Erzurum Haber

115 Kez
20 Eylül 2013 - 15:47

Gelir dağılımı açısından dünyada başka bir örneği var mı bilmiyorum, en azından ben görmedim. Pakistan’da yaşayan ve üst düzey gelir gurubuna bağlı insanların yaşam standartları ile fakir vatandaşlar arasındaki uçurum kapanacak cinsten değil.

Kimse Yok Mu Derneği’nin bu ülkedeki hizmetlerinin değerini kavramak için öncelikle Pakistan’ın sosyoekonomik, kültürel ve coğrafi şartları hakkında kısmen de olsa bilgi sahibi olmak gerek.  Hizmetin değeri, yardım eden ile yardımda bulunan insanları tanıdıktan sonra daha da önem kazanıyor. Bu nedenle Kimse Yok Mu Derneği’nin bu ülkede yaptığı çalışmaları anlatmadan önce Pakistan’daki koşulları aktarmak istedim. Buradaki amacım dost ve kardeş ülke Pakistan’ı kesinlikle karalamak değil elbette.

Aynı mahallede iki farklı sokakta, milenyum çağı ile orta çağın bir arada yaşadığı bir ülke Pakistan. Orta gelir grubunun olmadığı, yalnızca zenginler ve fakirler diye ayırt edilebilen bir ülke Pakistan. Anavatanı Hindistan olan, isim olarak değilse bile uygulama olarak günlük yaşamda sık sık karşılaşabileceğiniz kast sistemine benzer uygulamaların yaygın olduğu bir ülke Pakistan. Dünyanın sayılı zenginlerine sahip olmasına rağmen giyinecek ikinci bir gömleği olmayan insanlar topluluğunun yaşadığı ülke Pakistan. Şanslı olan insanların günlük iki dolara iş bulabildikleri, hatta sadece karın tokluğuna çalıştıkları bir ülke Pakistan. Bir tarafta evinin önünde iki helikopter bulunan ve ayağı yere basmayan dolar milyarderleri diğer tarafta barınacak yeri olmadığı için sokaklarda yatıp kalkan insanların yaşadığı ülke Pakistan. Marjinal gruplar ve Taliban terörünün hissedildiği, ana caddelerin giriş çıkışlarına kurulan güvenlik barikatlarının ve silahların gölgesinde, hayatın her şeye rağmen devam ettiği bir ülke Pakistan. İslami kurallar ile yönetilmesine rağmen rüşvet ve yolsuzluğun hat safhada olduğu, bağımsızlığını kazandığı tarihten itibaren karışıklık ve iç savaşlar ile mücadele den bir ülke Pakistan.Terör eylemleri, suikast ve darbelere hiçte yabancı olmayan bir ülke Pakistan. Acıların, ölümlerin ve doğal afetlerin eksik olmadığı bir ülke Pakistan. Bu liste daha çok uzayıp gidebilir…

Tüm bu olumsuzluklara rağmen dost ve kardeş ülke Pakistan, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ülke özelliğine sahip. Kurtuluş Savaşı yıllarında milli mücadeleye destek vererek, Anadolu insanına yiyecek ekmeği olmadığı halde kollarındaki bileziklere varıncaya kadar gönderen ülke Pakistan. Yardım için birbirleri ile yarışırcasına, ellerinde neleri varsa veren, hatta verecek bir şeyi olmayıp kundaktaki çocuğunu satılığa çıkararak parasını Türk halkına göndermek isteyen insanların yaşadığı bir coğrafya Pakistan. Günümüzde en son Van depreminde ilk yardıma koşan ülke Pakistan.

İşte tüm bu sebepler, iki ülke halkını gönül bağı ile sımsıkı sararak birbirlerine sorumluluk veriyor. Bu sorumluluğun bilincinde olan kurumların başında şüphesiz ülkede açtığı okullar ile binlerce öğrenciye eğitim veren Türk Okulları ve topladığı bağışlar ile milyonlarca dolar harcayarak fakir halkın yaralarını sarmaya çalışan Kimse Yok Mu Derneği geliyor. Türkiye ismini duyan Pakistanlıların yüzlerindeki gülümseme ve gösterdikleri saygı görülmeye değer. Türkiye onlar için yabancı bir devlet değil, aksine bir ağabeyi, yol gösterici ve kötü günlerde sığınılacak liman. Türkiye’ye ve Türklere duyulan sevgi ve saygı yüzlerce yıl boyunca hiç değişmemiş, aksine artarak devam ediyor.

O coğrafyaya daha öncede eşim Sevda ile birlikte Show TV adına görevli olarak gitmiştim. Bu nedenle hem bölgeyi hem de insanların yaşam şartları hakkında azda olsa bilgi sahibi idim. Bir yandan doğal afetler, bir yandan terör belası öte yandan askeri darbeler ile belini doğrultamayan hükümetler. Ekranlara yansıdığı kadar durumu böyle özetleyebilirsiniz. Ancak cam ekran ile çıplak göz arasında çok daha farklılıkların olduğunu gidip şahsen gördüğünüzde hissediyorsunuz.

