Erzurum Haber

145 Kez
03 Haziran 2013 - 15:02

Aslında o herkesin yere göğe sığdıramadığı,2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları’nın mimarı. Oyunların hem fikir babası hem de yapılmasına ön ayak olan ve her türlü eziyeti çeken isimlerden biri. Mehmet Atalay, Gençlik Spor Genel Müdürü olduğu günlerde başlayan Kış Oyunları serüvenini ve Erzurum’un oyunlar sonrası durumunu anlattı. Atalay ile Erzurum’un yanı sıra medyanın son durumu konuştuk.

 

Sizin Erzurum’a emeğiniz çok büyüktür. 2011 için yapılan tüm tesislerin altında sizin imzanız var. Oyunların Erzurum’da yapılmasının serüveni nasıl başladı?

O gün ki görevim nedeni ile Erzurum’a gelmiştim. Gittiğimiz her yerde aynı şikâyet vardı. Zor yaşam koşulları ve karın getirdiği külfetten bahsediliyordu. Şehrin üzerinde tüm heybeti ile duran Palandöken Dağı, aslında karın külfet ve zahmet olmadığını, istenirse karın bir nimet olacağını anlatıyordu bize. Ankara’ya döner dönmez Erzurum için kollarımızı sıvadık. Kış oyunları için her şey mevcuttu. Kararımızı Erzurum’da vermiştik. Bu kent ‘Türkiye’nin kış sporlar merkezi olmalı’ dedik ve düğmeye bastık. Bazı acemiliklerimiz oldu bu arada, talip olduğumuz 2009 Kış Oyunlarını Çin’in Harbin kentine kaptırdık. Ancak yolumuzdan dönmedik, kararlıydık. 2007 yılında Torino’da, Slovenya’nın Maribor kentiyle yarışıyorduk. Kafilede Erzurum’dan yetkililerin yanı sıra 50 kişilik bir heyet vardı. FISU heyeti yapılan sunumdan çok etkilendi. Torino’da kış oyunları yapılıyordu ve kar yoktu. Suni karla pistler doldurulmuştu. O günlerde bu işe biz öylesine inanmıştık ki bize güvenen başta Bakanımız Mehmet Ali Şahin, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer, Erzurum Valisi, Belediye Başkanı Atatürk Üniversite rektörü ve daha birçok kişi yüreğini koydu bu işe.

Bu işin fikir babası kim?

Fikir babası tabiri kullanmayalım fakat fikir bana ait. İlk karar verdiğimde Erzurum Spor İl Müdürümüz Fatih Çimtımar’a konuyu açtım. ‘Gerekli çalışmaları başlat, ben teklifi sayın Başbakanıma sunarım’ dedim. Ama asıl yarış 2007 yılı seçmelerinde yaşandı. Biz sunumu tamamladıktan sonra FISU bize “2011’i Maribor’a verelim 2013 Türkiye’nin olsun” dediler. Biz böyle bir karara ‘olur veremeyiz’ dedik. Hadi 2007 oyunlarını Çin’e kaptırdık bu anlaşılabilir bir durumdu. Ancak koca bir Türkiye küçücük bir kasabayla bir tutulamazdı. Kararlılığımız sayesinde 2011 Oyunlarını almayı başardık.

Oyunları aldıktan sonra hiç korku yaşadınız mı ‘ya Erzurum bu işi başaramazsa’ diye?

Hayır, hiç yaşamadım. Emindim bu işi profesyonelce yapabileceğimize. Ama kolay bir iş miydi asla. Yapılacak bir hata Türkiye’nin hanesine derin bir çizik atacaktı. 2011 Oyunlarında herkes üstüne düşeni layıkı ile yaptı. Düşünebiliyor musunuz, o günlerde şehirde yaptığımız toplantılara müsteşarlardan tutun, üst düzey tüm bürokratlar eksiksiz katıldı. Bunu başarmak bile büyük bir olaydı. Süreç boyunca görev yerleri değişen tüm valilerimiz büyük bir özveri ile bu işte görev aldılar. Türkiye’de bir daha böyle bir ruhla başka işler yapılır mı bilmiyorum? Ama şunu biliyorum ki, tek seferde hiçbir ile bir daha böyle tesisler yapılmaz. Çok açık söyleyeyim. Bugün İstanbul Olimpiyatlara aday oluyor ise bu işin altında Erzurum’da başarı ile gerçekleştirilmiş Erzurum 2011 Dünya Kış Oyunları var.

