Erzurum Haber

Beylikdüzü’nün mimarı…

Beylikdüzü’nün mimarı…
445 Kez
08 Temmuz 2013 - 11:15

Erzurum’ un Horasan ilçesine bağlı eski adı Iğırbır, yeni adı Yeşilyurt köyünde doğdu. Köyde okul olmadığı için o dönemin Horasan Kaymakamı, şimdilerin İçişleri Bakanı Muammer Güler sayesinde okudu. Üniversite okumak için gittiği İstanbul’da inşaat sektöründe başarı işlere imza atınca, işadamı olarak ünlendi ve siyasete atıldı. Erzurum’un özbeöz evladı olan Vehbi Orakçı, 2004-2009 yılları arasında Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptı. Erzurumlu Vehbi Orakçı ile yaptığımız kısa söyleşide, siyaseti ve gelecek ile alakalı planlarını konuştuk. Ünlü siyasetçi ve işadamı Orakçı, ‘Siyasette bu kentin sahibi yok’ dedi ve yaşadıklarını anlattı.

Medya sizi Muammer Güler’in manevi oğlu olarak tanıdı, nedir bu işin özü?

Sayın Muammer Güler Horasan Kaymakamı olarak bizim köyümüze bir ziyarette bulundu. Bir gün önceden Kaymakam Bey’in köye geleceğini duyunca gözüme uyku girmedi. Köyümüzde okul olmadığı için eğitimime devam edemiyordum. Bir şekilde köyde yanına gittim ve meramımı anlattım. Sayın Güler gözlerimdeki okuma azmi görmüş olacak ki beni sahiplendi, yatılı bir okula yazdırdı, eğitimi üstlendi. Eğitimime geç başladığım için mecburen  meslek lisesine kayıt yaptırmak zorunda kaldım. Bildiğiniz torna tefsiye bölümünü okudum. Bu arada Muammer Bey ile irtibatımız hiç kesilmedi. Lise bitince İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği bölümünü kazandım ve İstanbul’da eğitimime devam ettim. Üniversite okurken iş hayatına atıldım. Marmara Mühendislik ve İnşaat Sanayi şirketini kurdum. Şirket bünyesinde inşaat, proje, mühendislik ve gıda alanlarında hala faaliyet gösteriyoruz.

Aktif siyaset ne zaman başladınız?

1995 yıllarında Refah Partisi’nin gençlik kollarında görev alarak siyasete girdim. 2001yılında AK Parti kadrolarına katıldım. Aynı yıllarda Büyükçekmece İlçe Teşkilat Başkanlığı yaptım. 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde Beylikdüzü Belediye Başkanı oldum. Biz Beylikdüzü’ne gitmeden önce oralar adeta bildiğiniz tarlaydı. O bölgeyi adeta şehir yaptık. Şuan orada yaşayan insanlar hala bizi anıyorlar. Beylikdüzü’ndeki seçmen yapısı hiçbir şekilde diğer bölgelere benzemiyor. Sol tandanslı yapı ön planda olsa da, onlar bir belediye başkanın nasıl çalıştığına, arazilerinin ne kadar değer kazandığına, yaşam standartlarının ne kadar yükseldiğine bakıyor. Ben ve ekibim Beylükdüzü’nü Beylikdüzü yaptık. Başbakan tarafından defalarca onure edildik.

Peki sonra ne oldu, niye üzerinizi çizdiler?

