Erzurum Haber

Burunlarından fitil fitil getireceğiz

Burunlarından fitil fitil getireceğiz
731 Kez
26 Mayıs 2015 - 10:15

Erzurumlu, Prof. Dr Kamil Aydın ismi ile 2009 yerel seçimlerinde tanıştı. Tam 4 seçimdir MHP kanadının vazgeçilmez ismi oldu. Aydın ile adaylık serüvenini, seçimleri ve seçilmesi durumda Erzurum için yapacakları konuştuk.

RÖPORTAJ: SEVDA GÜNEŞ-PUSULA ÖZEL- ERZURUM

Milliyetçi Hareket Partisi bu seçimde bir kez daha sizin isminizde karar kıldı. İsminizde ısrarının nedeni tabanın sizi istemesi mi, siz buna nasıl bir anlam yüklüyorsunuz?
Benim adaylık sürecim hep böyle oldu, 2009’da öyle. Hiç gündemimizde yokken Kamil Aydın ismi, formata uygun, Milliyetçi Hareket Partisi’ni temsil noktasında bir yerlere taşıyacak isim olarak görüldü. Çünkü o tarihlerde bandımız belli, yüzde 13’lerde oy oranımız seyrediyordu. Bizimde parti ile çocukluktan ortaokul, lise çağlarımızdan gelen bir bağımız var. Evet dedik çıktık yola. Yüzde 13’lük bant bir anda yüzde 34’ün üzerine çıktı. 61 bin oy aldık, diğer parti ise 100 bin oy aldı. Kitlesel oylar hep oraya kaymıştı, STK ve cemaat desteklerine rağmen. 2011 yılında bir kontenjan kullandı parti, o dönem tabanda seçmende üzüldü. Fakat biz şiarımızı bozmadık. Oyumuz tekrar düştü, bir milletvekili çıkarabildik. 2014’de yine hem tabandan hem de teşkilatlardan bir baskı oldu. Tekrar bir adaylık durumumuz söz konusu oldu. Bu seçimler için taban, ‘kontenjan bir kez daha olursa hesaplaşma olur’ moduna girdi. Gerek parti içi gerekse seçmen kanadında yapılan kamuoyu yoklamalarında Kamil Aydın ismi ön plana çıktı. Böyle olunca Genel Merkezimiz, Sayın Genel Başkanımız MKYK’da görev verdi, siyaset okulunda ders verdim. ARGE, sosyal projeler ve referandum da aktif görevler aldım. Seçmen “oh be ilk defa rahatlıkla bir oy vereceğim” diyor. Bunu yalnızca seçmen ve taban demiyor karşı parti bile “iyi bir listeniz var, tebrik ederiz” dedi. Tabi karşı tarafın kötü bir listesi var. MHP ilk defa kontenjan kullanmadı, Erzurum’un sesi oldu. Bu da bizi son derece motive etti. Temayülde ne çıktıysa liste o oldu.

2009 seçimlerinden bu yana sahadasınız. Bu defa ki yansıma ne, kendi adınıza diğer seçim süreçlerine benzer taraflar var mı?
Seçmenle bir diyalog var ama bunun tabi olumlu ve riskleri de var. Seçmen sizi bir yere oturtmuş, o resme uygun davranmak zorundasınız. 2009’da kendimi anlatmakla geçti. 2011’de bu durum biraz daha rahattı. 2014’de ise sanki kısa bir ayrılık yaşadık tekrar buluştuk. İyi bir yarış çıkardık yani. Karşı tarafla mukayese edince orantısız bir güç karşısında mücadele ettik. Devletin tüm olanakları seferber edilmiş, milletvekili sayısı fazla, bakanlar var. Ona rağmen 283 binden AKP’nin oy oranını 230 binlere düşürdük. 50 bin oy kaybı yaşattık. Bizde de tam tersine 54 bin de bıraktığımız 2011 seçimi bir anda 111 binlere çıkardık. Kamil Aydın seçim kaybediyor, oy artırıyor sonuç ne olursa olsun o duruşundan taviz vermiyor. Erzurumluluğundan taviz vermiyor. Ben 2014 seçimlerinden sonra ilçelere, köylere gidip bize oy verenlere de vermeyenlere de teşekkür ve helalleşme ziyaretlerinde bulundum. Şaşırdılar, ‘seçim kaybettiniz ama bize teşekküre geldiniz, kazananlar gelmedi’ dediler. Seçmen ‘İşte bizim tanıdığımız Kamil Aydın budur’ dediler. Seçmende iyi bir karşılık buldu bu hareketimiz. Seçmen ile aramızda partiler üstü farklı bir ilişki kuruldu, onlar beni benimsedi ben onları, bu defa her şey farklı olacak. Bunun yansımaları bu seçimde çok açık ve net.

