Erzurum Haber

Bir Mağarada Dodo Kuşu Olmak

Bir Mağarada Dodo Kuşu Olmak
630 Kez
11 Şubat 2013 - 13:19

Medeniyet Şarkıları / Mavi Şehir

Bir Mağarada Dodo Kuşu Olmak

Dodo, güvercingiller ailesinden olup 17. yüzyılın ikinci yarısına kadar var olan, sonrasında nesli tükenen bir kuş türüdür. Yerde yuvalandığı ve meyvelerle beslendiği belirlenmiş olan dodolar, uçamayan, uysal bir tür olarak bilinir. Çok akıllı bir yaratık değildiler. Bu nedenle insanlara kolayca yakalanıyorlardı. İnsanlar da bu 1 metre boyunda, iştah açıcı, uçamayan ve koşamayan dodoların kafasına sopayla vurarak kolayca avlanırdı. Dodo nesli, 200 yılda tamamen tükendi.

Selam ve hürmetle kıymetli kardeşim,

Dodo kuşu uçmadan karnını doyurmaya alışınca meskenet içinde kayboldu. Dodo kuşunun bu miskinliği, bu hazıra alışkanlığı, yerde kalıp yerin rahatlığını tercih edişi onun eceli oldu. Bu imtihan dünyasında dodo kuşu gibi gafletin esiri olmayalım kıymetli kardeşim. Gafletten ya uçarak ya koşarak kaçmak gerekir.

Ashabı Kehf gibi kibrin ve put düşkünlüğünün mağarası haline gelmiş Dakyanusların sarayından çıkıp bir mağaraya girerek ebedi hayatın saltanatını bir saadet sarayında sürdürmek gerek.  Bunun adı esiri olduğumuz bir mağaradan, sonsuz bir hürriyetin yaşanacağı muhteşem bir bahçeye hicret etmektir.

Veya Hz. Yusuf gibi dünyevi arzuların zindanına dönüşmüş saraylardan ve o zindanca sarayların kötülüklerinden kaçıp,  bize saray olan zindanlara sığınmak gerek. Bir insanın zindana sığınması garip geliyor değil mi ? Sözde adı saray olan bir zindandan, sözde adı zindan olan bir saraya hicret eden Hz. Yusuf gibi olmak gerek. Böyle bir hicrete talip olmak gerek. Peygamber efendimizi hicret sırasında kovalayan Süraka hala bugün yaşıyor kıymetli kardeşim. Hicretlerimiz sırasında bizleri de kovalayan Sürakalar olacak. Onlar hiç eksik olmayacak, ardın sıra seni de kovalayacaklar. Ömür bir Hicret kıymetli kardeşim, zulümden felaha… Ömür bir Hicret gafletten idrâka… Ömür bir Hicret, uykudan uyanıklığa… Ömür bir Hicret, doğumdan ölüme, ölümden doğuma…  Her Hicret sadıklarla yapılır ve her Hicret Allah rızası için yapılır…

Allah rızası için yapılan her davranış kurtarıcı bir iksirdir kıymetli kardeşim. Dünyevi beklentilerin bir araya gelip oluşturduğu devasa bir dağda yaşıyoruz. Bu dağdan kopan kayalarla çıkışı sık sık kapanan ve içinde mahsur kaldığımız gaflet adında bir mağara vardır. İşte bu mağaradan kurtuluş Allah rızası için yapılan davranışlarla mümkündür.  Bu dağı ve bu mağarayı anlatan birbirine sadık üç arkadaşın yolculuğunu konuşalım mı? Öyle bir yolculuktu ki dünyevi arzulardan oluşmuş şeytani tuzakları ve hileli esintileri hiç eksik olmayan koca bir dağdan geçmek zorundaydılar. Hava kararmıştı, dinlenmek, yatıp uyumak üzere bu dağda bir mağara buldular. Lakin buldukları mağara sıradan bir mağara değildi. Mağara onlar için adeta bir sınav salonuna dönüştü gecenin ilerleyen saatlerinde güçlü bir sarsıntı ile dağdan kopan bir kaya mağaranın çıkışını kapatınca. Dağdan kopup gelen kaya da sıradan bir kaya değildi. Bu kaya ise onlar için adeta dünyevi beklentilerin tel tel bir araya geldiği gafletin örtüsüydü. Bu üç sadık arkadaş mağarada mahsur kalınca, yolculukta planlar değişmiş, gafletten idrâka bir yolculuğa çıkmışlardı artık. Kaya mağaranın çıkışını tıkayınca bu üç arkadaşı bir korku sarmıştı. Lakin inançları gereği “yaptığımız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka bizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz” dediler ve anlatmaya başladılar.