İşte burası çok önemli. Biz Erzurumlular olarak çok başarı insanlarız, emin olun her alanda böyleyiz. Ancak bizim eksikliğimiz lobiciliği bilmemiz ve kendi değerlerimize sahip çıkmamamızdır. Siyaseten bir gücümüz yok. Kişiler kendi birikim ve becerileri ile siyasette var oluyorlar, bende onlardan biriyim. Seçime yaklaştığımız günlerde birçok partinin yaptırdığı anketlerde bizim ismimiz birinci sırada çıkıyordu. Seçimlere az bir süre kala bir toplantıda Abdulkadir Aksu elimizi kaldırdı ve ‘adayımız Orakçı’dır, hayırlı olsun’ dedi. Son hafta aday belirleme sürecinde MKYK’da yapılan toplantıda benim ismim silindi. Toplantıda Karadeniz lobisi başka bir isimde bastırmış. Bana haber gelince Başbakan’a yakın isimleri aradım. Remzi Gür, Muammer Güler, Cellaletin Cerrah, ‘olmaz öyle şey, aday sendin’ dediler. Ancak İbrahim Cevahir ve Trabzon Milletvekili Nafiz Özak, şuanki Belediye Başkanında ısrar etmiş. Hatta Başbakan, ‘Orakçı başarılı bir başkan, o olsun isterim’ demiş ama Trabzon lobisini kıramamış. Yani anlayacağınız bir gecede ismimizi çizdiler. Eğer Doğu lobisi baskın olsaydı, o zaman sahipsiz kalan olmayacak, o listeden biz çıkacaktık. Bu durum beni çok sarstı. O an partimden istifa etmek istedim. Seçimlere bağımsız aday olarak girdim. Ancak ‘partisi yok, meclis oluşturamaz’ siyaseti yapılınca kaybettik. Ben kendilerine ‘bu isim Beylükdüzü için doğru bir isim olmaz, ikinci Ersan Gemalmaz vakası yaşanır’ dedim ve haklı çıktım.

Seçimlerden sonra talihsizlik peşinizi bırakmadı, galiba gözaltı ve tutuklama yaşadınız?

Aynen öyle oldu. Ben ciddi bir oyuna kurban gittim. İtibarsızlaştırıldım. Ergenekon’un batı ayağı bizi hedef seçti. Görev süresi boyunca ne ben, ne de ailem herhangi bir ihale ve iş almadı. 2004 ve 2009 yılları arasında tek bir çivi dahi çakmadım. Belediye Başkanı olmadan önceki servetimin 5 yıl sonunda artmadığını, aksine azaldığını mahkeme önünde verdiğim mal beyanımla ispatladım. Beylikdüzü’ne gözlerini diken rantçı firmalara asla geçit vermedim. Vicdanım rahat.

Belediye Başkanlığım döneminde sermayem ve kazancımın yarısına yakın bölümünü kaybettim.

Şimdi durum nedir, nelerle meşgulsünüz?

Siyasete harcadığım zamanı şimdi kapatmaya çalışıyorum. Kendi işlerime bakıyorum. Belediye Başkanı olduğum dönemde mal varlığımın birçoğunu elimden çıkardığımı fark ettim. İşimi ikinci, hatta üçüncü plana attım. Şimdi sadece şirketimle ilgileniyorum. Artık sadece İstanbul’da değil, yurt dışında da faaliyet gösteriyoruz. Irak’ın Necef kentinde  2 bin 500 konutluk projemize başladık. Projenin toplam maliyeti 200 milyon dolar. 2014 yılında projeyi tamamlamayı hedefliyoruz. Sadece bu projede yaklaşık bin işçi çalışıyor. Kerbela’da da başka bir proje üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz hiç olmayan bir ilçe kurduk. Beylikdüzü bizim eserimizdir. Buradan yola çıkarak Irak ve Kazakistan’da adeta yeni şehirler kurduk. Marmara Mühendislik ve Yapı A,Ş olarak önümüz açık. 

Afrika ülkesi olan Gana’ya yatırım yaptığınız söyleniyor?

Belediye Başkanlığımız döneminde sık sık yurt dışına gözlem amaçlı gezilerimiz oldu. Zaman zaman hem Başbakan’ın, hem de Cumhurbaşkanının gezilerine katıldık. Gördük ki yurtdışında yapmamız gereken çok iş var. Büyük şirketlerin Irak’tan gözleri korktu, durum böyle olunca iş bize kaldı. Necef’te, Kerbela’da adeta yeni şehirler kurduk, villalar yaptık. Şimdi gözümüz Afrika’nın Gana kentinde. Gana’da adeta yeni bir kent kuruyoruz. Yatırımlarımızı bu bölgeye kaydırdık.  Gana’da 50 bin konutluk büyük bir projenin anlaşmasını yaptık.

Mezun olduğunuz köy okulunu yeniden yaptırıyorsunuz.