Erzurumlu seçmen adaydan ziyade genel başkan üzerinden oy kullanan bir yapıya sahip. Uzun yıllardan sonra belki de ilk kez liste tartışması yaşandı. Bu durum değişiyor mu sizce?
Çok doğru bir tespit, ben de bu fikre katılıyorum. Daha önce lider merkezli bir siyaset yapılıyordu. Bizim en büyük sıkıntımız buydu. Rakiplerimiz bize göre çok zayıf olmasına rağmen oylarımız artıyor ama seçim kaybediyorduk. Çünkü oylar lidere gidiyordu. Bu seçimlerde de bunu yapmaya çalışıyorlar. Sahada gördüğümüz kadar seçmende bir yılgınlık var. ‘E yeter ama bu kadarı da fazla’ diyorlar. Liderlerini görmek istedikleri en yüksek yerde zaten görüyorlar. Artık sanki biraz zorlama gibi, hani bir insan bir yemeği sever her gün yerse ne olur bıkar. Artık seçmende bunu görüyoruz. Sadece lidere bakmaktan ziyade artık ikinci, üçüncü faktörleri de dikkate alıyor. Memleketime ne yapıldı? Hani 1000 proje ile gelenler ne yaptılar? ‘Başbakanım beni gönderdi’ deyip oyu alanlar acaba hangi hizmetleri getirdi? Köylere, ilçelere, merkeze, görüyoruz ki tamamen makyajdan ibaret, reklam ile geçen bir 15 ay söz konusu. Bunu seçmen iyi tahlil ediyor. Birinci derecede yapılanları dikkate alıyor ikinci derecede aday profiline bakıyor. Karşı tarafa bakınca kendine yakın tek bir aday göremiyor. Ama MHP’nin listesine bakınca ‘evet bu adaylar beni temsil edebilir, Erzurum’un ali menfaatlerini çok rahat yukarıya taşıyabilecek bir ekip’ görüşü hakim. Bunu seçmen görüyor.

