dünyası da bu alanlara yatırım yaparak aslında Erzurum’un ekonomik hayatına olduğu kadar sosyal, kültürel hayatına da katkı sağlıyor. Örneğin; Yıldızkent de temeli atılan Kervansaray AVM her ne kadar tamamlanıp bitirilmese de, ulusal ve uluslararası bir çok firmanın yer almak için birbiriyle yarıştığı bir yatırım oldu. Bununla birlikte MNG Holding’in şehirlerarası otobüs terminalinin bulunduğu yere ikiz kule rezidans ve AVM yapmak için kollarını sıvaması yine Erzurum’daki potansiyelin yüksek olduğunu gösteriyor.

Kuşkusuz bir şehrin kalkınmasında ekonomik, iktisadi, coğrafi faktörler kadar sosyal ,kültürel, sanatsal, sportif faaliyetler de etkilidir. Örneğin; bir insanın büyürken beslenmesi açısından; yerli yerinde gıdaları alması bünyeye faydalı iken, bunun fazlası ise diğer sebeplerle birlikte obeziteye neden olur, yani yerinde tüketilmemiş gıdaların fazlası bu bünyede obezite denen hastalığa davetiye çıkarır. Şehirler için de ülkeler de böyledir. Büyümek isterken kalkınma ihmal edilirse büyük ama işlevsiz bir yapı oluşur. Biz ülke olarak yıllardır büyümek için çaba sarfediyoruz ancak son yıllarda kalkınma sürecine dair atılan adımlar takdir edilmeye değer niteliktedir. Özellikle şehirlerimizin iktisadi, ekonomik, sosyal açılardan çekilen fotoğrafları, her şehrin kendine özgü yapısının ön plana çıkarılması, kentsel dönüşüm projelerinin yürütülmesi, yerel dinamiklerle bunun etkinleştirilmesi ayrıca takdire değer hususlardır.

Bütün bunlar ülkemizin her şehrinde harıl harıl çalışmalara neden olurken biz Erzurum olarak bu ivmeyi ne kadar yakalayabildik bunu değerlendirmek gerekiyor. 2011 Universiade Erzurum için, hayallerin gerçeğe dönüştüğü büyük bir fırsat oluşturdu. Tabiri caizse, tehdit olarak görülen yoğun kış mevsiminin ve karın fırsata dönüştürüldüğü bir başlangıç noktası oldu.  Tam bu konudan hareketle özellikle halkımızın, turizm kenti olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Erzurum’un bu adımlarına ayak uyduracak şekilde şehrimize katkı sağlaması gerekiyor. Eksiklerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Artık bir turizm kenti olan Erzurum’un ihtiyacı olan her bir şeyi, elbirliğiyle tamamlaması gerekiyor.

Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ile birlikte gençlerimizin geleceğimiz olduğu düşünülmeli ve bu süreçte onlarla birlikte hareket edebilmeliyiz.

Şehirleşme sürecinde altın bir fırsat olarak turizmi modern yüzümüz olarak bünyemize katmak, bunu sindirmek ve Erzurum’un modernleşmesine katkı sağlamak zorundayız. Sağlıklı bir bünye, şehir için mevcut tedbirlerimizin yanı sıra, birkaç başlık altında yapılması gerekenleri sıralamak gerekirse;

 

1-İmar Sorunları

2-Alt Yapı Sorunları

3-Üst Yapı  Sorunları

4-Çağdaşlaşma ve Modernleşme Süreci

 

Şehir merkezinin tarihi dokusu da korunarak kentsel dönüşüm projeleri bitirilmeli ve şehrimiz çağdaş görüntüye kavuşturulmalıdır.

Şehrin altyapı problemlerine öncelik verilmelidir.

Yağmur suyu şebeke sistemi, kanalizasyon sisteminden ayrı çalıştırılmalı, şehrin yağmur suyu şebeke projeleri yapılarak uygulamaya geçirilmeli, ayrıca şehir kanalizasyon sistemindeki aksaklıklar da giderilmelidir.

Katı Atık Belediyeler Birliği (EKABB) Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinden oluşturulmuştur. Ancak tam anlamıyla koordinasyon sağlanamadığı görülmektedir. EKABB, aktif hale getirilmelidir. Çöp toplama ve taşıma hizmetleri modern bir büyükşehir olma yolunda ilerleyen Erzurum’a yakışır hale getirilmelidir.

Atık Su Arıtma Tesisi’nin gerçekleştirilmesi büyük önem arz etmektedir.

