Erzurum Haber

Başkan Küçükler net konuştu

Başkan Küçükler net konuştu
528 Kez
11 Şubat 2013 - 13:13

9 yıl önce adı açıklandığında herkes birbirine aynı soruyu sordu. Kim bu Ahmet Küçükler, tanıyan biliyordu da bilmeyen aynı tepkiyi veriyordu. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, tüm eleştirilere rağmen girdiği iki seçimi de farlı sonuçlarla aldı ve Erzurum siyasetine adını yazdırdı. Çünkü ilk kez bir Belediye Başkanı iki dönem üst üste seçiliyordu. İnce ses tonu ve minyon tipi ile Türkiye’nin en genç Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ahmet Küçükler ile 9 yıllık Başkanlık dönemini konuştuk. Kendisi hakkında yapılan eleştirilere cevap veren Küçükler’in 2014’te tekrar Belediye Başkan Adayı olup olmayacağını masaya yatırdık.

Siz iki dönem üst üstte Erzurum’da Belediye Başkanı olmuş tek kişisiniz. Son seçimlerde AK Parti’nin üstünde bir oy aldınız. Aynı seçim arifesinde belkide en çok eleştirilen kişi oldunuz. Nasıl oldu da İl Genel Meclisi’nden bile çok oy aldınız ?

(Gülümsüyor ) İl Genel Meclisi’nden bile fazla oy aldığımı ben değil siz söylediniz. Evet seçim sonuçları bize o rakamları gösterdi. Her ne kadar belirli çevreler bizi başarısızlıkla eleştirse de halk yaptığınız çalışmaları göz ardı etmiyor. Son seçimlerde su sorunu speküle edildi. Oysa o günlere kadar Erzurum’da insanların evlerinde her saat su akmıyordu. Biz bu zulme son verdik. Önceki belediye başkanları çaresiz olarak kuyu sularını vatandaşa içiriyordu. Başka çareleri de yoktu. Çat Barajı bitmeden şehre su getirmek imkânsızdı. Biz gelir gelmez vatandaşın bu sorununa çare olduk. Vatandaş su oyununa gelmedi. Partimize ve bize olan güveni tamdı, bunu da sandıkta gösterdi.

Önümüzde yeni bir seçim süreci var. Tekrar aday olacak mısınız? Partiniz tarafından tekrar aday gösterileceğinize dair herhangi bir sinyal aldınız mı?

(Ellerini birleştirip kendinden emin söze girdi)  Hiç şüphe yok ki; 9 yılda çok şey öğrendik. Artık belediyeciliği en ince ayrıntısına kadar biliyorum. Tecrübe, belediyecilikte çok önem taşır. Bugüne kadar bir başkan olarak verdiğim her sözde durdum. Bireysel olarak elbette yarım bıraktığım, hatta yeni yapacağım projeleri tamamlamak isterim. Ama henüz aday olup olmamaya karar vermedim. Bu kararı halkımız verecek. Eğer onlar tekrar beni görmek isterlerse aday olacağım. Şuan bir takım çalışmalar yapıyoruz bu anlamda.

Devreye giriyorum, bu bir anket çalışması mı? 

Evet tam olarak bir anket çalışması yapıyoruz. Anketten çıkacak sonuç bizim adaylığımızı belirleyecek. O gün çıkıp aday olup olmayacağımı açıklayacağım. Ankara’da sinyal konusuna gelince, elbette bir takım sinyaller aldık. Bizim partimizde tecrübe en önemli kriterdir. Ben de tecrübe ve çalışmalarıma güvenen bir kişiyim. Yeni kanunlaşan Belediyeler Yasası uygulamasında belediyeciliği bilmem en önemli esas olacak. Biz de bu konuda ciddi donanıma sahip olduk. Şehrin en önemli sorunlarını hallettik. Hatırlıyorum ilk yıllarda bana siz sorardınız ‘Bu tarihi eserlerin çevresi ne olacak’ diye… Bakın öyle bir sorunumuz artık kalmadı. Su sorunu kalmadı. Altyapı sorunu da kalmadı. Milyar liraları toprağın altına gömdük. Bizim dışımızda hiç kimse bu işe cesaret edemedi. Artık yağmur yağınca hiçbir yeri su basmıyor. Su için öyle bir arıtma tesisi kurduk ki, Ankara’da bile böyle bir tesis yok. Ozonlama sistemi ile su arıtma yapılıyor. Tüm çalışmalar tamamen dijital ortamda yapılıyor, el değmeden. Yani diyeceğim o ki, belediyecilik adına yapılması gereken her iş Erzurum’da bitti.

