Erzurum Haber

715 Kez
07 Ekim 2013 - 10:45

RÖPORTAJ: SEVDA GÜNEŞ

Rektör olarak atandığı günden beri eleştiri oklarının hedefi olan, sık sık gazetelerin manşetine çıkan Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı ile bugüne kadar gündeme gelen tüm konuları konuştuk. Sorularımıza belgelerle cevap veren Yaylalı, kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Tartışmalı kampüs alanı için ‘bu arazi benim tercihim değildi. Arazi DTP’ye teklif edildiğinde benim rektörlüğüm bile söz konusu değildi. ETÜ başka bir ülkenin, başka bir ilin üniversitesi değil. Bu şehrin öz malıdır. Biz bugün varız, yarın yokuz ama bu üniversite asırlar boyu var olacaktır’ dedi ve yaşananları tek tek anlattı. Ben sordum, rektör bey cevapladı.

Dilerseniz önce Erzurum Teknik Üniversitesi’nin kuruluşundan başlayalım. Kaç yıl oldu üniversite kurulalı?

Erzurum Teknik Üniversitesi ile birlikte 7 devlet üniversitesinin kurulma kararı alındı. 14 Temmuz 2010 tarihinde TBMM’den geçen kararla kuruldu ve Resmi Gazete’de yayınlandı. Aynı ay içinde Maliye Bakanlığı üniversitelerin kurulacağı illerin Valiliklerine birer yazı göndererek başta Devlet Planlama Teşkilatı olmak üzere üniversite kurulurken dikkate alınması gereken kriterleri belirledi. Bu kriterler şunlardı: Üniversite kurarken, kampüs alanı belirlerken, kamulaştırma maliyeti olmayacak. Yani devlete ait bir arazi istiyor. İkincisi, şehre yakın olsun. Öğrenci her türlü ihtiyacını karşılayabilsin. Alış veriş merkezlerine ve yurtlara yakın olsun, ulaşım kolay olsun. Arazisinin altyapısı düzgün olsun, ayrıca bir maliyet ortaya çıkmasın. En önemlisi ise deprem riski olmasın, fay hatları dikkate alınsın. Tüm çalışmalar 15 gün içinde bitirilsin ve öncelik sırasına göre üç alternatifli yer tespiti istiyordu. Tüm bunlar yapılırken biz daha ortada yoktuk. Erzurum Valiliği de 13 Ağustos 2010 tarihinde tüm bu kriterleri göz önünde bulundurarak, öncelik sırasına göre 12 Kasım 1992 yılında Atatürk Üniversitesi’nin kuruluş ve gelişimi için tahsis edilen 5,5 milyon metre kare olan şuan ki kampüs alanını önermiş. Ya tamamını, ya da üniversiteye yetecek ölçüde verilmesini istemiş. Bu arazi, yeni havaalanının yolu geçince üç kısma ayrılmış. Bize C kısmı, yani 3 bin 850 milyon metre karelik alan kalıyor. İkinci alternatif olarak Hilalkent bölgesinde 5 bin dönüme yakın tescil dışı bir alan var. Hazineye ait ama tescili yok. Arazi engebeli ve şehir şebeke sistemi yok. Altyapı yok. Üçüncü alternatif olarak ta Dumlu beldesinde bir dönem askeriyenin kullandığı bir bölge belirleniyor. Burada 541 dönüm bir arazi var. DTP diyor ki; ‘Kampüs alanı bin 500 dönümden aşağı olmamasın.’ Yani Valilik aslında şuan ki kampüs alanımızı işaret ediyor. Ve bu arazi 1981 yılında imara açılmış. Üniversitesinin gelişmesi için tahsis edilmiş. Yani direk ‘tarım arazisidir, Ziraat Fakültesi’ne verilsin ve tarım yapılsın’ denilmemiştir. Kaldı ki 1. derecede tarım arazisi diye bir kavram yoktur. Olayın özü şudur: Daha sonra kampüs alanı için gösterilen hiçbir yer Devlet Planlama Teşkilatı’nın ön gördüğü kriterlere uymamıştır. Valiliğin ön gördüğü, üniversitenin 2010 yılında Veteriner Fakültesi olarak kullandığı ve ahırların bulunduğu bu alana karar verilmiştir.

Danıştay’dan aksi bir karar beklemiyorum. Çünkü ortada hatalı bir durum yok. Ancak sizin bu arazi için çok fazla ısrarcı olduğunuz biliniyor?