Şayet biz başarısız olsaydık. Trabzon, Mersin yaz oyunlarını alamaz, İstanbul Olimpiyatlara adaylık konusunda sıkıntı yaşayabilirdi.

Yunanistan yapamadı mesela değil mi? 2013 Akdeniz Yaz Oyunları Mersin’de yapılıyor?

(Gülümsüyor) Bu işler öyle dışarıdan göründüğü gibi değildir. Yunanistan’ın parası da olsa bu organizasyonu başaramayabilirdi. Oysa yaz oyunları, kış oyunları gibi zor değildir. Bu konu bana ulaştığında arkadaşlarıma ‘hemen talip olun, ben teklifi sayın Başbakana sunarım’ dedim. Göreceksiniz Mersin’de çok başarılı olacak. Türkiye’nin önü bu anlamda çok açıktır.

Mersin oyunlarını Erzurum ekibi yönetiyor. Başbakan Erdoğan’ın ‘Erzurum ekibi bu işte çok başarılı oldu. Mersin’i de o ekip yapsın’ dediğini biliyoruz?

Doğrudur. Şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki, Erzurum Spor İl Müdürü Fatih Çimtimar çok başarılı bir arkadaşımız. Sadece oyunlar sırasında değil yatırımların zamanında yetiştirilmesi konusunda ciddi riskler almıştır. Bürokrasiye takılmadan yatırımları zamanında tamamlattı. Oyunlar esnasında ciddi diyebileceğimiz tek bir sıkıntı yaşanmadı. O ekip artık profesyonel oldu. Mersin’i onların yürütmesi de çok doğru bir karar.

Oyunların ardından Erzurum çok öne çıkamadı. Tesisler beklendiği gibi çalıştırılamadı.

Ben bu gelişimde çok üzüldüm. Ne olmuş bu kentte, elinizde inanılmaz tesisler var ama maalesef ortada hiçbir şey yok. Hiç bir şehre bir daha böyle bir yatırım nasip olmaz. Tesis var, kar var ama şehirde ruh yok. Basının bu konuları irdelemesi lazım. Sporla ilgilenen tüm Federasyon Başkanları ve spor otoriteleri bu kenti kullanmalı. Organizasyonların biri bitmeden diğeri başlamalı. Koca iki kış boşa geçmiş, tesisler boynu bükük kalmış, çok ama çok üzüldüm.

Kayak Federasyonu ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında yaşanan sıkıntı Erzurum’a fatura edildi. Birçok şampiyona bu sürtüşme nedeniyle iptal edildi.

Basın ne yaptı, yazmadı mı bunları? Erzurum halkı hesap sormadı mı? Buraya 650 milyon lira yatırım yapıldı. Bunu sabote etmeye kimin hakkı olabilir. Pusula bölgenin en güçlü gazetesi, bunları yazıp çizin lütfen. Gerçi Türkiye’de şu bir gerçek, 300 tane bile olsa bir gazete haber yapınca etkisi fazla oluyor. Yazın bunları, kamuoyu oluşturun. Şehrin kalkınması için her şey var ama gereken adımlar yok. Çok yazık.

Siz şuanda Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü görevini yürütüyorsunuz, yerel basının durumu nedir?

Gönül isterdi ki çok umutlu güzel şeyler söyleyeyim ama yok. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bu konuya dair gençlerle söyleşi yaptık. Üniversiteden mezun olacak arkadaşlarımızın hepsi iş kaygısı yaşıyor. Niye yerelde çalışabilecek kurumlar yok. Eğer bu devrim ise Pusula devremin adıdır. Böyle bir gazetenin doğması profesyonelce yoluna devam etmesi beni çok memnun etti. Pusula’nın merkez binasına girince bir bölge gazetesi değil sanki ulusal bir gazetenin merkezine girdiğimi hissettim. Her şey profesyonelce hazırlanmış. Tam bir medya merkezi. Ekip böyle olunca Pusula tabiî ki şaşmaz. Biz gittiğimiz illerde sizi model olarak gösteriyoruz. Gazetenin hazırlanışı, okuyucuya sunum şekli tamamen aslına uygun. İstiyoruz ki Pusula gibi gazetelerin sayısı artsın, daha fazla fikir işçisi görev alsın, meslek sahibi olsun. Sizden isteğim şudur ki; İletişim Fakültesi’ndeki arkadaşlarınıza sahip çıkın.