Sel felaketi yokluğun üzerini çamurla örttü

2010 yılında yaşanan sel felaketinde yüzde 40’ı sel suları altında kalan Pencap eyaletine bağlı Multan Bölgesi’nde yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, zaten kıt kanaat geçinen yoksul halkın elinde olanlar da sel sularında yok olmuştu. İki bine yakın kişinin ölümüyle sonuçlanan ve ülkede yaklaşık 20 milyon insanı etkileyen büyük sel felaketi sonrasında ilk yardıma koşan doğal olarak ağabeyi rolündeki Türkiye idi. Yaraların sarılması, acil ihtiyaçların karşılanması öncelikli yapılması gereken görevdi. Ama yapılacak daha çok iş vardı ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları bu görevi yerine getirmek için sıraya girmişti.

Kimse Yok Mu Derneği tarafından Pakistan’ın Muzaffargarh şehrinde inşa edilen İkbaliye kasabasının açılışı, işte bu sorumluluk gereği yapılan hizmetlerin verdiği gururla yapıldı. Açılış töreni için Türkiye ve Almanya’dan gazeteciler, siyasetçiler ve iş adamları davet edildi. 296 konutun yanı sıra okul, cami ve alışveriş merkezi gibi ihtiyaçların da düşünüldüğü ve toplam 7 milyon Dolar’a mal olan İkbaliye kasabasını ilerleyen günlerde aktaracağım.

Pakistan seyahatine siyasiler ve basın yoğun ilgi gösterdi

Pakistan seyahatimiz Türkiye’nin değişik illerinden ve Almanya’dan yaklaşık 20 kişilik bir gurupla gerçekleşti.  Kimse Yok Mu Derneği tarafından organize edilen seyahate siyasetçiler, basın mensupları ve işadamları katıldı. AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, AK Parti Siirt Milletvekili ve Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Afif Demirkıran ile AK Parti 23. Dönem Samsun Milletvekili Birnur Şahinoğlu, kafilede yer alan siyasetçiler oldu. Erzurum’dan ise Kimse Yok Mu Derneği Bölge Koordinatörü Ünal Üneş ile Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Yıldız yer aldı.

Kimse Yok Mu Derneği Bölge Koordinatörü Ünal Üneş, programdan bahsederek seyahatin amacını aktarınca hiç düşünmeden bu ekipte bende yer almalıyım dedim. Üç günlük bir seyahat olacaktı ve asıl gaye Muzaffargarh şehri sınırlarındaki İkbaliye kasabasının açılış törenleriydi. Ancak THY uçağı ile İslamabad’a iner inmez farklı bir dünya ve bu dünya içerisindeki hizmet gönüllüleri ile tanıştık. Kafile Uzakdoğu kültüründen esinlenmiş olsa gerek güller ile karşılandı. Havaalanı çıkışı görevliler gelen konukların boyunlarına mis gibi kokan kırmızı gül desteleri astılar. Gelen misafire verilen önem ve saygının ifadesi olarak yapılan bu hareket, yabancı bir coğrafyaya ayak basan misafirlerin oldukça hoşuna gitti. Gelen konuklar için hazırlanan minibüslerin camlarında kimin hangi araca bineceğini gösteren isimlerin yer alması organizasyonun kusursuz işleyeceğinin göstergesi oldu.

Mihmandarımız Kayserili Hüseyin Yılmaz

İslamabad’daki otele geçmemiz için bindiğimiz araçta bize önümüzdeki üç günlük süre boyunca mihmandarlık yapacak olan Hüseyin Yılmaz ile tanıştık. Üniversiteyi Pakistan’da bitirdikten sonra eğitim gönüllüleri arasında yer alan Kayserili Hüseyin’in on yıldır burada yaşadığını öğreniyoruz. Onunda diğerleri gibi farklı bir hikayesi olsa da amacı ülkenin eğitimine katkı sağlayarak gelişmesine yardımcı olmak. Aynı zamanda Pakistan İşadamları Derneği’nin Genel Sekreteri olan Hüseyin Yılmaz ile otele gidene kadar sohbet edip ülkenin durumu hakkında bilgiler alıyoruz. Çok iyi derecede Urduca ve İngilizce bilen Hüseyin, sorduğumuz hemen her soruya gayet bilgili ve aydınlatıcı şekilde cevaplar veriyor.

Güvenlik tedbirleri her yerde

İslamabad sokaklarında ilerlerken askeri ve polis noktalarından geçiyoruz. Türk kafilesinin taşındığını öğrenen güvenlik görevlileri sorun çıkarmadan yolumuza devam etmemizi istiyorlar. Şehrin cılız sokak lambaları arasında ilerlerken elektriğin önemli bir sorun olduğunu öğreniyoruz. Darbeden öncesine kadar bir saat aralıklar ile şehre elektrik verilebiliyor. Şimdilerde eskiye nazaran kesinti saatleri azalsa da özellikle üretime dayalı işyerlerinde bu ciddi bir sorun. Öyle ki makineler günde yalnızca beş saat çalışma imkanı buluyor.

Yaklaşık yirmi dakikalık bir yolculuğun ardından kalacağımız otele varıyoruz. Otelin girişindeki beton bloklar ve silahlı güvenlik görevlileri dikkatimi çekiyor.  Girişte X Ray cihazından geçerken bombalama olaylarına karşı alınan tedbir olduğunu anlatıyorlar. Son yıllarda Federal Başkent İslamabad’ta her hangi bir terör olayı yaşanmasa da tedbiri elden bırakmıyorlar. Beş buçuk saatlik uçak yolculuğunun ardından kafile yorgun düşüyor, vakit geçirmeden odalarımıza dinlenmeye çekiliyoruz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.