Peki, mensubu bulunduğunuz partinin Genel Başkanı ve Başbakan için ‘Türk Halkının DNA’sını çözdü’ deniliyor. Bu kadar zamanda siz Erzurum halkının DNA’sını çözebildiniz mi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk halkının ne istediğini çözen ve o doğrultuda çalışan bir lider olduğu çok doğru… Ben de 9 yıldır kendi memleketimde yerel yöneticilik yapıyorum. Zamanla bende halkımın isteklerini çözdüm. Ancak Erzurum’da eleştiri kültürü çok yaygın. Kolay beğenen bir halk değiliz. Her şeyin güzelini istiyoruz. Hakları tabii yıllarca ihmal edilmiş bir yer burası. Bunu çözene kadar biraz zaman geçti fakat artık halkımın dilini çözdüm. Bir kısım muhalefet etse de mutlaka büyük bir kısım yapılanı beğeniyor.

Bu kadar zamanda hiç pişman olduğunuz bir şey oldu mu? Mesela ‘Keşke şunu yapmasaydım’ dediğiniz bir an var mı?

Ben yaptığım hiçbir şeyden pişman olmam. Çünkü pişman olacak bir iş yapmam. Bir şeyi yaparken çok düşünür, az adım atarım. Hayatımda derin keşkelerim hiç olmadı. Bir tek Lalapaşa Cami önüne granit taşlarla yaptırdığım çeşme çok eleştirildi. Modern bir çeşme ama cami eşrafı ‘Daha kalıcı ve Osmanlı figürlerini içinde barındıran bir çeşme olabilirdi’ dediler. Sonradan baktım ‘Haklı olabilirler’ dedim. Muhtemelen bu sene o çeşmeyi kaldırıp tarihi camiye daha uygun bir çeşme yapacağız.

Sizin için kendi aklına çok güvenen, başka insanların aklını önemsemeyen biri diyorlar. Zekanıza bu kadar çok mu güveniyorsunuz?

Herkes mutlaka kendi zekasını beğenir. Evet bende zeki bir insanım ama bu demek değildir, hiç kimseyi dikkate almam. Eğer karşımdaki mantık çerçevesinde konuşuyorsa ikna olurum. Özünde belkide benim en zayıf yanım bu. Kişi işinin ehli ve uzmanı ise hem ikna olur hem de teslim olurum. Fakat ben analizi yüksek ve olayları çabuk kavrayan biriyim. Benim inandığım bir konunun aksini iddia eden ve mantığını ortaya koyan herkese güvenirim. Açık söyleyeyim en beğendiğim noktam bu. Aynı zamanda en büyük zaafımda bu. Ama zekâma güvenen bir kişiyim, bu da doğru…

İlçe Belediye Başkanları ile aranızın iyi olmadığını biliyoruz. Gerçi Anakent ile Yakutiye çekişmesi artık gelenek haline geldi ama siz de genel olarak bir uyumsuzluk var gibi?

(Kaşlarını hafif çatıyor) Bu konuya katılmadığımı peşinen söylemeliyim. Geçmişte bu Büyükşehir Belediye Başkanları ile Yakutiye Belediye Başkanları arasındaki çekişmeler, kavgalar hatta yumruklar konuştu. Siz bugüne kadar böyle bir şeyin ben ya da diğer belediye başkanları arasında yaşandığını duydunuz mu? Asla olmaz, olamaz. Aynı partinin belediye başkanı olmamız fikir ayrılığı yaşamayacağımız anlamına gelmez. En yakın sorun; Yıldızkent’teki YİMPAŞ’ın arazi olayıdır. Biz burası ‘Yeşil alan olmalı’ dedik. Palandöken Belediyemiz karşı çıktı. Konu yargıya gitti. Yargıda bizim gibi ‘Evet burası yeşil alandır’ dedi. Sorun kalmadı yani. Yakutiye Belediye Başkanımız ile daha dün bir programda beraberdik. Aramızda ne çekişme ne de kavga yoktur. Kaldı ki şuana kadar ben her belediyede iki dönem başka isimlerle çalıştım. Hiçbiri ile iş dışında sıkıntım olmamıştır.

Peki başta kendiniz olmak üzere çalışmalarınızı yeterli buluyor musunuz?

Tabi ki her şeyi bitirdik diyemem. Ancak en önemli sorunumuz yer altı yani altyapı yenilemesiydi. Milyonluk projeler bunlar. Kimsenin cesaret edemediğini yaptık. Erzurum’un önümüzdeki 50 yıl boyunca altyapı sorunu olmayacak. Bunlar görünmeyen çalışmalar ama bir şehrin kent olabilmesi için çok önemlidir. Üst yatırım, asfalt, park, havuz işin en kolay yanıdır. Yaptığımız projeler bittiğinde çok açık söylüyorum on yıl sonra Erzurum’u kimse tanıyamayacak. Bize sürekli Kayseri’yi örnek veriyorlar. Bakın gidin Kayseri hala su arıtma tesisi olmayan, vahşi çöp depolama sisteminde çalışan bir şehirdir. Kaldı ki Kayseri Belediyesi’nin gelirini bırakın, oradaki sanayici şehre sahip çıkıyor. Buna rağmen belediyecilik çalışmaları yetersiz. Biz katı atık depolama sistemine geçeli yıllar oldu. Biz şimdi çöpü bırakın, atık suyu şehrin dışına çıkarmak için çalışıyoruz. Halk diyebilir ki ‘Bize ne kanalizasyonun nereye aktığından’ ama öyle değil işte. Biz Karasu kirlensin istemiyoruz. Bizden sonra şehre veya yaşam alanına kirli suyun girmesine doğru bakmıyoruz. Bunun için bile çaba gösteriyoruz. Dünya’da kuyu suyu kullanan, atık çöp depolaması olmayan kente şehir bile denmiyor. Biz bunları yapıp bitireli çok zaman oldu.

