Erzurum Haber

6.sıradaymış gibi çalışıyorum…

6.sıradaymış gibi çalışıyorum…
1.303 Kez
11 Mayıs 2015 - 11:51

1990’lı yılların başlarıydı, Ankara’dan Erzurum’a gelmiş mesleğimi memleketimde yapmaya karar vermiştim. Stajyer gazeteci olarak akrabalarım beni onun yanına gönderdi. Erzurum adında bir gazete sahibi olan İbrahim Aydemir ile ilk kez orada karşılaştım. Bir süre beni dinledi ve bana siyasi görüşümü sordu. Ben heyecanla “hiçbir ideolojim yok” dedim. Güldü, heyecanımı anlamıştı. Siyasi fikre sahip olacak yaşta olsam da henüz seçmen olma yaşına girmiştim. Benim hayallerimi iyi bir gazeteci olmak süslüyordu. İbrahim Aydemir’de çok gençti ama o genç yaşına rağmen bir gazetenin ortağı ve şehirde ünlü mali müşavirdi. Onun desteği ile Erzurum gazetesinde işe başladım. Aradan çok uzun yıllar geçti. Ben mesleğimde 23 yılı geride bıraktım. Bu kez ben gazeteci o siyasetçi olarak masaya oturduk. Ben sordum o yanıtladı. Yazdığım anılar bu konuşmada hiç gündeme gelmedi. Tek ortak paydamız yaşadığımız şehrimizdi.

RÖPORTAJ: SEVDA GÜNEŞ/PUSULA GAZETESİ

Siyasete Milliyetçi Hareket Partisi’nden başlamış bir isimsiniz. AK Parti’nin de kurucuları arasındasınız. 2011 de yine aynı partiden adaydınız. Bu kez seçilebilir bir yerdesiniz. Bugün şöyle geçmişe dönünce tüm bu süreci nasıl okuyorsunuz?

Çocuk yaşlardan başlayarak siyasetin içinde olduk. Ülkü Ocaklarından yetişmiş biriyim. Elbette beslendiğimiz kaynaklar çok önemli, çocuk yaşta aldığımız eğitim, birikimlerimiz hayat boyunca bize şekil veriyor yürürken. AK Parti’de kurucu olduktan sonrada şu an Milletvekili adayı olduktan sonra da hâsılı siyasi serencamımızda geçmişe ait hiçbir olumsuz laf etmedik. Ülkü Ocakları hayatımı muntazam yaşamama sebep olmuştur. Öğrendiklerimden dolayı o kuruma müteşekkirim.

Peki, neden AK Parti?
Milliyetçi jargonda milliyetçiliği tarif ederken denir ki milliyetçilik ‘milletini çağlar üzerinden aşırtıp müreffeh milletler seviyesine ulaştırmaktır.’ Ekonomik anlamda söylüyorum bunu. Bu Rahmetli Alparslan Türkeş’in bütün eserlerinde geçer. Tabi milliyetçiliğin farklı tanımları da vardır ama bu benim için esas kabul ettiğim bir tanımdır. Cumhurbaşkanımız AK Partiyi kurduğunda biz onun önceki siyasetinin serüvenini bildiğimizden ve bu tarifi gerçekleştireceğine inandığımızdan AK Parti kadrolarında yer aldım. Erzurum’da kurucu teşkilat içinde oldum, il başkan yardımcılığı yaptım. Elhamdülillah geldiğimiz noktada tam da bu tarifin gerçekleştiğini gördüm. Özellikle bu tanımın kayda geçmesi için söylüyorum. ‘Çağlar üzerinden aşırtıp müreffeh milletler düzeyine ulaştırmak ’hedefi.
AK Parti 14 yıldır iktidarda ama yaptıkları ile 140 yıllık icraatın altına imza atmıştır. 100 yıl bir çağdır, AK Parti 14 yılda bir çağ aştırmıştır milletimize. Milliyetçiliğin tarifini hayata geçirmek tam da budur. İşte bu yüzden AK Parti’deyim.

