Erzurum Haber

139 Kez
28 Ağustos 2013 - 15:47

Değerli dostlar, Rabbi Rahim Zül Celal Hazretleri’ne sonsuz hamd-ü senalar olsun ki,bizi hak yol üzere,iman ve istikamet üzere kıldı. İçinde bulunduğumuz medeniyet çağı dedikleri vahşet çağında,Vahyi İlahi’ye şahit olma sorumluluklarımızın bilinci yolunda kıldı bizi.

Allah(c.c.)’ın yeryüzünde bir sünneti vardır, Sünnetullah . Koymuş olduğu prensip ve kuralları vardır. Bunu bozacak, hiçbir kudret sahibi yoktur. Yaşadığımız birtakım olaylarla, Rabbi Rahim Hazretleri mealen, bize hakikatleri hatırlatıyor. İnsanlara her ne sıkıntı isabet ediyorsa,şüphesiz bunun insanların kendi yaptıklarından olduğunu haber veriyor. Bu sebeple, başımızı iki elimizin arasına alıp kendimizi gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Bugün İslam coğrafyası, bir felaketler yurduna dönmüştür. Esbab aleminde yaşıyoruz. Herşeyin bir sebebi olduğu bilgisiyle, yolda yürürken önümüze bakmaz ve dikkat etmezsek çukura düşebiliriz.Yıkık bir duvarın altından geçiyorsak ve dikkat etmiyorsak, başımıza  duvardan kopan bir taşın düşmesi doğaldır ya da mayınlı bir tarlada yürüyorsak, mayınlara basmamız kaçınılmaz olur. Bu örnekler böylece çoğaltılabilir. İşte burada, kendimizi gözden geçirmemiz zorunludur. Efendimiz (s.a.v) ,asırlar öncesinden bize, hadis-i şeriflerle bildirmiş ve adeta bugünkü fotoğrafımızı çekmiştir. Siz çok olacaksınız ama sizin çokluğunuz, denizin üzerindeki kabarcıklar gibi olacak. Sizin gönlünüze Allah(c.c.) korkular, düşmanlarınızın gönlüne şecaat verecek. İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu durum. Uyanmak ve düşünmek zorundayız. Ecdadımızın ruhuna bürünmek zorundayız. Özümüze dönmek zorundayız. Küfür ittifak etmiş.Allah (c.c.), bizi musibetlerle ikaz ediyor, uyanmıyoruz. Müslümanların bugün en büyük hezimeti parçacı ve pazarlıkçı yaklaşımları. Biri, İslam’ın zühd boyutunu, diğeri fen,diğeri teknoloji boyutunu alıyor.Her parçayı edinen, diğer parçayı dışlıyor,ötekileştiriyor.Her biri elindekiyle avunuyor, elindeki parça her ne ise eşittir İslam budur diyor.Peki bu gidiş nereye? Kafirler senin canına,malına,namusuna,toprağına,mukaddesatına kastederken, biz parçacı ve pazarlıkçı din anlayışıyla bölünüyoruz. Müslümanlar da ittifak etmiş  ama bir araya gelmemekte. Ümmet, ittifak etmiyor çünkü imanımız zayıf. Kul olma bilincimizi, kaybettik. Sadece Allah(c.c.)’a kul olmak kalkınca, herkese kul oluyorsun.Sadece Allah(c.c.)’a kul olduğunu hatırlayınca, hür ve özgür oluyorsun. Yaşadığımız hayatta, bir tanık olduğumuzu hatırlatıyor Alla(c.c.)bize.  Kur’an-ı Azimüşşan’da şahitliğin üç sınıfta ele alındığını görüyoruz. Ruhlar aleminde, yaşadığımız hayatta ve öldükten sonra. Allah (c.c.)’ın, yeryüzüne koyduğu sünnetullaha riayet etmek, ona dikkat etmek, özümüze dönmek işte, bunların hepsini kapsayan ana ifade şahitliktir. Esbab aleminde yaşadığımız için, bugün bütün zulümatlar bize ,Allah(c.c.)’