Erzurum Haber

DİJİTAL DÜNYA VE İNSANLIK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

DİJİTAL DÜNYA VE İNSANLIK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Halime BİNGÖL
Halime BİNGÖL( info@zirve2001.com )
1.842 Kez
20 Ocak 2021 - 11:43

Bir zamanlar bilim kurgu romanlarında ya da filmlerinde duyduğumuz, şaşırarak hayranlıkla baktığımız, acaba görüntülü telefon ne zaman olacak?

Hepimizin evinde bilgisayar olacak mı? Dediğimiz yıllar bundan on sene öncesidir ya da daha yakındır. Şaşılacak bir hızla dün düşündüğümüz bu gün gerçekleşmektedir. Hayatımızın, içine biraz daha dijital ağlar, dâhil olmaktadır. Bugün kullandığımız ve vazgeçilmezlerimiz arasında yer alan birçok ürünün temeli ise ilk çağlarda bulunan icatlara kadar dayanmaktadır.

Bilim ve teknolojide bugün bu noktaya nasıl gelindiğini anlayabilmek için bilim tarihini iyi bilmek gerekiyor. Bilimin ilk tohumları M.Ö 3000’li yıllarda Mezopotamya’da atıldı. Buradan batıya geçti ve batının çeşitli yerlerine ulaştı. O dönemde İskenderiye Kütüphanesi bilimin merkeziydi. Orta Çağ’a girildikten sonra kütüphaneler yakıldı ve bilim geriledi. Daha sonra İslamiyet ile birlikte bilim yeniden canlandı ve İslamiyet’in kontrolünde 600 yıl boyunca gelişti. Daha sonra Avrupa ve Amerika’ya ulaştı. Son olarak da bugünkü halini alarak devam etti.

Dijitalleşme kavramına geniş açıdan değinmek gerekirse teknolojinin ortaya çıkması yüzlerce hatta binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Ateşin, tekerleğin, yazının, elektriğin ve paranın bulunması gibi dünya tarihine damga vuran gelişmeler, icatlar ve buluşlar yüzyıllarca devam etti. Günümüze elektronik icatlar ve robotlar damga vursa da matbaa ve tekerleğin icadı döneminin güncel teknolojileri arasında sayılmaktaydı. Teknolojinin yaygın kullanımı ile sektörlerin, kuruluşların ve bireylerin, kendilerini güncel tutmaları bir zorunluluk haline geldi.

Son olarak çağımıza damgasını vuran bilgisayarla birlikte dünyayı ayağımıza getiren internet, akıllı telefonlardaki birbirinden ilginç ve bir o kadar da kullanışlı uygulamalar hayatımızın merkezine yerleşmiş durumda.

Tarifini yapmanın mümkün olmadığı bir zamanda yaşıyoruz. Toplumsal değişimlerin tam ortasındayız. Güzel ve faydalı yönlerini hemen benimsediğimiz, tehlikeli yönlerini ise tam bilmediğimiz bir dünya bu. Yetişkinler haricinde çocuklarımızın da elinde birden fazla akıllı telefon mevcut. Hepimizin birden fazla e-posta adresi, birden fazla kimliği temsili olarak var. İnternetten alışveriş yapıyor, bankacılık işlemlerini yerimizden kalkmadan tamamlıyor, gazete okuyor, müzik dinliyor, düşüncelerimizi, fotoğraflarımızı internet üzerinden paylaşıyoruz.

Bu değişim sadece 2000’li yıllardan buyana insanların hayal gücünü bile zorlayacak dijital devrimlere sahne olmuştur. İnsan, bu inanılmaz gelişmelerin neresinde olduğunu merak etmekte ve acaba başrolde mi? Yoksa bu oyunun içinde yitip giden figüranlardan biri mi? olduğunu sorgulamaya başlamıştır. Yaşanılan dijital dünya zaman, mekân ve insan ilişkilerini değiştirmiş, dönüştürmüş farklı ve anlaşılması zor bir dünyanın kapılarını aralamıştır.

Bilişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişmeler birbirini izleyerek bir köy kadar küçülen dünyamızı iletişim imkânlarıyla daha da genişletecek..

Küreselleşmeye koşut bir dijitalleşme süreci, bizi sonunda her şeyin eriyerek sayısal kodlarla ifade edildiği bir dünyayla yüz yüze karşılaştırmaya devam edecektir. Böyle bir dünyanın merkezine de yepyeni bir iletişim ortamı olan internet oturmuş, internet teknolojisi ve kapılarının açtığı sanal dünya, fiziksel dünyanın bedensel, mekânsal ve zamansal sınırlarından bağımsız bir alan kurgusu üzerine inşa edilmiştir.

Biraz da dijitalleşmenin insanlık üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsedelim; İnternetin, bilgisayarın ve cep telefonlarının 2000’li yılların başlangıcında yaygınlaşması, gelişmesi sosyal hayatı, insan davranışlarını global olarak büyük ölçüde değişime uğratmıştır. Hem 2000 yılından önceki yıllarda yaşayıp hem de 2000’li yıllardan günümüze dek yaşamış olan kesim normal olarak bu değişimin bedelini daha ağır bir biçimde ödemektedir. Çünkü internet ve dijitalleşme çağından önceki yılların daima özlemi içerisinde olmuştur bu kesim.

Gerçekten de özlenmeye değer bir dönemdi o dönem. Gerçek samimiyetin, dostluğun,  arkadaşlığın ve güvenin daha yoğun bir şekilde yaşandığı dönemdi o dönem…

Gündelik zamandaki faaliyetlerimiz günümüzden elbette ki daha zordu o zamanlar. Fakat teknoloji ve dijitalleşmenin nimetlerinden gereğinden fazla faydalanmamız toplumun temel ögesi olan aile üzerinde olumsuz büyük etki oluşturmuştur. Toplumun şekillenmesi aile yapısından başladığı için ailedeki bu olumsuz değişim topluma da yansımıştır. Gelişen teknoloji ve bilişim etkisiyle insanlar iletişimini sanal aleme taşımışlardır ve bununla birlikte saygı, sevgi, hoşgörü temeline dayalı geleneksel yaşantımız, örf ve adetlerimizde de büyük ölçüde etkilemiştir.

Aynı gelişen dijitalleşme sonucu toplumdaki sağlıksız bireylerin sayısı da artmıştır.

Geleneklerimizi, örflerimizi, değerlerimizi zedelememek, kendimizi ve yeni nesillerimizi teknolojinin, dijitalleşmenin tutsağı etmememiz için gerektiğinden fazla teknolojik ürünlere vakit ayırmamamız gerekmektedir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.