Erzurum Haber - 24 Mart 2019, Pazar

Az Mehmet Emin Öz!

18 Aralık 2018, 13:13
Az Mehmet Emin Öz!

Az Mehmet Emin Öz!
AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz ile konuştum dün.
Aklımda bir-iki sor vardı, kaç gündür görüşsem de sorayım dediğim.
Ona, ‘’Büyükşehir başkan adayı olamadığınıza üzüldünüz mü?’’ diye sordum.
Ben biliyorum ki aday edilmeyi çok istiyordu.
‘’Bir defa hiç aday olmadım ki üzüleyim?’’ diye cevap verdi.
İkinci sorumu sordum.
‘’MHP ile hangi ilçeleri konuşuyorsunuz?’’ dedim.
‘’MHP adayını çekerek gerçekten büyük bir jest yaptı. Ama doğrusu bu jeste karşılık hangi ilçeler verilecek veya verilmeli, bu beni de aşan bir konu. Tamamen genel merkezde, liderler düzeyinde bir konu o’’ cevabını verdi.
mehmet emin öz‘’Sizin kafanızda şekillenmiş adaylar var mı?’’ sorusunu yönelttim bu defa başkana.
Bu konuda da şunları söyledi:
‘’ Esasında biz ismi çok konuşulan aday adaylarından çok hangi adayla seçime girsek kazanırız diye kafa patlatıyoruz. Elbette ki teşkilat olarak anket ve kamuoyu yoklaması da yapmış olduğumuz öne çıkan isimlerden oluşan bir liste genel merkeze sunduk. Nihayi karar genel merkezin işidir’’.
Özetle Emin başkan eski Cumhurbaşkanlarımızdan Abdullah Gül gibiydi!
Çok şey söylüyor ama hiçbir şey söylemiyordu.
Ama şunu anlamış oldum ki Emin başkan bayağı bir siyasete ısınmış, politikacı olma yolunda çok mesafeler katetmiş!