Bu meslek siz de bilirsiniz ki kolay bir iş değildir. Yetenek, azim sabır ister. Yeni jenerasyon arkadaşlarımızın bir çoğu sanal yaşıyor. Mezun oldum, hemen işe başlayacağım, deve yükü ile para alıp masa başında görev yapacağım sanıyor. Birazda gençlerde heves olması gerekmiyor mu?

Size sonuna kadar katılıyorum. Gazetecilik gerçekten zor bir meslektir. Dünya’nın hiçbir yerinde kolay meslek sahibi olunmuyor ki gazeteci olunsun. Emek, sabır istiyor. Ancak suç sadece yeni meslektaşlarınızın değil. Bu işte işletme sahiplerinin de hatası var. Sadece para kazanmakla gazeteci olunur mu? Bugüne kadar hep aynı nakarat söyleniyordu. Para kazanamıyoruz. Reklam alamıyoruz. Oysa bunun böyle olmadığını Pusula bize gösterdi. Eğer siz güzel bir şey yaparsanız sahip çıkan çok oluyor. Görüyorum gazeteniz gayet güzel reklam alıyor. Demek ki işi tam anlamıyla yapınca oluyormuş. Bunları söylemem lazım. O kadar kötü işletmeler görüyoruz ki Pusula bizimde şevkimizi artırdı. Şu an matbaa dahil 50’ye yakın çalışanınız var. İşte bu bir fabrika, inşallah trajınız çok artarda çalışan sayınız bir bu kadar daha artar.

Türkiye’de ulusal basın güçlü ama yerel basın zayıf, güçlendirmek için neler yapılabilir?

Doğru bir tespit. Anadolu basınının güçlü olmasını bizde arzu ediyoruz. Devlet olarak elimizden geleni yapıyoruz. Basın İlan Kurumu olarak ciddi destekler veriyoruz. Ama yalnızca bizim destek olmamızla bizim istememizle olmaz. Yerel basının da kendine çeki düzen vermesi lazım. Güç biriliği yapması lazım. İşte bunu anlatmaya çalışıyorum. Pusula buna en iyi örnektir. Bizim sizi takdir etmekten başka söyleyecek sözümüz yok. Belki akıllarla gelebilir ki Pusula’nın sahibi işadamı diye, ama rakamlar ortada, bakın sizde beyan ediyorsunuz. Daha birinci yılında gazete kendi kendini finanse etmeye başladı. Bu kadar görseli düzgün bir gazeteye herkes destek olmak, reklam vermek ister. Herkes böyle bir gazetede çalışmak ister. Bizim anlatmak istediğimiz de bu. Ama siz hiçbir şey yapmaz, istihdam sağlamazsanız gelinecek nokta hüsrandır. Biz umutluyuz, Pusula herkese örnek olsun istiyoruz. Bakın yılların gazeteleri var. Bir Yeni Asır Ege’nin güçlü sesi oldu. Karadeniz gazetesi, Olay Gazetesi ve şimdi de Doğu’nun sesi siz oldunuz. Bu örneklerin sayısı artsın istiyoruz.

Mehmet Atalay’ı dinlerken gözlerindeki azmi, o çalışma istediği ve ruhu beni çok etkiledi. Kendi kendime dedim ki’ bu işte bir yanlış var. Sayın Atalay yanlış bir görevde değerlendiriliyor. Elbette Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü az bir iş değil ancak Mehmet Atalay’ın daha aktif görevlerde olması’ gerekir. Bizim için olumlu görüşleri tabiî ki çok mutlu etti bizi. Kendisine bu güzel görüşleri için çok teşekkür ediyoruz. Erzurumlular adına ayrıca bu kent için yaptıklarına da minnettar olduğumuzu belirtiyoruz.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.