Erzurum Haber

367 Kez
25 Ekim 2013 - 11:27

Değerli dostlar, kavramlar özü itibari ile bir şeyin mahiyetine ulaştıran temel vesilelerdir. Bu nedenle bir şeyin mahiyetini özünü yakalayabilmek için öncelikle bu mahiyetle ilgili kavramlara bakmak lazım. Türkiye Müslümanları açısından İslami yaşam ve hizmetlerde baharın yaşandığını bir nevi ifade edebildiğimiz şu zamanda, içte ve dışta İslam’ı bilmeyen büyük çoğunluklar açısından bir sınav vermekteler. Derbeder olmuş insanlığa olması gereken evrensel İslam’ı doğru yansıtmamız halinde insanların bölük bölük İslam’a yönelmeleri kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle Müslümanların İslamlıklarının bir ölçüsü ve Müslümanlığımızın bir ölçümü olan temel kavramların başında İHLAS GELİR.

İslami kavramların içlerinin boşaltıldığı, başka başka anlamlara yorumlandığı bugünkü modern çağda, özellikle bu hareketten ve felaketten en derin etkilenen kavramların başında İHLAS gelmekte. Bu münasebetle Müslümanlara düşen en temel görevlerin başında, kavramlar savaşının yaşandığı bu günümüzde İslam’ı kavramları yerine oturtmak ve anlamını hayata taşımaktır. Bu amel bizlerin yegâne kurtuluşumuz ve bu kulluk sınavından başarıyla çıkışımız olacaktır. Bu kavramla ilgili efendimize nisbet edilen sıhhat derecesine tam vakıf olamadığım, ama mana ve içerik itibarı ile doğru olan şu tanıya bir göz atalım. Mealen “İnsanlar helaktadır ilim ehli olanlar müstesna. İlim ehli olanlarda helaktadır ilmi bilgisi ile amel edenler müstesna. İlmiyle amel edenlerde helaktadır ihlaslı olanlar müstesna. İhlaslı olanlarda büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar”. Dolayısı ile bu nebevi öğreti bize gösteriyor ki helak tan kurtulmanın tek yolu yegâne reçetesi olmazsa olmazı ihlas denilen şeyi yakalamaktır. Bu olmadı mı iman ‘da, amel ‘de tehlikededir.

Bu nedenle ihlas kavramının anlamını veya içeriğinin nasıl boşaltıldığına bakmak gerek.

Her türlü düzenbazlıkların, sahtekârlıkların, ikiyüzlülüklerin, riyakârlıkları, sorumsuzlukların, kol gezdiği revaç bulup maalesef toplumsal bir vakıa halini aldığı bu zamanda ihlas ve ihlaslı olmak bir anlam ifade etmemekte, rağbet görmemektedir. Ama toplumumuzun halinin böyle olması bizim ihlassızlığımız ve samimiyetsizliğimize ve bu alandaki sorumluluğumuzun gereğinden muafiyetimize mazeret olamaz. Şimdi İslam’ın en temel kavramlarının başında gelen İHLAS kavramının manalarına bir bakalım. İHLAS içtenlik, samimiyet, sadakat, Allah hasbiliğidir. Yani Müslümanlığımızın standardıdır.

Değerli dostlar, aslında İhlas’ı tanımlamalarla, ifadelerle, konuşmalarla anlamak çok zor. Çünkü ihlas, bir haldir, yaşanır anlatılmaz. Ama bizler bu zorluğa rağmen ihlas kavramını ve ihlasın kazandırdığı veya ihlaslı olan kişide olması gereken bazı hasletleri ifade eden müteradif diğer bazı kavramların manaları ile beraber, bir nebze anlama hakikatine yaklaşmaya gayret edeceğiz. Kısaca ihlas: saf, arı, duru, katışıksız, olmak bunları edinmenin sonucu olarak korku, kuşku, kaygılardan kurtulmadır. Şirk, küfür, riya, kibir, uçup, cehaletlerinden kurtulmaktır. Cesaret, şecaat, metanet, mukavemeti edinmedir.