Milletvekilliği yolunda galiba birkaç kez adaylığınız söz konusu oldu, değil mi?
Evet, 2002 ve 2007’de aday adayı oldum ama listeye konulmadım. Hiç önemli değildi. Çünkü biz birey merkezli siyaset yapmıyoruz. Bir hareket ve ekip olarak düşünüyoruz siyaseti. Benim olmadığım zaman dilimlerinde listede olan arkadaşlarımız Erzurum’a çok ciddi katkılarda bulundular. Türkiye satında bulunan arkadaşlarımızda kendi illerine hizmet verdiler. Tüm içtenliğimle ve inanarak söylüyorum, geçen dönem 6. sırada yer verildi bu bir taltifti benim için. Şimdi 4. sıradayım. Siz ‘seçilebilir bir yerdesiniz’ dediniz. Ben 6. sıradayken de seçilebilir bir yer olarak görmüştüm orayı ve seçilebilmek için çok çalıştım. Şimdi ciddi söylüyorum ben kendimi 6. sırada yer alan Zafer Tarıktaroğlu’nun yerinde görüyorum ve onunda seçilebilmesi için elimden geleni yapıyorum. Siyasette tabi ki bir takım hedefleriniz olmak zorunda. Nefsi, bireysel kazanımlar adına siyaset yaparsanız bir noktaya geldiğinizde tıkanırsınız. Bunun somut çok sayıda örneği var. Siyasette sadece vekillik bir pozisyon değildir, başka pozisyonlarda da siyaset yapılabilir. Bunlara girmeyi aklıma dahi getirmedim. Tek hedefim vardı; oda milletime hizmet, onun adresi de benim için milletvekilliğiydi. Aday olarak milletimden talepte bulundum. Eğer bu talebimiz kabul görürse bize düşen hizmet için hiç durmadan yorulmadan yürümektir. Şu an da bunu yapıyoruz. İnşallah Rabbim nasip ederse bir takım hedeflerimiz var. Bunların hayata geçmesi için gayret sarf edeceğiz.

Hedefleriniz neler?
Sizin de malumuz uzun süredir basın sektörünün içindeyim. Ben gazeteciliği ve gazetecileri son derece önemsiyorum. Nedeni şu; Gazeteci hiç okul okumasa dahi onlarca üniversite bitirmişçesine birikim sahibi olabilir kısa sürede. Çünkü sahadasınız ve hayatın tam içindesiniz. Hele bir de sentez ve analitik tahlil kabiliyetiniz varsa mükemmel sonuçlar çıkıyor. Kendimce bir takım tespitlerde bulundum ve bir takım sonuçlar çıkardım. Biliyorsunuz uzun yıllardır bir sivil toplum kuruluşu olan ( DOSİAD ) Doğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Derneği’nin başındayım. Burada da önemli birikimlerim oldu. Hayatın her alanını siyaset dizayn ediyor, bu demokratik yapının gereği. Şimdi bu birikimlerimizin siyaset kurumunda vücut bulması için çalışacağız. Mesela, uzun yıllar Erzurum adına projeler dillendirdim, bunlardan birisi 2003 yılında vizyon 2019 projesiydi.
Bizden sonra 2023 söylemleri gelişti. 2023 vizyonu Cumhuriyetin 100. yılı için söylendi. Biz de Erzurum’un kongre tarihini temel alarak 100.yılda vizyon 2019 dedik. Sekiz ayrı konsept tercihi yaptık. Turizm, sağlık, ulaşım, hayvancılık, tarım, eğitim, ulaştırma, ticaret gibi 8 ayrı başlık sunduk. Elhamdülillah daha 2019 olmadan bunların büyük kısmı hayata geçti bile. Mesela eğitim başlığında ikinci bir üniversite ön gördük. Devlet Üniversitesi hayaldi, özel bir vakıf üniversitesi dedik. Oysa kente ikinci devlet üniversitesi geldi. Hem de ülkedeki 7 üniversiteden biri, bölgede tek olan Teknik Üniversitemiz oldu. Eskiler derler ki “Ol mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler.” Yani nimet içindesin ama farkında değilsin. Ancak kaybedince değerini anlarsın. Maalesef toplum olarak bizde böyle bir yapı var. Negatif düşünce biçimidir bu. Her şeye çok çabuk alışıyoruz, geçmişin mukayesesini yapmıyoruz. Oysa zaman zaman hak teslimi için geçmişe bir projeksiyon çevirmemiz lazım.