İçlerinden ilki şöyle anlattı:

– Allahım! Benim çok yaşlı bir annem bir de babam vardı. Onlar birşey yemeden ne kendim ne de çoluk çocuğum bir şey yiyip içmezdi. Bir gün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrılmıştım. Eve döndüğümde hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüm.  Aç karnına ikisi de beni beklemiş ve öylece uyuya kalmışlardı. Uyandırmak istemedim. Süt kabı elimde bütün gece şafak atana kadar başlarında uyanmalarını bekledim.

Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızdan al!

O an kaya biraz aralandı fakat çıkılacak gibi değildi. Gafletin örtüsü henüz bu üç yolcu için kalkmış değildi.

Bir diğeri söze başladı:

– Allahım! Amcamın bir kızı vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ona sahip olmak istediğimde o bu teklifimi kabul etmezdi. Kötü bir kıtlık yaşandı. Ben de bu kıtlığı fırsat bilip o kıza kendini bana teslim etmesi şartıyla yüz yirmi altın vermeyi teklif ettim. Zor durumdaydı ve zoraki kabul etti. Ona sahip olacağım zaman bana “Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme!” dedi. Çok sevdiğim ve arzu ettiğim kıza o andan itibaren el sürmedim ve ondan uzak durdum. Verdiğim altınları da geri almadım.

Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızdaki sıkıntıyı uzaklaştır!

Bunun üzerine kaya biraz daha kaydı.

Üçüncü adama sıra geldi. O da şöyle anlattı:

– Allahım! Vaktiyle çalıştırdığım birçok işçi vardı. Parasını almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim. Ücretini almadan giden adamın parasını ise çalıştırdım. Bu paradan büyük bir servet elde ettim. Bir gün bu adam çıkıp geldi ve ücretini istedi.

Ben de ona “şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar ve köleler senin ücretinden türedi” dedim. Adam ilk anda alay ettiğimi sandı, ciddi olduğumu anlayınca geride hiçbir şey bırakmadan hepsini aldı götürdü.

Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar!

Üçüncü adamın anlattıklarından sonra gafletin örtüsü kalktı, mağaranın önünü tıkayan kaya kenara çekildi, üç sadık yolcu mağaradan kurtuldu.

Üç kişi bir topluluktur kıymetli kardeşim. Toplumları içlerine düştükleri mağaralardan fert fert Allah rızası için yapılan davranışlar kurtarır. Allah rızası için yapılan her hicret, Yusufça bir bakışla arzuların zindanından saadetin zindanınadır. Her hicret Ashabı Kehf gibi kirli bir mağara haline dönüşmüş kibrin sarayından yiğitlerin sarayına dönüşmüş sonsuzluk mağarasına yapılır. Sen de bu yolculuğa çık ve dodo kuşu olma sakın. Aldanışların büyüsüne kapılma. Ateşten bir denizi mumdan bir kayıkla geçemezsin unutma.

 

GÜNLÜK HABER AKIŞI
ERZURUM’DA BIÇAKLI CİNAYET
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ERZURUM’DA YANGIN…
GÜNLÜK HABER AKIŞI
REKOR DÜZEYDE BAŞVURU
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ŞİFALI TOPRAK
GÜNLÜK HABER AKIŞI
BAKÜ EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
YAŞ KESEN BAŞ KESER
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ERZURUM’DA KAZA
GÜNLÜK HABER AKIŞI
İŞTE O SONUÇLAR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ERZURUM’DA DERS ZİLİ ÇALDI

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.