Erzurum’un sorunlarını nasıl sıralıyorsunuz? Genel ya da yerel olarak.
Hangi birinden başlayayım. Ülkemizin çok ciddi sorunları var. Dış bağlamlı sorunları var. Ekonomik sorunları var. İç güvenlik sorunları var. Bunlardan Erzurum da nasibini alıyor. İç güvenlik mesela, Allah korusun; güney kuzey ayrışması gelişti. Bu iktidar yaptı bunu. Dikkat ederseniz bu aday profilinde bile konuşulmaya başlandı. Bu güneyli, şu Kuzeyli. Ben gittiğim her yerde bunun aksine birlik mesajları veriyorum. Bunların hepsi Erzurum, bunun güneyi, kuzeyi, batısı, doğusu yok. Yani Aşkale bizim, Horasan da bizim, Tekman da, Şenkaya da bizim. Türkiye genelindeki ayrışma Erzurum’a da sirayet ediyor gibi. İşte güney ilçelerimizde KCK’nın yaptıklarını duyuyoruz. Baskı altında illegal vergi alma, mahkemeler kurulmuş. Hatta işi gaspa kadar götürmüşler. Bu Erzurum adına çok kötü ve tehlikeli bir durum. Erzurum etnik yapısı ile bütünleşmiş bir kenttir. ‘Bin yıllık kardeşlik’ lafının uygulamasının görüleceği kenttir Erzurum. Bunu ayrıştırmak kimsenin haddi değildir. Ekonomik olarakta Erzurum çok kötü. Elimizde istatistikler var. Erzurum 60’ıncı sıralarda, biz bunu DTP’den aldık. Eğitimde 59’uncu sırada, sağlıkta 58’inci sırada. Ekonomik kalkınma ve sanayide 60’ıncı sırada. Bizden sonra nereler var? Nüfusu 100 binin altında olan Doğu ve Güneydoğu’daki diğer iller. Bu Erzurum’un 13 yıl boyunca destek verdiği iktidar tarafından sürekli ötelendiğidir. Esnafın büyük bir bölümü kepenk kapatmış. Senet protestoları hat safhada, yatırım gelmiyor. Hele büyük ölçekli yatırım hiç yok. Var olanlarda sürekli güç kaybetti ve eridi. İkinci üniversite Erzurum’a bir şey kazandırmadı, dağ fare doğurdu. Yanlış uygulamalar var. Kış Oyunları kötü organize edildi. Var olan kış turizmi bitti. Üç yılda özelleştirme de hiçbir şey yapılmadı. Atlama kuleleri yanlış yere yapıldı çöktü, o yanlış hala devam ediyor. Bunlar heba edilen gelirlerdi. Zaten kırılgan bir ekonomiye sahip bir il. Sadece tüketim ve kamu ekonomisi var. Tarım ve hayvancılık bitmiş. Kültürel yapı bozuldu, sosyal yapı bozuldu. Uyuşturucu kullanımı arttı. Bayburt’a ikinci üniversite kuruldu milletvekili sayısı 1’den 2’ye çıktı. Erzurum’a ikinci üniversite açıldı değişen bir şey olmadı. Çünkü göç var. Mazot çok pahalı, şeker pancarı ektirilmiyor, teşvik edilmiyor. Sağlık kampusu dediler, iki hastane kapattı bir tane açtılar. Hiçbir değer katkısı olmadı. Artık her yerde üniversite hastanesi var. Çevremizde tek üniversitesi olan il değiliz. Çevremizde tek üniversite hastanesi olan il değiliz. Çevremizde tek kayak merkezi olan il değiliz. Bunlar bir zamanlar tekti ve Erzurum bölgesinde lider bir kentti. Ama artık değil.
Erzurum’un yeni bir vizyona ihtiyacı var. Erzurum’da yerel yönetimler çok kötü. Kentleşme yok. Su, hava kirliği, trafik hala sorun. Kış turizmi yok. Ee ne olacak, inşaat sektörünü bitirdiler. New City bunun en iyi örneği. Tüm yerel müteahhitler ruhsat sorunu yaşıyor.

Tüm bunlar yaşanırken neden muhalefet etmediniz? Hiç özeleştiri yapıyor musunuz?
Dört dörtlük yapıldı diyemem ama bunu derken, örneğin il başkanımız hukuksal yanlışlığa dikkat çekmek için basın açıklaması yapıyor, ertesi gün savcılık ifadeye çağırıyor. Türkiye’de muhalefet geleneği öldürüldü. Onların yeni Türkiye dediği bizim oligarşiye doğru gittiğini gördüğümüz bir durum yaşanıyor. Adam yüzde 51’im diyor, yüzde 49’u yok sayan bir demokrasi anlayışı var. Ben televizyon programında Efkan Ala’nın ağzından duydum. Demokrasi tanımı yaparken diyor ki; Muhalefet ne işe yarar. Koalisyonlar ile ülke idare mi edilir. Dünya gerçeği bunlar. Almanya’da koalisyon var, ülke idare edilmiyor mu? İtalya kalkınmasını koalisyonlar ile yaptı. Şimdi İngiltere’de bu seçimden önce koalisyon vardı. Kendilerinden başka bir siyasi varlığa tahammülleri yok. Bu bürokraside de STK’larda da böyle. Benimle isen varsın benimle değilsen yoksun. Bu durumda ne kadar muhalefet edebilirsiniz ki? Bakın bilboardlardan afişlerimiz indiriliyor. Bu nasıl ileri demokrasi? Şehrin her tarafı iktidar partisinin reklamı ile dolu, ama bize yok. Elimizden muhalefet enstrümanları alınmış, yargı ile tehdit etmişler. Bu halde ancak bu kadar muhalefet oluyor. Yapsak da sesimiz duyulmuyor. Mikrofona konuşuyoruz bakıyoruz hiçbir yerde yok. Bir tane televizyon var. Oda iktidar belediye başkanının İstanbul’dan getirdiği ekibe verilmiş. Biz karanlıkta bağırıyoruz, şartlarımız çok ağır. Bütün bu zifiri karanlıkların sonu aydınlıktır.