Kentsel dönüşüm nasıl gidiyor peki?

Türkiye’de ilk kentsel dönüşümü biz başlattık. Hem de ciddi projelerle. Gecekondu alanlarında kentsel dönüşüm kolaydır. Ne demek gece kondu; vatandaş gelir, devlet arazisine derme çatma ev yapar. Sonra bu ev üzerinde hak iddia eder. Bizde öyle alan yok denecek kadar. Tüm alanı istimlâk etmek zorunda kaldık, ciddi bedeller ödedik, ödemeye devam ediyoruz. Mahallebaşı ve Veyisefendi mahallelerinde kentsel dönüşüm uygulanacak. Projeler bittiğinde kimse buraları tanıyamayacak. Hatta karar aldım. Süt Ürünleri Çarşısı’nın yanında Belediye Başkanlığı makamının bir kısmını Mahallebaşı’na taşıyacağım. Buradan esnafa müjde vermiş olalım.

Çalışmalarınızda en çok içme suyu tartışma yarattı. Nedir bu işin gerçek yüzü?

Biz göreve gelmeden önce Erzurum, kuyu suyu içiyordu. Bu su hem kalitesiz hem de ciddi bir bütçeye mal oluyordu. Atatürk Üniversitesi’nde o yıllara ait su tahlil raporları mevcut. O günkü yöneticilerin bu suyu kullandırmaktan başka çaresi yoktu. Şehirde sık sık su kesintileri yaşanırdı. Biz göreve geldikten sonra işleri hızlandırdık. İsale Hattı Projesi’ni devreye soktuk. 2006 yılında baraj gölüne su tutulmaya başlandı. Kısa sürede çalışmalar yapılıp suyu halkın kullanımına sunduk. Ama şunu hala iddia ediyorum, o yıllarda da suyumuz kirli değildi. Su tutumu yapılırken bir takım eksiklikler oldu. Bölgedeki küçük otlar temizlenmeliydi. Bu nedenledir ki suyun rengi değişti. Ama 30 milyon liraya mal olan su arıtma tesislerimiz ile içme suyu sıkıntısını kökünden çözdük . Baraj etrafındaki tüm köyleri kaldırdık, son olarak ta Taşağıl Köyü kalktı. Barajın su kaynaklarının geçtiği derelerin etrafına istinat duvarları gibi duvarlar yapıp derelerin köylerle bağlantısını kestik. Şu an arıtma merkezinde su ozonla arıtılıyor. İsteyen herkes gidip arıtma tesisimizi gezebilir. Şimdi bir takım arıtma cihazı satan üç kağıtçılar türedi. Evlere gidip vatandaşın suyuna kimyasal katıp, cihaz satıyorlar. Biz bu konuda yargıya gittik. Vatandaşlarımız bunlara inanmasın, eğer sularından şüphe ediyorlar ise bizi arasınlar. Ücretsiz su analizi yapıyoruz. Hatta apartmanların su tanklarını ücretsiz temizliyoruz. Şebeke suyu, hazır su ve çeşme sularından daha temiz ve sağlıklıdır.

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler ile öğle yemeğinde bir araya geldik. Yaklaşık iki saat süren sohbetimizi Erzurum Su ve Arıtma Tesisleri’nde noktaladık. Randevuları sebebiyle çok fazla bizimle kalamayan Başkan Küçükler’i tesislerden biz uğurladık. Foto muhabiri ve sevgili eşim Cihat ile birlikte o çok tartışılan içme suyu arıtma tesislerini gezerken gözlerime inanamadım. Zira içme suyunun kirliliğine ilk kanat getirenlerden ve yoğun muhalefet edenlerden biri bendim. Diyebilirim ki başkanla 2 saat boyunca sohbetimizde beni en çok etkileyen bu tesisler oldu. Bugüne kadar iyi ürün çıkarıp ancak teşhir edemeyen kuruluşlardan birinin de ESKİ olduğuna kanaat getirdim. Arıtma tesisindeki sistemi gördükten sonra evde damacanaları attım. Artık musluk suyu tüketiyorum. Sohbet ve temiz su için Ahmet Küçükler’e teşekkür ederim.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.