Her ne kadar Sekmen’in kılıcının her iki tarafı kesiyorsa da..
Diyorlar ki Mehmet Sekmen ilçe belediye başkan adaylarını belirleyecek.
Diyorlar ki Mehmet Sekmen’in istemediği hiçbir isim ilçe belediye başkanı adayı olamayacak.
Diyorlar ki Sekmen bir adamı çizmişse onun aday olma şansı asla yok.
Diyorlar ki Sekmen kimi aday görmek istiyorsa genel merkez de ona karar verir.
Diyorlar da diyorlar.
metmet sekmenBen şunu bilir şunu söylerim.
Her ne kadar yeniden aday gösterilen Sekmen’in eli o kadar güçlüyse de.
Her ne kadar Sekmen’in hali hazırda kılıcının iki tarafı da kesiyorsa da.
Her ne kadar Genel merkez de Sekmen’i bayağı bir anlamlaştırmış olsa da.
Her ne kadar ibre hep Sekmen’den yana görünüyorsa da.
Sekmen ilçe belediye başkan adaylarını belirlerken illa ki milletvekillerini de dinleyecektir.
Sekmen ilçe belediye başkan adaylarını belirlerken her milletvekilinin illa ki birkaç adayına Evet diyecektir.
Sekmen ilçe belediye başkan adaylarını belirlerken hiçbir milletvekili ile ters düşmeyecek, gönüllerini alacaktır..
Bu benim son kararımdır, nokta!
………………
10 gün daha sabredin!
Bu yaklaşık 1 aydır böyle
Gittiğimiz her yerde aynı soru ile karşılaşıyoruz.
İlçe başkan adayları belli oldu mu, ne zaman açıklanacak?
Tabi biz dahil kimsenin henüz bu konuda bir bildiği olmadığı için de o soru hep havada kalıp duruyor.
Bilmiyoruz, bilemiyoruz.
Ama dün ‘çok önemli’ bir isimden bir tarih aldım.
Kimlerin hangi ilçeden aday gösterileceğine dair yine çok net bir şey yok ama adaylıkların açıklanacağı bir tarihi öğrendim.
Bu tarih 27 Aralık 2018.
Şu gün, bu gün diyenlere çok aldırış etmeyin.
27 Aralık yüzde 99 kesin tarih gibi.
Bu demektir ki yeni yıla girmeden 4 gün önce ilçe başkan adayları belli olacak.
Yani daha 10 gün var.
10 gün daha sabredin, sonra şapka düşecek, kel görünecek.
…………………………
Vahit Alkır patlamakda haksız da sayılmaz hani!
Dile kolay, tam 7 yıl olmuş aramızdan ayrılalı. Önceki gün Türkü Paşa Raci Alkır’ın ölüm yıldönümüydü. Vay be, dün gibi. Oğlu sanatçı arkadaşımız Vahit Alkır, babasının bu ölüm yıldönümünde unutulmuş olduğuna vurgu yaparak facebook’daki hesabından zehir zemberek bir açıklama yaptı, başta STK’lar olmak üzere hemen hemen her kesimi vefasızlıkla suçladı. Gerçekten de baktım, şehirde onunla ilgili herhangi bir anma proğramı filan yoktu, olmadı. Oysa daha son 10 gün içinde her biri de Raci Alkır gibi kıymetli sanatçılar Faruk Kaleli, Hulusi Seven ve Aşık Yaşar Reyhani farklı proğramlarla anılmıştı. Her üçü de özellikle Büyükşehir Belediyesi’ne ait İbrahim Erkal Sanat Merkezi’nde anılmıştı. Ama aynı anma proğramı Raci Alkır için yapılmadı, dolayısıyla buna oğlu Vahit Alkır da çok alındı. vahit alkırElbette ki bu konularda son derece hassas davranan ve bu tür etkinlikleri ile taktir toplayan Büyüykşehir Belediyesi’nin Raci Alkır’ı unutması mümkün değildir. Hele başında Ergün Engin’in olduğu bir İbrahim Erkal Sanat Merkezi Müdürü böyle bir şeyi hiç istemez. Kesinlikle bu konuda bir ard niyet olduğunu düşünmüyorum. Ama şurası da bir gerçek ki Raci Alkır her ne gerekçe ortaya konulursa konulsun o ölüm yıldönümüne rastlayan o gün bir şekilde anılmalıydı. Sadece bir tivıt ile böylesine önemli bir değer anılmış sayılmaz. Dün Büyükşehir’den ilgili bir arkadaşla konuştum, bu konuda bir eksikliklerinin olduğunu ve bunu da kabul etmeleri gerektiğini belirttim. Elbette ki onlarda oğul Vahit Alkır’ın sitemlerine hak veriyorlar ama anma proğramı konusunda günde bir problem yaşadıklarını, en kısa zamanda kapsamlı bir anma proğram düzenleyecekleri bilgisini verdiler. Dediğim gibi Vahit Alkır bu konuda patlamakda haklı ama açıkçası belediyenin de acımasızca suçlanmasını kabul edemedim. Bu vesileyle Raci amcaya rahmet diliyor, arkadaşımız Vahit Alkır’a da biraz daha sakin olmasını söylüyor, ‘’Raci Alkır bu şehirde iz bırakmış bir isimdir. O unutulacak, unutturulacak bir isim değildir, sen gönlünü rahat tut’’ diyorum.
……………….
Romeo ve Juliet ile ben!
Bünyamin Aydemir ‘’Biletini aldım, oyunun başlamasına yarım saat kaldı, gel seyret’’ dediğinde dünyalar benim olmuş, çocuklar gibi sevinmiştim! Öyle ya, William Shakespeare’nin dünyaca ünlü tiyatro oyunu Romeo ve Julıet oyunu Erzurum’da sahneleniyordu ve ben bunu izleme ayrıcalığını yaşıyor olacaktım! Tabiri caizse iki elim kandaydı, önemli işlerim vardı, ama hiç tereddüt etmeden koştum DT’nin salonuna! İyi ki de gelmişim, ben salona girdikten tam 2 dakika sonra oyun başlıyordu ve böylesine Erzurum’da ilk defa sahnelenen bu oyunu seyredeceğim için inanılmaz mutlu ve gururluydum. İşin en ilginç tarafı da tamamı yabancılardan oluşan oyuncular oyunu İngilizce oynuyor ve ben böyle bir şey ile ilk defa karşılaşıyordum.
bünyamin aydemirTiyatroya oldum olası ilgim vardır, böylesine önemli, ‘piyangodan çıkan’ bir turne oyununu hem de tiyatronun ilmini yapmış biri olan Bünyamin Aydemir’in yanında seyretmek ayrıca bir ayrıcalıktı benim için. Yeni doçent olan Bünyamin hoca, GSF’nin Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık Anasanat Dalı’nda öğretim üyesi. O da benim gibi böyle bir ilk’i yaşadığı için çok memnundu. İşin en garip tarafı da, büyük oranda daraltılmış, tek perdeye düşmüş olmasına rağmen büyük bir keyifle izlediğimiz Romeo ve Julıet oyunu 1,5 saat sürdü ama hiç bitmesini istemediğim oyunlardan biri oldu! Üstelik dialoglardan çok fazla anlamamış olmama rağmen!

Az Mehmet Emin Öz! Haberine Ait Etiketler

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


*