Ben çok zor şartlarda eğitim görmüş bir doğu çocuğum. Beylükdüzü’nde bile biz göreve başladığımızda okul sayısı 6’yı geçmezdi. Ama bugün bakıyorum bu sayıyı 136’ya çıkarmışız. Eğitim bu ülke için çok önemli, hele hele Erzurum’da daha da önemli. Bugüne kadar memleketime elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım. Hayalimde köyümdeki okulumu iyi bir okul seviyesine getirmek vardı, bugünde onu yapıyorum. Çok büyütülecek bir durum değil. Erzurum’u Gana’ya çok benzettim. Orada da ciddi geri kalmışlık var. Şehrimizin kalkınması için hiç bir zaman birlik olmadık, aksine her zaman ben dedik. Bugün gelinen nokta yanlış yolda olduğumuzu ortaya koydu. Bu sadece yatırım ayağında değil, siyaset ayağında da böyle. Bakın İstanbul’da Erzurumluların öyle böyle bir oy potansiyeli yok. Diyebilirim ki, Karadenizliler’den fazla ama birlik olamadığımız için siyasiler tarafından da dikkate alınmıyoruz. Bu kentin kalkınamaması da bundan. Hiç fazlasını istemiyoruz, verilenle yetiniyoruz, yanlışı galiba burada yapıyoruz.

Yeniden siyasete göz kırpıyor musunuz?

Tabi ki, siyaset bizim olmazsa olmazımız, ama her şey nasip işidir. Yaklaşan seçimler nedeni ile bir çok parti şuan il, ilçe hatta beldelerde anket yaptırıyor. Birçok partinin Beylikdüzü’nde yaptırdığı anketlerde bizim ismimiz çıkıyor. Beylikdüzü’nün kurucu başkanıyım. Başkanlığımız döneminde asla parti ayrımcılığı yapmadık. Hizmeti herkese eşit götürdük. Beklide seçmenin bizi unutamamasının sebebi budur.

Hangi partiden siyasete devam diyeceksiniz?

Benim partim belli. Siyasete Refah Partisi’nde başladık, AK Parti ile devam ettik. Hala partim aynıdır. Bizi o koltuğa hangi parti götürürse götürsün hesabında olmamız mümkün değil. Evet, partime bir kırgınlığım söz konusu olmuştur ama aile içinde bu tür durumlar olur. Kırgınlık geçer, biz yine birbirimize sarılır işimize bakarız.

Erzurumlular olarak birbirimize sahip çıkmıyoruz. Ciddi gücümüz var ama onu kullanamıyoruz.

Sizi tekrar aday gösterirler mi?

Ben görevimi gayet iyi yapmış bir kişiyim. Bizden sonra görevi devralan arkadaşımız ne yazık ki bizim gölgemizde kaldı. Seçmen tüm anketlerde rengi belli etti ve bizi istediğini belirtti. Partim bunu iyi okudu, bana göre tekrar aday gösterilmem için hiçbir engel yok.

Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde kendisi ile röportaj yapmış, ilçede yaptıkları çalışmaları bizzat yerinde izleme fırsatım olmuştu. O günlerde son derece iddialı bir kişiliğe sahipti, bugünde aynı. Vehbi Bey’in anlattıkları içinde Erzurum’un kendi değerine sahip çıkmaması tezinin altına bende imzamı atarım. Biz maalesef içerde nasıl birbirimize destek olmuyorsak, dışarıda da aynı tavrımızı sürdürüyoruz. Siyasiler için her zaman elde bir olarak görüldük. Bu şehirli olup sadece İstanbul’da, Ankara’da var olan, bir daha bu şehre dönüp bakmayan siyasilere, işadamlarına ne demek lazım. Sizin bu kötü gidişte hiç mi payınız yok? Elbette var. Sizde bu şehri kendi kaderine terk ettiniz. Burada yaşayanlar ne kadar bu şehre gerekeni vermediyse, sizde uzakta kalarak aynı hatayı yaptınız. Ama hiçbir şey için asla geç kalmış değiliz. Hala birleşebilir, küllerimizden yeniden doğabiliriz. Vehbi Orakçı’yı İstanbul’a uğurlarken, hem iş dünyasında hem de siyasette başarılar diliyoruz.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.