Hayır efendim. Tüm bu gelişmeler yaşanırken ben daha rektör olarak atanmamıştım bile. YÖK, 2010 yılının Kasım ayında müracaatları kabul etti. Bizde müracaata bulunduk. Bu üniversitenin gelişmesi için hedeflerimizi sıraladık. Bir ileri teknolojili araştırma merkezi kuracağız. Şuan 175 üniversitemiz var ama sadece 6 tane teknik üniversitemiz bulunuyor. Bir tanesi de biziz. Bizimle kurulan üniversitelerin tamamı Ankara ve ötesinde. Doğu’da tek teknik üniversitesiyiz. Rektörlük müracaatın da bulunan bizleri Kasım ayında YÖK’e davet ettiler. Daha sonra üç isim Reisi Cumhur’a sunuldu. İlk sırada ben vardım ve Cumhurbaşkanı beni atadı. Rektör olduktan sonra yer tespiti için 6 maddelik rapor hazırladık. Bu raporda 6 ayrı yer belirlendi ve kurula gönderildi. Ve kurul şuan ki yere karar verdi. Yani kurul ‘sen nereyi istiyorsun?‘ diye sormadı. Biz ayrıntılı rapor hazırladık, 8 kişilik kurul karar verdi. Ben bu süreçte dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a teşekkür ediyorum. Şimdi arkasından öyle- böyle konuşuyorlar ya, bu şehrin hangi sorunu olmuşsa o çok ciddi destek olmuştur. Bu üniversitenin kurulma aşamasında da aynı hassasiyeti korumuştur.

Üniversite kampüs yeri yargıda, şimdi ne olacak?

Tuhaf bir durum aslında. Ziraat Mühendisleri Odası Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açıyor. ‘ETÜ kampüsü tarım arazisi üstüne kuruluyor’ diyor. Davaya bakan Bölge İdare Mahkemesi bizim lehimize bir karar veriyor. Ancak davacı olanlar bu kez Danıştay’a başvuruyor. Danıştay bir ara kararla yürütmeyi durdurma kararı verdi. Esasında biz davaya müdahiliz. Ben Danıştay’dan aksi bir karar beklemiyorum. Şimdi burada çok derin bir konu var, ilk kez size açıklıyorum. Davacı olan zata hakim soruyor: ‘Atatürk Üniversitesi davacı değil, siz niye davacı oldunuz?’ Bu mahkemedeki ifadedir, belgesi de bizde var. Diyor ki ‘beni Atatürk Üniversitesi’nin özel kaleminden aradılar, biz yanlış anlaşılırız diye davacı olamıyoruz, siz olun’ diyor. İki üniversitede de şehrin malıdır. Bu kadar ‘kindar olmak’ niye? Ben bugün rektörüm yarın başkaları olacak. Ama ETÜ asırlar boyu var olacak. Danıştay’dan aksi bir karar beklemiyorum. Ama aksi bir karar çıkarsa o kadar yatırım boşa gider, kaybeden şehir olur.

78 milyon lira harcadığınız iddia ediliyor. Nereye gitti bu kadar para?

O rakam şuana kadar harcanan rakam değil, son aşaması 2023 yılında tamamlanacak olan üniversitenin genel gider rakamıdır. Binalar, ileri teknoloji merkezinin materyalleri ile birlikte kurulması ve tüm üniversitenin tamamlanma proje bedelidir. Yoksa o kadar para şuana kadar nasıl harcanır? Ciddi bilgi kirliliği var.

Size haksızlık yapıldığını düşünüyorsunuz, tüm bu olanlarda sizin hatanız yok mu acaba? Biraz egonuz yüksek olabilir mi?

Hayır. Aksine ben mütevazi biriyim. Bizim iki yüzümüz vardır. Birinci yüzümüz, üniversitede derslere girdiğim andaki sert yüzüm. İkincisi ise günlük hayatımdaki yumuşak ve mütevazi yüzüm. Bana ‘egonla hareket ediyorsun’ demek haksızlık olur gerçekten. Ama şu olabilir. Benim rakamlarla aram iyidir, işimde iddialıyım, bu konuda mütevazilik yapamam.

Siyaseten size yüklenildiğini düşünüyor musunuz? Sizin için ‘Ülkücü kökenli’ diyenler bile var.