Neler görüyorsunuz o zaman?
Örnek vereyim, sizde hatırlarsınız 90’lı yıllarda Erzurum Cemal Gürsel Stadyumu’nun dört etrafına gece maçları oynansın diye ışıklandırma yapılmıştı. O dönem kendi gazetemden biliyorum; bunu manşet haberi yapmıştık. Erzurum’a büyük hizmet diye. Bugün bile piyasa değeri çok düşük olan bu işi küçük bir tüccar bile yapabilir. Oysa AK Parti’yle çok kısa zaman diliminde 2010 yılında başlanıp 2011 yılına yetişen milyarlık yatırımlar yapıldı bu kentte. Böyle örnekler çok. Bir dönem Kent Bank vardı. Bu banka Erzurum’da şube açtı. Hiç unutmam, o şubenin açılışına milletvekilleri katıldı, büyük hizmet diye. Bu şehir bunları da gördü. AK Parti’yi de gördü.

Partiniz beyannamesini seçmen gördü. Peki, adayların beyannamesinde şehir adına ne var, sizin ajandanızda ne var? Bir iz bırakacağım mı yoksa 4 yıl vekilliğimi yapayım yeter mi diyeceksiniz?
Günü kurtarma gibi ucuz siyaset anlayışımız hiç olmadı. Olsaydı, siyasi iddiamızın bu kadar takipçisi olmazdık. İddiası olan bir hareketin mensubuyuz. Yaşadığı şehre karşı iddiası olan. Kendimce Erzurumluluğa bir tarif getirdim. Şöyle diyoruz: “Erzurumluluk, haysiyetliliktir, erdemliliktir. Cesarettir, mertliktir; samimiyettir, sadakattir, vefadır; mükemmel ahlâktır; tükenmez bir sevgi ve kârsız bir saygıdır. Erzurumlu, olay ve fikirleri araştırır; insanların ayıplarını asla araştırmaz. Erzurumlu, söylenene bakar, satır aralarının peşinde olmaz. Merttir ama patavatsız değildir. Cömerttir ama müsrif değildir. Yüreklidir ama saldırgan değildir. Samimidir ama ahmak ve aptal değildir. İnançlıdır ama yobaz değildir. Hasılı Erzurumluluk, Hazreti Kur’an’ın eşrefi mahlûkat olarak tarif ettiği insan olmaktır.” Bir kentin insanını tarif için bunları söylemişim. İddiası olmayan insanların böyle şeylerle işi olmaz. Kendi adına konuşur gider. Biz toplum adına Erzurumluluğu ve dadaşlık kavramını çok önemsiyoruz. Öyleyse bu iddia sahibi bir insanların iz bırakması gerektiğine de iman ediyoruz. Aksi halde bu kavramlar müptezel olur, bizden sonra gelen nesiller için bir kıyım ve haksızlık olur. Ajandam da şu var; Güney’i, Kuzey’i, Doğu’su, Batı’sı Erzurum’un her karışı bir kavram içinde olmalı. Hınıslı ne kadar Erzurumlu İspirli’de o kadar Erzurumludur. İnsanlar kendini lokal bir tarif içine sokmamalı. Nerelisin dendiğinde Erzurumluyum demeliyiz. Oltuluyum, İspirliyim denmemeli, elbette ayrıntıda ilçesi, beldesi ön palana çıkabilir. sadece detay bilgi istendiğinde. Bu cümleden söylüyorum ki, bir Erzurumluluk bilincinin yerleşmesi için milletvekili olarak çok çalışacağım. Etnik unsurlarımız bizim haysiyetimizdir; ama, biz bir milletiz, etnik unsurumuzdan ne utanacağız nede ön plana çıkaracağız. Zaman zaman Güney ilçelerimizdeki köylülerimizi şehrin hemen yanı başındaki köylülerimiz ile buluşturacağız. Gelip görsünler ki hizmette ayrım yok. Ayrıca aradaki kopuklukta giderilsin. Tarımsal sanayiye dönük yatırımları bu şehirde kalıcı kılmak istiyoruz. Yani portakalı dalında işletmek istiyoruz. Zirai aletler fabrikası yeniden kurulsun ve fonksiyonel hale gelsin istiyoruz, 1974 yılında rahmetli Erbakan bunu yapmak istedi. Yeniden hayata geçirmek için bunun takipçisi olacağız. Organize hayvancılık bölgesi kurmak diğer bir hedefimiz. Erzurum hayvancılık da öyle bir noktada bulunuyordu ki. Ülkede hayvancılık denince Erzurum akla gelirdi. Bugün gelinen noktada ciddi sıkıntılar var. Bu proje devreye girer ise başka unsurlarda desteklenecektir. Buna örnek at yetiştiriciliği. Bu şehir hipodrom için çok uygun. Organize hayvancılık bölgesi bunları da gündeme getirecek, istihdama yönelik ciddi kazanımlar olacak. Dikkat edin AK Parti yapmayacağı hiçbir şeyi vaat etmez. Bu bize Cumhurbaşkanımızın tekdir babında teklifidir. Asla yapamayacağınızı söylemeyeceksiniz millete. Çok uç şeyler söyleyebilirim. Ama şu iki şey bu kentin kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır.