ın yeryüzünde bir taraf olduğunu  hatırlatıyor. Bugün Doğu Türkistan’da,Filistin’de ve diğer İslam coğrafyalarında, İslam’dan vazgeçmedikleri için Müslümanlar’ın kanları oluk oluk akıtılıyor. Halbuki, batının demokrasi putu yok muydu? Neden hala kan akıyor? Sebebi, sadece Allah (c.c.)’a iman etmeleri. Buradan bir sonuca varacağız; vahye şahitlik sorumluluğumuz var. Gereğini yerine getirmek zorundayız. Buruç Suresi’nde Allah (c.c.), onlara lanet etti, belalarını buldular denilen Uhdud Eshabı, nasıl ki iman edenleri dönsünler diye zulüm ve tuğyanla ateşlere attılarsa, bugün Mısır,Suriye,Çeçenya ,Arakan ve diğer İslam ülkeleri hepsi aynı durumda. Dönsünler diyorlar . Bu kadar can gidecek diyorlar. İki asırdır bize unutturulmak için türlü entrikalar çevrilen şehit olma arzusu unutturuldu. Oysa, vahye şahit olmanın bilançosudur şehitlik. Resulullah(s.a.v.)’in ,bir ömür duasıydı şehadet. Gönüllerimizde, dünya sevgisi var. Aşağılık dünya hayatı, aldatmış bizi. Şehadet, gök sofralarına ortak olmaktır. Biz ise, adi,basit ve geçici dünyayı yukarı kaldırdık ve altında kaldık.Bugün kaçta kaçımızı gören İslam’a özenir. Bugün, Müslüman birlik değil. Sonuç; küfür zulmediyor. Neden Müslüman birlik değil? Çünkü, imanlar zayıf. İman, salih amelle kuvvetlenir.İşrak,kuşluk,teheccüd,misvak,sarık,şalvar,cübbe,sarık. İslam kültüründe basit bir şey yoktur. Ecdadımız, bu ruhtaydı.İmanı farzlarla besleyeceksin,haramlardan kaçarak besleyeceksin. 1400 sene önce, ümmete yardım eden Allah(c.c.)’ın  yardımı için bugün sen birsey yapmıyorsun. Allah (c.c.) buyuruyor ; kulum nafile ibadetlerle, benim sevgi daireme girer.Sevgi daireme girerse, ben onun gören gözü, işiten kulağı, konuşan ağzı, tutan eli ,yürüyen ayağı olurum. Allah (c.c.)’ın gücüyle güçlenmek zorundayız. Allah (c.c.)’ın gücüyle güçlenmedikçe, bu zulüm ve tuğyanlar devam edecek. Allah(c.c.) bize de  mühlet vermiş, özümüze dönmek için .Hz.Kuran’a ve sünnete dönersen, Allah(c.c.)’ın gücü ile güçlenirsin. Allah(c.c.)’ın gücüyle güçlenirsen, bu zulüm ve tuğyanın tümüne dur dersin. Ecdadın gibi olursun. Mazluma yar ,zalimin korkulu rüyası olursun. Zulüm baki değildir dostlar.Küfür yaşar ,zulüm yaşamaz.Bu da, sünnetullahtır. Bu zulüm değil mi sana Arakan’ı öğreten,gözyaşı döktüren. Zalimler zulmediyor görünseler bile, herseyin bir sebebi vardır. Herkesin bir planı ,bir oyunu, bir tezgahı var ama Allah(c.c.)’ın da bir tezgahı var.Bir benle olmaz demeyeceğiz.Bir gülle bahar gelmez dogru ama baharın gelişi bir gülle başlar. Allah (c.c.) bize umursamazlığımızı, vurdumduymazlığımızı hatırlatıyor. Bedir Ehli’ne melek ordularını gönderen Allah(c.c.) yardım edecek, sana bana bakıyor. Senin benim tavrımızı, halimizi gözden geçiriyor. Zulüm geldiğinde, konforumuzu koruyacak kimse kalmayacak. İşimizi ,kariyerimizi ,malımızı koruyacak kimse kalmayacak. Onun için, tercihimizi bugün yapmak zorundayız. Rabbimizin rızasını ,tercih etmek zorundayız. Değerli dostlar ,bu çağdaki İslam ümmetinin maruz kaldığı zülmun sebebi belli. Allah(c.c.) uyanın diyor. Çıkıs yolu, zayıf olan imanlarımızı , salih amelle güçlendirmektir. Vahiy suyuyla hayatımızı canlandıracağız. O zaman Nusret-i İlahi devreye girecek  ve zalimler için yokoluş olacak. Rabbi Rahim Zül Celal Hazretleri,  fazl-ı keremiyle elimizden tutsun. Bizleri aslımıza, özümüze döndürsün. Vahye şahit olma sorumluluğumuzun farkındalığını ve bilincini ihsan etsin. Resulullah  (s.a.v.)’ın , en derinden arzusu olan şehadeti de cümlemize nasip etsin.Selam ve dua ile.

 

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.