Erzurum Haber

Dr.Zeynep Erhan’ın büyük başarısı

Dr.Zeynep Erhan’ın büyük başarısı
1.833 Kez
25 Nisan 2019 - 13:50

Erzurum/zirve2000 Erzurum’un Uzundere ilçesine bağlı Yayla köyünde doğan Dr. Zeynep Erhan, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) hukuk alanında çalışan ilk Türk olması ile gurur kaynağı oldu. UCM’ne kabulü ise İsrail’in Filistin’i işgalini konu alan çalışması ile olmuş.

Manolya BULUT-PUSULA
Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne burslu öğrenci olarak kabul edilen Dr. Zeynep Erhan, Erzurum’un Uzundere ilçesine bağlı Yayla köyünde başlayan macerasını anlattı. Hukuk alanında çalışan ilk Türk olma sevincini ailesine ve ülkesine yaşatan Erhan, şu anda Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapıyor.

Kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım ve saldırı suçlarına bakan Hollanda merkezli UCM’ne, Türkiye henüz taraf değil. Yeni bir mahkeme olduğu için de Türkiye’de bilinirliliği az. Buna rağmen doktora eğitimini alırken UCM’ne kabul edilen Zeynep Erhan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti eski başkan yardımcısı Jean-Pierre Bemba’nın insanlığa karşı iki suçtan (cinayet ve tecavüz) ve üç savaş suçundan (cinayet, tecavüz ve yağma) dolayı suçlu bulunduğu Bemba Davası üzerine çalışma imkânı yakaladı. Yüksek lisans ve doktora eğitimini ise İngiltere Sussex Üniversitesi’nde burslu olarak gören Erhan, 4 erkek kardeşle büyümüş genç bir kadın.

Göç etme sebepleri de eğitimdi
Yayla köyünden İzmir’e, oradan İstanbul’a ve İngiltere’ye uzanan öyküsünü anlatan Erhan, “Uzundere yayla köyünde doğdum. 8 yaşına kadar buradaydım. Ailecek İzmir’e göç ettik. Göç sebebimiz de eğitimdi. Kaldığım köyde sadece ilkokul vardı. İlkokuldan sonra beni yollayamazlardı. Beraber büyüdüğüm kuzenlerimin hiçbiri okuyamadı. O dönemde kız çocuklarını kolay kolay dışarıya göndermiyorlardı. Eğitim şansı yoktu. Babam askerlik zamanında İzmir’den arsa almış. Bazı akrabalarımız da oradaydı. Tek başına çalışarak hepimizi okutmaya çabaladı. 5 kardeşiz. 4 erkek bir kız. Marmara Hukuk Fakültesi’ni kazandım. Aileden kopuş ilk orada başladı. Ailem beni çok destekledi o süreçte de. Bitirdikten sonra İzmir’e döndüm. Stajımı yaptım ama aklımda hep yurtdışına gitmek vardı. Amacım akademisyen olmaktı. O sırada birkaç sene de İzmir’de avukatlık yaptım. 1416 sayılı yasayla devlet bursu aldım. Her şeyi bırakıp İngiltere’ye gidip master yaptım. Uluslararası hukuk çalıştım. Bize verilen bursa göre yurtdışında kaldığımızın iki katı kadar zorunlu hizmetimiz var. Gitmeden önce görevlendiriliyoruz. Bursun amacı zaten yeni açılan üniversitelere akademisyen yetiştirmek” dedi.

Aklında hep akademisyenlik vardı
Avukatlık yaptığını fakat aklında sürekli akademisyenlik olduğunu belirten Erhan, ”Türkiye standartlarında birinin İngiltere’de master yapması imkânsız. Çok maliyetli bir şey. Ailemin de öyle bir imkanı yok. Doktorada biraz kafam karıştı. Geri dönüp avukatlık yaptım yine. Sonra doktora kabulü alınca dayanamadım. Tekrar gittim. Çok sancılı bir süreçti. İlk birkaç sene çok bocaladım. Ülkede hiç adaptasyon yaşamadım. Ama yabancı dilde doktora yapmak cidden zor ve beklenti çok yüksek. Çok ciddi ders çalışıyorduk. Son 6 ayımız her gün en az 8 saat çalışmayla geçti. Doktora tezimin sonuç kısmına Türkiye’de devam ettim. O sırada da Uluslararası Ceza Mahkemesi için zorluyordum. Sonra kabul geldi. Hollanda’ya geçtim” ifadelerini kullandı.

Orada olmam sevindiriciydi
UCM’de hukuk alanında çalışan ilk ve tek Türk olan Dr. Zeynep Erhan, istendiği takdirde başarının yakalanabileceğini bir kez daha hatırlattı. Erhan şöyle konuştu; “Daimi nitelikte kurulan ilk ceza mahkemesi. 1998’de oluşturuluyor. 2002’de de yargılama yetkisini kullanmaya başlıyor. Soykırım, insanlığa karşı suç, savaş suçları var. Sadece bireyleri yargılıyor. Diğer mahkemelerden farklı. Devletleri yargılamıyor. Türkiye taraf olmadığı için bilinirliliği yok. Doktorada uluslararası çalışınca benim de ilgi alanıma girmişti. Üç tane Türk vardı. Zaten biri Hollanda biri de İsviçre doğumlu. Türkiye’den sadece bendim. Zaten onlar başka alanlarda çalışıyorlar. Hukukçu sadece bendim temyiz mahkemesinde. Temyiz mahkemesinde Afrika’dan gelen bir dava üzerine çalışmıştım. Benim Türkiye’den olduğumu duyunca çok mutlu olmuşlardı. Taraf ülke olmadığımız halde orada olmam sevindiriciydi.”

Erhan’ın UCM’ne kabul görmesini sağlayan çalışması ise İsrail’in Filistin’i işgali olmuş. Erhan şunları söyledi; “Ben savaş suçlarına yönelik düzenlemede bir konu çalıştım. Bir devletin işgal ettiği topraklardaki kişileri zorla başka bir yere transfer etmesi savaş suçu sayılıyor. İsrail’in Filistin’i işgal edip, oradakileri zorla başka yerlere transfer etmesini inceledim. Konum değerlendirildi ve kabul mailim geldi. 2017 Nisan ayından Eylül ayına kadar oradaydım. Burslu öğrenci olduğum için daimi kalamadım. Bizim gibi toplumlarda kadının başarılı olması gerçekten devrim niteliğinde. Kendi adıma bu şehirde doğmuş, daha hiyerarşik ve ataerkil normların kuvvetli olduğu toplumdan çıkarak kendimce kendi devrimimi gerçekleştirdim. Hakimler benim sunduğum raporları dinlerken gerçekten bu ben miyim diye soruyordum. Kadın olarak yapabileceklerimizin sınırı yok. 35 yaşında ve bekarsanız kız kurusu, anne değilseniz eksik, saçlarınız beyazladı şişmansınız diye çirkin, kız çocuklarının okumasına ve kendisini gerçekleştirmesine izin verdiniz diye kötü ebeveynler değilsiniz. ”

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.