Takva, fetva, heva, ruhsat, azimet sarmalından, Kuran’ı azimeti seçmektir. İhlas yüreğin maddeye galibiyeti, ruhumuzun pusulası, yüreğin bilek ile buluşması, Allah için olmak, Allah’ın boyası ile boyanmak, Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmaktır. İhlas aslında Müslümanlar arasındaki bütün nizaların, açmazların, çıkmazların yegâne reçetesidir. İhlas sebebiyle Müslümanlar, bir birine dönük ithamları, ilzamları ihsana dönüşür. İmam-ı gazali r.a. “İnsanlar görür diye ibadeti terk etmek riya, insanlar görsün diye ibadet etmek ise şirktir. Allah c.c. kişiyi bu hastalıklardan koruması ise ihlastır” buyurarak ihlasın reçete olduğunu bizlere duyurmaktadır. İhlastan maksat “Allah’ı görüyormuş gibi ona ibadet etmektir. Bu hali yakalamaktır. Yani saf ve duru Allah cc kulluk yapmaktır. Kişilik, erdem, onurun adıdır. Yüreklerdeki çöllere karşı nisan yağmurudur. İhlas kişilik, erdem ve onurun adıdır. Aşk ve çilede yoğrulma, fıtrat üzere olup öze dönüştür. İhlas elest bezminde verilen ahde vefa, Allah cc. hain olmamak, onun gereğine vefadır. Bu içtenliğin yansıması farklı olur, bazen bir damla göz yaşı olur, bazen Allah yolunda ayağa bulaşan bir tarz şeklinde, bazen Allah yolunda dökülen bir damla ter, bazen kan, bazen bir tebessüm, sıcak bir bakış, kısaca ihlas hal dilinin dile gelmesidir.

Değerli dostlar Bizler durup şu soruyu kendimize sormalıyız bizler bu yüce erdeme vazgeçilmezimize müşteri olabildik ‘mi? İhlas Cenabı hakkın, kendisi ile kulu arasında gizlediği özel bir antlaşma, sözleşme ve sırdır. Bu ihlas kulluğumuzu besleyip bize heyecan katan izzet katan, hürriyet katan, güç ve kuvvet veren bir tılsımdır. Öyleyse burada demeliyiz ki bizim ihlas mücadelemiz pasif mi? Yoksa aktif mi? Mutlaka bu ihlas bilincini yakalamalıyız. İhlaslı olmak isteğimizdeki samimiyetimizi ispatlayacak gayretimiz fedakârlığımız, azmimiz olmalı, olmalı ki İslam’ımızı ispat etmiş, kulluğumuzu garantiye almış ve yeryüzünde gözlerini İslam ve ehli İslam’a dikmiş bir heyecanla bekleşen insanlığa muhtaç oldukları hayat iksirini sunmuş olalım.

Değerli dostlar ihlas sahibi her müminde olmazsa olmaz bazı hasletleri ifade eden diğer bazı kavramları ifade edersek bunlardan biri ihsandır. Özet olarak diyebiliriz ki İHSAN kullukta kıvam halidir. Efendimizin mealen Cibril hadisinde beyan buyurduğu “Allah’ı görüyormuşçasına ona ibadet etmendir. Zira sen onu göremesen de o seni görüyor” yani değerli dostlar insanın ihsanla insan olduğu gerçeği unutulmamalı. Burada diyebiliriz ki İslam’ın kemalini yakalayabilmedir. Diğer bir kavram HUŞU: Allah cc büyüklüğü karşısında acziyetini idrak edip, boyun bükme bilinci. Hayır, yolunda devam edebilmenin temel şartıdır. Huşuyu yakalayamayanın hayırda devam etmesi zordur. İhlası ve huşuyu yakalanamadı mı, bakarsın ki önemli işler ötelenmeye savrulmaya başlar. Diğer bir kavramda TAKVA: saygı ile Allah cc boyun bükme halidir. Allah’la beraberlik bununladır. Yalnızlıktan, kendinden, özünden uzaklaşamamanın tek yolu takvadır. Her tehlikeden korunmak bununladır ancak. İttika, ihlas, ihsan ve huşu ile ancak gereğince rabbe teslim olunur.

HAŞYETULLAH: kimseden çekinmediği korkmadığı kadar Allahtan korkmak ve çekinmek.

MEHAFETULLAH: Allah korkusuyla beşeri korkulardan korunmak.

MUHABBETULLAH: Hiç kimseyi sevmediğimiz kadar Allah’ı sevmek. Zira Allah için sevmek ibadettir.

SIDK, SADAKAT:  Doğrulukla Allah’a kilitlenme, kendisinden beklenileni ortaya koyma hali.

LİVECHİLLAH: Rızai bariyi esas alıp, rabbe yönelerek, yönsüzlükten kurtulmak.

MERZATİLLAH: Rabbin rızasına programlanmak. Bu vesile ile kendini Mevla’ya takdim ve Mevla ile bizleşebilmedir. İfade etmeye gayret ettiğimiz hasletlere bürünemediğimizden maalesef efendimizin önder ve örnekliğini hayatımıza ve insanlığa sunamadık ve bunları edinmedikçe de sunumumuz muhaldir. Cenabı hak bu evrensel insani ve İslam’ı erdemlere bürünmeye muvaffak eylesin selam ve dua ile.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.