Hiç öyle bir kökenim yok. Ailemde önce MSP, daha sonra Anavatan Partisi’nden mebus olmuş yakınlarım var ama benim siyaset ile hiçbir alakam yok. Herkes rahat olsun, ben siyaseti düşünmüyorum. Bu yorumlar şundan dolayı oluyor. Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç Erzurum’a geldiğinde hava alanında karşılayanlar arasında bende vardım. Herkes kendini tanıtırken, Sayın Arınç bana ismen hitap etti ve ‘sendemi buradasın Yaylalı’ dedi. Bu işler o günden sonra ortaya atıldı. Oysa ben yıllarca Devlet Planlama Teşkilatı’nda görev aldım. Devletin tüm kademesi beni tanır, bende onları tanırım, bu çok normal bir durum. Kim siyasete girerse girsin, benim tek derdim var o da Erzurum ve Teknik Üniversite’nin akıbetidir. Yaşanan bu gelişmeler hızımızı yavaşlattı sadece, amacımızdan sapacak değiliz. Bizim tek bir örneğimiz var o da Amerika’da. Orada hangi fakülte varsa bizde de o var. Mesela Türkiye’de ilk kez Spor Bilimleri Fakültesi bizim üniversitemizde olacak. Bizim tek bir fakülte fazlalığımız var o da Sağlık Bilimleri Fakültesi’dir. Onu da devreye sokup sokmamakta tam kararımızı vermiş değiliz.

Erzurum basını ile sorunları olan bir rektörsünüz. Tatsız bir hadise yaşandı ve siz basın mensuplarından bir özür dahi dilemediniz.

Bakın Sevda Hanım. Benim kimse ile aramın kötü olması mümkün değil. Bir açılış sırasında, daha memurluğu dahi tasdik olmayan bir arkadaşımız keyfi bir harekette bulundu. Biz de kendisine gereken uyarıyı yaptık. Eğer bir özür dilenmesi gerekiyorsa, elbette özür dilerim. Bu çok insancıl bir harekettir. Ancak her meslekte iyi ve kötüler vardır. Maalesef sizin meslekte de var. Benden reklam isteyen, alamayan ya da ‘şu yakınımı işe al’ deyip amacına ulaşamayanlar da oldu. Bunlarda bu nedenlerle gerçek dışı haberler yapıp üstüme geldi. Tabi bir kaç kişi bunlar, hepimizi kastetmiyorum. Ama istenirse isim verebilirim.

Hiçbir şey tek taraflı yaşanmaz değildir. ‘Bende hiç kusur yok demek’ doğru bir tavır mıdır?

Ben öyle demiyorum, bizimde eksiğimiz olmuştur. Yeni bir kuruluşuz, bazı şeyleri daha yeni yeni kavrayıp öğreniyoruz. Bir basın büromuzun olmaması çok büyük eksiklikti. Ben sürekli Ankara’da olmak zorunda kalıyorum. Bu nedenle belki basını doğru bilgilendiremiyoruz, buda bizim eksiğimiz. Ama tavrımızdan dolayı kırdığımız basın mensupları varsa özür dilerim. Sonuçta hepimiz bu kent için çalışıyoruz.

Muammer Yaylalı ile yaklaşık üç saat boyunca işte bu konuları konuştuk, projelere, belgelere tek tek göz attık. Sürekli kendini savunan bir rektör gördüm. ‘Bunu ben yaptım’, ‘bunu yapmadım’ diyen, sürekli her soruya belge ile cevap veren biri Yaylalı. Eğer konuşmasının tamamını yazmaya kalksam, herhalde gazetenin tamamını rektör beye ayırmam gerekecekti. Birlikte o çok tartışılan Teknik Üniversite’nin bulunduğu binayı gezdik. Kantinde gençlerle çay içip sohbet ettik. Gözleri pırıl pırıl parlayan öğrenciler bile derslerinden alacağı notlardan çok, mahkeme kararını bekliyorlar. ‘Eğer bir yıkım kararı çıkarsa durumumuz ne olur’ merakını yaşıyorlar. Az ötemizde yeni bir üniversite filizleniyor, binaya bakarken ‘acaba biz bunun ne kadar farkındayız’ diye geçiriyorum içimden. ‘Bence değiliz.’ Konuyu kişiselleştirip direk bir rektör davası görüyoruz. Oysa ‘o üniversite bizim’ diye cevap veriyorum kendi kendime. ‘Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler’ diyelim. Rektör beye bu röportaj için teşekkür ediyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitenin tüm hakları zirve2000.com'a ait olup, izinsiz alıntı yapmak yasaktır.