Erzurum Haber - 22 Ekim 2019, Salı

CIFIT ÇARŞISI’NDA…

18 Haziran 2019, 16:32
CIFIT ÇARŞISI’NDA…

Mareşal’ın üstüne su mu içelim?
2016 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak çalışıyordu Mareşal Çakmak Hastanesi. Bugün kapandığı haberlerini duyuyorum. Kapısına kilit vurulmuş ve buraya tedavi veya kontrole gidenler başka hastanelere yönlendiriliyormuş. Düne kadar büyük yoğunluğun yaşandığı, insanların sağlık için akın etiği Mareşal Fevzi Çakmak Hastanesinin önünden önceki gün geçtim, in-cin top oynuyor. Kaynağım hastanenin kapandığını söylüyor ama ben buna inanmak da istemiyordum. Tüm iyi niyetimle ‘’geçici bir şeydir’’diyorum. Halen daha inanamıyorum. Bu konuda gazetedeki muhabir arkadaşlara söyledim, bir baksınlar, araştırsınlar diye. Eğer gerçekten daha yeni sivile açılan bir hastane kapanmışsa bu çok üzücü. Çünkü son zamanlarda bu hastanesini vatandaşlar tarafından rağbet edildiğimi ve ‘su yolu’ ettiklerini gözlemledim. Bir zamanların ‘limone’si gibiydi! Sağlık İl Müdürlüğü yetkililerinden bu konuda bir açıklama bekliyoruz. En azından daha yeni hizmete açılan bu hastane niye kapanıyor, o binanın akibeti ne olacak? Kapandıysa niye onca masraf edildi de açıldı? Eğer kapanmadıysa niye bu söylenti var? Lütfen en acilinden cevap!
mareşal çakmak

Bence sen gel bir kongre yap başkan!
5 Ocak tarihinde başkan seçilmişti Hüseyin Üneş. Geçen süre zarfında bana göre takımı düşüren başkan ünvanını elde etmesine rağmen yönetim diliyle bende olumlu iz bıraktı. Özellikle de Türk spor kamuoyu önde değişik zamanlarda yaptığı açıklamalar ile de pozitif etki bıraktı, sempati oluşturdu. Her geçen gün de başkanlığa ısındığını ve diğerlerinin aksine bu koltukta kalıcı olduğunu da gösteriyor. Şu ana kadar parasal anlamda kulübe ne verdi, ne kadar verdi bilmiyorum ama bu yeni sezonda işinin bir önceki döneme göre daha zor olduğu ortada. Bir defa biriken bir borç var ve gelir de eskisi gibi olmayacak. Her ne kadar teknik direktör seçiminde aceleci davrandı, büyük bir riske girmiş olsa dahi iç ve dış transfer politikasının en azından sağlıksız olmayacağını düşünüyorum. Ama bunları yaparken bir iş daha yapması gerekir diye düşünüyorum, o da yönetimini yenilemesi. Özellikle Ünsal Kıraç gibi önemli bir figürün ayrılmasından sonra bir olağanüstü kongrenin kulübe geleceği açısından faydalı olacağını sanıyorum. 17 kişiden oluşan yönetimde artık çalışamayacağı, katkısının dokunamayacağı isimlerle vedalaşmalı, heyecanlı, çalışkan yol arkadaşları edinmeli diye düşünüyorum. Birileri var, sırtında yük olmuş, atsın kurtulsun o yükten. Benden demesi. Bugünden o kongreyi yapmazsa yarın yapmaya kalkar, işe yaramaz. Onursal Başkan Mehmet Sekmen de yönetime gireceklere meblağ belirtmesin, artık şart koşmasın. Nasıl olsa kimse o meblağı verip de girmiyor. Veren olsa da bir ya da iki kişi oluyor ancak. Başkan Üneş, kendisine yarayacak kişileri alsın yönetimine, bir şekilde belediyeyi de ekonomik anlamda rahatlatsın. Elbette Üneş’in de yarayacağına inandığı, parası da olan kişiler illa ki vardır. Bu benim son kararımdır.
NOT: Bana sorsalar ki BB Erzurumspor’da geçen sezon en değerli oyuncu kim, hiç düşünmeden, tereddüt etmeden, lafı eğip bükmeden, sağa sola sapmadan LEO derim, başka da bir şey demem!
hüseyin üneş

Bir adam çok adam!
Kazakistan’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin beni bu kadar ilgilendireceğini bilmezdim. Hoş seçimin ilgilendirdiği yok elbette ama asıl ilgimi çeken bu seçimde bu ülkeye Türkiye adına Gözlemci sıfatıyla giden Hikmet Eren’in olması. Hikmet Eren, merkezi Ankara’da bulunan ve dış Türkler ve de Türki cumhuriyetler ile ilgili faaliyetleriyle öne çıkan EKO Avrasya Derneği Başkanı. Daha önce de yazdım. Kendisini adeta Türk dünyasına adamış biri. Toplamda 60’a yakın ülke gezmiş, AGİT Gözlemciliği görevinde de bulunmuş, aktif biri. Bir süre önce de bu sayfada dış ülkelerde ülkemize sosyal, kültürel ve ekonomik katkıları ile gündeme getirdiğim Erzurumlu bu arkadaşımız, daha önce de bir çok ülkede yapılan seçimlere gözlemci olarak katılmıştı. Bu defa da Kazakistan’da Tokayev’in seçildiği seçimde gözlemci sıfatıyla görev aldı. Kendi adıma söyleyeyim, gurur duydum. Bir diplomat gibi dış ülkelerde aktif rol ve görev alan, önümüzdeki günlerde yeniden Erzurum’a Ukrayna Ankara Büyükelçisini getirecek olan Hikmet Eren, farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Ve de bir arkadaşı, hemşehrisi olarak bu sivil aktivistimizi ayrıcalıklı bu görevinden ötürü tebriklerimizi sunuyor, başarı dileklerimizi iletiyoruz.. Ben şahsen onun çalışmalarını hep gıptayla ve de dikkatle takip ediyorum. Boşuna demiyorum. O Erzurum’un az ama çok adamlarından biridir.
hikmet eren