Katı Atık Geri Dönüşüm Sahası ve Ambalaj Geri Kazanım Tesisleri kurulmalı  ve katı atıkların geri kazanımı  sağlanmalıdır.

Yerel rehber ve kokartlı turist rehberi yetiştirilmesi gerekiyor. Uzun vadede ilimize gelen yerli, yabancı konuk sayısı aratacağından bu konu büyük önem arz ediyor.

Turizm, spor bilincinin yaygınlaştırılması için okullarda çocuklar ve gençlere yönelik aktiviteler yürütülmelidir. Özellikle Universiade sonrası kış sporlarının önem kazandığı şehrimizde sporun ve sporcunun destekleneceği faaliyetler yürütülmeli gençlerimizi özendirici, eğitici çalışmalara yönlendirmeliyiz.

Yine, şehrimize gelen konuklarımızın huzur içinde dolaşıp, dinlenebilecekleri Atatürk Üniversitesi’nin yapmış olduğu Botanik Park gibi şehrin çeşitli yerlerinde açık yaşam alanlarının oluşturulması gerekiyor. Park, bahçe ve çevre düzenlemelerine ağırlık verilmelidir.

İlgili STK ve kamu kurumları tarafından taksi, minibüs vb. ulaşım hizmetleri ve hizmet sektöründe çalışanlara yönelik misafir karşılama için etkili iletişim ve dil eğitimlerinin verilmesi ev sahipliğimizin kalitesini artıracaktır.

Yöresel yemek ve el sanatları alanlarında daha organize işler ve projeler yürütülmelidir.

Ev hanımlarımızı kadın girişimciliğe özellikle turizm konusunda özendirerek hem gelir kaynakları oluşturmalı hem de ev sahipliğimizi pekiştirecek şekilde çalışmalara yönlendirmeliyiz.

İlimize yakışır bir şehir meydanı ve fuar alanı  ihtiyacı karşılanmalıdır.

Şehrimizde sanatsal ve kültürel faaliyetlere daha çok önem verilmeli, sanatçılar ve yazarlar desteklenmelidir.

Kültürümüzü yansıtan halk ozanları ve aşıklık geleneği yaşatılmalıdır. Yeni neslimize memleketlerine özgü özelliklerden nasiplenecekleri eğitim alanları oluşturulmalı, geleneğimizin modern yaşama taşınması gerekmektedir.

Kültür, sanat, kongre, eğitim, sergi merkezleri açılarak bu alanlarda çeşitli aktiviteler sürekli düzenlenmelidir.  Bu sayede, halkımızın şehirleşme, kültürel paylaşım, turizm gibi alanlarda bilinçlendirilmesi sağlanabilecektir.

Belediyelerimizin demokrasinin gereği olarak daha çok yerel etkinlik kapsamında ve katılımcılık ve hoşgörü anlayışını yaygınlaştırması bakımından kent konseyinin aktif hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Sosyal riski yüksek olan kadınlar, çocuklar ve gençlere yönelik sosyal projeler Kalkınma Ajansı ile birlikte yürütülmelidir.

Kültürel mirasımızın, modern bir şehircilik anlayışıyla yaşanması ve yaşatılması için çeşitli etkinlikler düzenleyerek zengin kültürel geçmişimizin geleceğe taşınmasını sağlamak zorundayız.

Kalkınma sürecinde şehirleşme bilinciyle Erzurum’un sıralanan bu kriterlerle yeni yüzünün şekilleneceği, modernleşeceği unutulmamalıdır. Bu süreçte gençlerimizin, kadınlarımızın, tüm sivil toplum kuruluşlarımızın aktif katılımı da büyük önem arz etmektedir. Ancak ekonomimize, kültürümüze, sanatımıza, sporumuza verdiğimiz önemle emektarlara verdiğimiz kıymetle sağlıklı modernleşme ve kalkınma gerçekleşecektir.

Atatürk’ün ‘Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz (1925)
Biz Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz
Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz’diye ifade ettiği iyi modellerin, başarıya ulaşmış modernleşmesini tamamlamış şehirlerin, medeniyetlerin aslında çok da uzağında değiliz.

Tarihinde yıkımların ardından yeniden nefes almaya başlamış bu şehrin torunlarının; Erzurum’u uzak şehir, zor şehir olmaktan öte, hemşehrisini de mutsuz, keyifsiz modernizmden uzak olmaktan öte; kendi içinden, kendine özgü modern bir şehir yapmaya, geçmişten daha fazla istekli olduğunu unutmayalım.
 

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.