Erzurum Haber

Slide Slide Slide Slide

Bugün…

Bugün…
624 Kez
09 Aralık 2013 - 15:25

Bugün sabah namazında Ulu Camide toplanan gençleri gördüm taşları Selçuklu, minaresi Selçuklu, kapısı Selçuklu olan… Yarın siz de göreceksiniz…

 

Bugün, namaz sonrası dua dua semada saf tutan, menzili için hiza alan gençleri gördüm… Yarın size de görünecekler…

Bugün, sabah namazında Habib-i Neccar Camisi’nde buluştu iki gencin duası, inancın ve samimiyetin fedaileri olarak… Yarın siz de buluşacaksınız…

Bugün, henüz fark edilmemiş celladınız olan küreselleşmenin serseri çocuğu olan internetten değil de sahici bir selamla yüz yüze selamlaştık biz… Şehrin en çok unutulan sokağında en çok unutulan dostlarımızla… Yarın da siz selamlaşacaksınız kardeşim…

Bugün, seraplara aldanmayıp aşkın vahasına uğradık biz… Kurumuş, çatlamış, yaralanmış gönül köşkünün dudaklarına esenlik olalım diye… Yarın da siz uğrayacaksınız kardeşim… Rahmet dokunuşlarını temsilen…

Bugün, İberyalı bir fikir adamının sohbetine katılıp, kendi şehrimizin sokaklarında Kurtuba’lı bir müzisyenin sesine karıştık biz, zurvan bir besteyi mırıldanırken… Siz de o sese karışacaksınız düşünmeyi İbn Rüşd’ten öğrenirken, gökyüzüne İbn Firnas’ın gözüyle bakarken, Muhyiddin İbn Arabi’nin nefesiyle nefeslenirken, Zerkali’yi dinlerken aynı medeniyetin çınaraltında…

Bugün, Yemen’de El Salih Camii’nde ikindiyi kılıp, Kahire kalesinde esen sahra rüzgarının anlattıklarını dinledik biz… Siz de dinleyeceksiniz kardeşim… Kim bilir hangi hülleyi hangi hileyi anlatacaktır size, sır küpü olan tarihin düzlüklerinde uçarken…

Bugün, Şam’da Selahaddin Eyyubi’nin türbesinde aldığımız nefesi, Bilal-i Habeş’in türbesinde verdik biz, Ezan-ı Muhammedî’ yi okur gibi… Siz de ezanı böyle okuyacaksınız…

Bugün, Söğüt’te Ertuğrul Gazi’nin, Dursun Fakih’in türbesine, Marakeş’te Kutubiye Camii’ne göçtük biz… Siz de kalplerinizi göçüreceksiniz yarın… Marakeş’ten çıkamayacak solungaçlarınız, Bin Yusuf Medresesi’ne bir defa bile olsa girdikten sonra…

Bugün, Hayber’de bir kaleden bakıp Rumeli hisarı gören bizim gözlerimiz gibi, yarın da Halep kalesinden bakıp Çanakkale’de Kilitbahir kalesini görecek sizin gözleriniz.

Bugün, Hiva’da, Taşkent’te, Buhara’da ve Semerkant’ta bizi bekleyen kardeşlerimizin yanına gittik biz… Hem İmam Azam’ın, hem İmam Buhari’nin sohbetine katıldık. Harizmi’nin, İbrahim Hakkı’nın, Ali Kuçcu’nun sohbetlerine katıldığımız gibi… Yarın da siz gideceksiniz henüz Fatihin fethettiği yaştayken…

Bugün, 8 kapılı bir şehrin her kapısından bölük bölük bir şehre girdik biz… Yarın da siz bunamış bir şehrin içinden geçen nehirlere karışarak besleyici nehirler gibi şehre gireceksiniz.

Bugün, gecenin üzerine sabah olup yağdık biz… Yarın da karanlığın her metre karesine, her mikro zerresine güneş gibi siz doğacaksınız…

Bugün, damburanın sesiyle koşan 40 atlının arasında esen rüzgar olduk biz. Yarın 40  atlının kalbinden geçen damburanın sesi de siz olacaksınız…

Bugün, Çıldır Beylerbeyi İshak Paşa’nın yanına gittik biz. Sarayının kapısının önünde bekledik yıllarca. Siz de gidip bekleyeceksiniz bir medeniyetin sıddık evlatları olarak.

Bugün, Ağrı Dağı’nın etrafında uçan bir kartalın kanatlarında yer bulduk biz. Yarın ise Ağrı Dağı’nın etrafında uçan kartallar, siz olacaksınız.

Bugün, Bayburt’ta Dede Korkut türbesine gittik biz.

Dinledik…

Siz de dinleyeceksiniz…

Ferahşat bey medresesine gittik…

Dinledik…

Sünür Kutlu bey camii’nde ikindiyi kıldık…

Evliya Çelebi yolu gösterdi Zahit Efendi Camii’nde akşamı kıldık…

Sonra dinledik…

Yarın da siz gideceksiniz, dinleyeceksiniz…

Bugün, Kerkük kalesinin surlarına çıktık biz. Yarın o kalenin surları siz olacaksınız. Kaledeki Gök Kümbetin sekiz köşeli çatısında bir taştık biz bugün. Yarın ise Gök Kümbetin her köşesi sizden oluşacak.

Kaledeki Fuzuli Mescidin’e girdik, saadete ermişlerin bahçesinde gezdik, Leyla’yı da Mecnun’u da gördük,  Uryan Camii’de de iki rekat namaz kıldık biz bugün. Oysa siz yarın her vakti orada kılacaksınız.

Bugün Kerkük Ulu Camii’de öğle ezanı okunurken biz de minaredeydik. Yarın ise minarede o ezanı siz okuyacaksınız. Bir Rufai’nin elinden su içtik, serinledik, Seyit Necip Tekkesi’nde taş idik bugün… Yarın da siz su olup serinleteceksiniz her duvar taşını her meclisin..

Bugün Kerkük’te Danyal Peygamber Camii’nde yatsıyı kıldık ecdadımızın yanında saf tutarak… Sonra da o camii’nin yanına gömüldük maziye gözcü olduk. Biz bugün yatsıyı kılmaya başladık, siz yarın vitiri tamamlayacaksınız.

Bugün, bir medeniyet parça parça dağılırken aldanışların tılsımıyla, biz necip bir nesil olarak bu karanlık surda gedik açtık mukaddes mi mukaddes… Yarın bu karanlık zindanı siz bir cennet bahçesine çevireceksiniz. Ey kahpe rüzgar, artık ne yandan esersen es deyip varisi olduğunuz asel denizinden bal ikram edeceksiniz âtiye…

 

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.