Siz seçmene neler vaat ediyoruz? Partinizin beyannamesine mi sadık kalıyorsunuz, yoksa sizin de kişisel projeleriniz var mı şehir adına?
Tabi ki ikisinin de karması oluyor. Erzurum da Türkiye’nin bir ili. Yani ülkenin genel ekonomik sorunu ne ise şehirde o payı alıyor. Hem de çok ağır alıyor. Dolar 2,70’lere ulaşmış. Erzurumlu da akaryakıt kullanıyor. Emeklinin ve dar gelirlinin oturduğu apartmanın yakıtı da dolar ile alınıyor. Genel ağır ekonomik sıkıntıdan bu şehirde etkileniyor. Doğal olarak biz beyannamemizde ekonomik kalkınmayı ön plana alıyoruz. Bir sürü sömürü sistemi geliştirdiler. Hayır, biz bunlara karşı çıkıyoruz. Siz sarayınızda 1000 liralık bardaklardan su içerken, 940 lirayı az bulup feryat edeni nankörlükle suçlarsınız. Biz MHP olarak diyoruz ki; Asgari ücret 1400 TL olacak. Eğer çalışan şehir merkezinde ise 100 TL ulaşım yardımı, eğer kiracı ise 250 TL barınma yardımı yapacağız. Bir anda 1750 TL gibi rakam oluyor. Erzurum da 70 bin emeklimiz var. Bu insanlar aldıkları maaşla dolmuşa dahi binemiyor. Biz bunlara sahip çıkıp müjde vermek zorundayız. Emekli maaşı asgari ücretin altında olmayacak, yılda 2 kere ikramiye vereceğiz. Sağlık giderlerinin vatandaşa yansıtılmamasını istiyoruz. Sağlık ücretsiz diyorlar. Vatandaş muayene oluyor, eczaneye gidiyor muayene ücreti ödüyor. Bunları kaldıracağız.

Pasin Ovası meşhurdur, orada patates üreticisi ağlıyor. Pancar üreticisi ağlıyor, durum vahim. Hem genelde örselenmiş hem yerelde. Yerelde hiç bir şey yapılmamış, 15 ayını dolduran bir yönetici hala gelecek zaman cümleleri kuruyor.15 ay olmuş hani 1000 projeniz? Hani siz şöyle deneyimliydiniz? Sizi Başbakan göndermişti, merkeze bağlı köylerde kanalizasyon yok, yolları yok. Birçok ilçenin içme suyu yok. Temel ihtiyaçlara cevap verilememiş, tablo bu. Biz yalan siyaset yapmıyoruz.13 yıldır her seçim döneminde uçuk kaçık projeler havada uçuyor. Bir ilçe seçimde Marmaray, 3. Havaalanı konuşularak oy isteniyor. Daha o köyün dere ıslahı yapılmamış. Ama adamlar yapılmış gibi maket yapıyor. Bizim yapacaklarımız belli, kaynağımız ortada. Dikkat edin MHP’ye kaynak soramıyorlar. İktidar olursak yapacağız, koalisyon olursa yapılması için zorlayacağız. Bu da olmadı bize güçlü bir iktidar görevi verildi o durumda da ağızlarından burunlarından fitil fitil getireceğiz.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.