Gel bir de şu brandaları kaldır be başkan?
Sizi bilmem ama ben şahsen oldum olası BB Erzurumspor tesislerinin önündeki sahanın etrafına örülen brandalara sıcak bakamadım. Dönemin teknik patronu Mehmet Özdilek tarafından bu yok zamanda sadece masraf olsun diye konulan brandalar, bence çoğu söylemiyor, söyleyemiyor ama taraftarların içini acıtan bir şeydir. Her zaman oyuncuları ile bütünleşmiş bir kulüpte bu brandalar hoş değil, zorlamayın, tutmadı. İtici, soğuk geliyor adama. Bence taraftarla oyuncuların arasında eskisi gibi köprü kurulsun, o brandalar kaldırılsın, yine herşey eskisi gibi olsun.
erzurumspor

Nermin ablanın Doğu Sineması!
Doğu Sineması Erzurum için sadece eski bir sinema değildir, aynı zamanda sosyelleşme adına bu şehrin tarihi eserlerindendir. Özellikle yaşı 50’ye varanlar için büyük anlam ifade eden Doğu Sineması, çoktan tarihe karıştı ama belli ki o da tıpkı diğer sanat eserlerimiz gibi yaşayacak. Bu konuda en ciddi adımı Nermin Ergenekon attı. Halen İzmir’de yaşamını sürdüren eğitimci, gazeteci Nermin abla, ‘’Doğu Sineması’’ kitabı ile bizi o eski günlere götürdü. Kaynak Yayınları’ndan çıkan bu kitabında Doğu Sinemasını yazan Nermin abla, sadece bir döneme ışık tutmakla kalmıyor, bu kısa kitabıyla gelecek nesillerin hafızasında o sinemanın yaşamasına da vesile oluyor. 10 liradan satılan kitabı Vehip Atalay Kitapsarayı’ndan alıp, bir solukluk ettim. Erzurum’da sinema tarihinin de başlangıcının anlatıldığı kitapta Doğu Sineması’ın bir sinemadan çok daha fazla şey olduğu vurgulanıyor. Raci Karakaş’ın sahibi olduğu sinemanın şehir halkı üzerindeki etkilerini de küçük hikayeler ile anlatan Nermin abla, özellikle de sinemanın herşeyi olan Sinemacı Refik’i de bir çok yönüyle anlatıyor, Erzurum’un sosyalleşme sürecindeki rolüne işaret ediyor. Sadece eskiler değil, yeniler de alıp okumalı bu kitabı. Doğu Sineması gerçeğini onlar da görsün ve özellikle de zaman zaman aradığımız o eski güzel Erzurum günlerinin niye arzulanıp arandığını daha iyi anlasınlar. Teşekkürler Nermin abla..
nermin ergenekon

Bilmem kim ‘aferin’ diyecek?
Farklı tarzı ile Palandöken’de iz bırakan bir belediye başkanıydı Orhan Bulutlar. İki dönem görev yaptığı belediyede rutin ilerin dışında merkez olmak üzere köylerde yaptığı taziye evleri, yol asfaltı, yeşil alanlar ve sayısız parklar ile farkındalık oluşturdu. Açıkçası Palandöken’e ilk belediye başkanı olduğunda kimse onun 10 yıllık süre içerisinde o performansı göstereceğini beklemiyordu. O tüm ezberleri bozmuş, cevval bir belediye başkanı olmuştu. Her görüşmemizde bir şeyin altını çizerdi hep. Borcumuz yok derdi. Ve bunu da bir övünç meselesi olarak değerlendirirdi. Ama bugün bakıyorum, en çok borcu olan belediyelerden biri de Bulutlar’ın Muhammet Sunar’a bıraktığı Palandöken Belediyesi. Son zamanlarda yeni başkan Sunar’ın belediye borçlarından yana bayağı bir yakındığını gözlemliyor, doğrusu buna da şaşıyoruz. Şu an için ne kadar borç falan var bilmiyorum ama bildiğim eski başkan Bulutlar’ın şu akıllı Nikah Sarayı işine girmemesiydi! 25 Milyon lirayı bulan bir harcama ile Nikah Sarayı yapma işine niye girdi, halen daha anlamış değilim. Eğer ‘prestij proje’ olarak sunulan o proje işine kalkışmasaydı belki de bugün gerçekten borçsuz tek belediye olacaktı Palandöken Belediyesi. Belki yarın hizmete girdiğinde kiralama veya satış halinde o harcanan miktar bir şekilde amorti edilir, bilemem ama bildiğim, o bina hizmete açılsa dahi Orhan Bulutlar’a kimsenin ‘Aferin’ demeyeceğidir. Adım kadar eminim buna. Ve ben de şahsen her fırsatta da dile getirmiştim başkana, böyle bir yatırıma hiç gerek yoktu. Nokta!
palandöken belediyesi

TUTTUĞUM BABA SÖZLER: Aç kalmak alçaktan daha hayırlıdır ( Hz.Ömer)
DUVARIN DİLİ: Hayallar hawaii, hayatlar sanayii!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


*