Erzurum verdiği oyun karşılığını aldı mı AK Parti’den?
İnsanın olduğu yerde hizmetin bitmesi söz konusu olamaz. Ben iktisat okudum. Bize ilk derste şunu söylediler; İnsan ihtiyacı sınırsız, kaynaklar kıttır. Bundan dolayı iktisat ilmi doğmuştur. Hizmette sınır yok, beklentide de sınır yok. AK Parti Erzurum’un kendisine verdiği desteğin farkında, bunu bildiği içinde milyarlık yatırımlar yaptı. Sayın Cumhurbaşkanımızın Erzurum’a sahipliği tartışma götürmez bir gerçektir. Eğitim kampusları oluşturuldu, eğitimde fırsat eşitliği sağlansın diye. Hatırlayınız lütfen, eskiden insanlarını daha nitelikli öğretmenler var diye farklı okul arayışına girerlerdi. Cengiz Yavilioğlu Milletvekilimiz bu konuda ciddi çaba harcadı ve AK Parti Erzurum’da devasa milli eğitim yatırımları yaptı. Sağlık yatırımları ortada, tüm ilçelerde hastaneler yapıldı. Ulaşımda devrim oldu. Erzurum askeri havaalanından sivil havalimanına geçiş yaptı. Ovit yüzyıllık hayaldi, gerçekleşti. Zigana Kop geçitleri bitmek üzere. Erzurum AK Parti iktidarı ile çağ atladı. Her daim kabinede temsil edildi. Önce Sağlık Bakanımız Recep Akdağ sonra İçişleri Bakanlığı olarak Efkan Ala kabineye girdi. Keza, İdris Güllüce Bey de Bakan. Ülkenin en önemli icracı bakanlıklarında Erzurumlu bürokratlar görev aldı. Ama yeter mi? Yetmez. Bunu şu an Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu da söylüyor. Erzurum’a yapacak çok şeyimiz var. Kış turizminde ciddi yatırımlarımız devam edecek, Erzurum Dünya’da marka şehir olacak. Biz vermeye devam edeceğiz. Oy verdiği için değil, AK Parti ne yapsa bu şehir için azdır.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.